• 26 Ağustos 2016, Cuma 8:37
MehmetERŞAHİN

Mehmet ERŞAHİN

MÜNAFIKLARIN ÖZELLİKLERİ (1)

      Münafıklar İslam tarihi boyunca Müslümanlara en fazla zarar veren hainlerdir. Bunlar, kafirlerden, müşriklerden, Hıristiyanlardan ve Yahudilerden daha tehlikelidirler. Allah Teala, Kur'an-ı Kerim'de "Münafıklara kendileri için elem dolu bir azap olduğunu müjdele." (Nisa 4/138), "Şüphesiz Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır."(Nisa 4/140), "Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın." (Nisa 4/145), "Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem dolu bir azap vardır." (Bakara, 2/10), "Onlara dünyada bir rüsvaylık, ahirette ise yine onlara büyük bir azap vardır."  (Maide 5/41) buyurmaktadır.  

 

      Münâfık, gerçekten inanmadığı halde inkârını saklayıp dili ile inandığını söyleyen ve mü’min görünen kimseye denir. Münafığın bu davranışına nifak denir. Münafıklık, kâfirliğin bir çeşidi olup dil ile kalbin birbirini yalanlaması, insanın inanmadığı halde inanmış görünmesidir.

 

     Münafıklık (nifak) itikatta ve amelde olmak üzere ikiye ayrılır. Bunu hakikî ve mecazî münafıklık şeklinde ifade etmek de mümkündür.

 

a.      İtikâdî (hakikî) nifak, bir kimsenin iman esaslarını benimsemediği halde dünyada iken müslüman muamelesi görüp âhirette küfrü ortaya çıkınca kâfirlerden daha kötü muâmeleye tâbî tutulmasına sebep olacak olan nifak çeşididir.

b.      Amelî (mecazî) nifak ise bir müslümanın münafıklara ait nitelikleri taşımasıdır ve münafıklar gibi hareket etmesidir. Kişinin söz fiil ve davranışlarında söz konusu olup küfür sayılmaz. Ameli nifak içinde olan kişi, imanlıdır ancak günahkardır.

Kur'an-ı Kerim'de ve hadis-i şeriflerde münafıkların özellikleri bildirilmiştir. Bunlardan bir kısmını şu şekilde sıralayabiliriz:

 

1-      Gösteriş (riya) için ibadet yaparlar.

 

Her ikisi de iki yüzlülük demek olan iki terimden  riyâ ibâdette, nifak itikadda iki yüzlülük demektir. Buna göre her münafık aynı zamanda mürâîdir. Ancak her mürâî, münâfık değildir. Çünkü  imanı sağlam olanlar da amellerinde herhangi bir sebeple riyâ (gösteriş) yapabilir. Çünkü riyâ, Allah'a yaptığı ibâdette halka dönük niyetler taşımaktır. Nifak ise özünde iman bulunmadığı halde sözde mü'min görünmektir.

 

"Onlar namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah’ı pek az anarlar” (Nisa; 4/142),"Namaz kılan (münafık)ların vay haline ki, (yazıklar olsun) onlar namazlarını ciddiye almazlar. Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar. Ufacık bir yardıma bile engel olurlar." (Ma’un, 107/ 4-7).

 

2-      Yalan konuşurlar, iki yüzlüdürler.

 

“Kesinlikle sizden olduklarına dair Allah’a yemin ederler. Oysa onlar sizden değillerdir. Fakat onlar korkudan ödleri patlayan bir topluluktur” (Tevbe; 9/56), “(Ey Muhammed!) Münafıklar sana geldiklerinde, “Senin, elbette Allah’ın peygamberi olduğuna şahitlik ederiz” derler. Allah senin, elbette kendisinin peygamberi olduğunu biliyor. (Fakat) Allah o münafıkların hiç şüphesiz yalancılar olduklarına elbette şahitlik eder” (Münafikun,63/1),"Onlar küfür ile iman arasında bocalayıp dururlar. Ne bunlara (mü'minlere) ne de şunlara (kâfirlere) bağlanırlar. Allah, kimi saptırırsa ona asla bir çıkar yol bulamazsın." (Nisa, 4/143).

 

    “Kıyamet günü, insanların şerlileri arasında iki yüzlüleri bulursun, Onlar ki, şuna gelir bir türlü söyler, diğerine gider başka türlü söyler.” (Buhari,Edeb, 52)

 

3-      Verdikleri sözde durmazlar,

"Münafığın alâmeti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, vaad ettiğinde vaadinden döner (söz verdiğinde sözünden cayar), kendisine bir şey emanet edildiğinde emanete hıyanet eder" (Buharî, İman, 24; Müslim, Îmân 107-108).

Bir rivayette: “Oruç tutsa, namaz kılsa ve kendini mümin zannetse bile” buyurulur (Müslim Îmân 109). Hadislerde geçen münafık türü daha çok amelî (ahlâkî) yönden münafıkığın davranışlarını sergileyen mümini ifade eder. Meselâ: "Dört huy kimde bulunursa, o adam tam münafık olur. Bir kimsede bu huylardan biri bulunursa, o huydan vazgeçinceye kadar onda münafığın özelliklerinden biri var demektir. O dört huya sahip olan kimse: Kendisine bir şey emanet edilince hiyânet eder. Konuşunca yalan söyler. Bir antlaşma yapınca sözünde durmaz. Düşmanlık yapınca da aşırı gider.” (Buhârî, Îmân 24; Müslim, Îmân 106) hadisi ve benzerleri hadisler ameli nifakı dile getirmekte olup îtikâdî nifaka yaklaşılmaması için uyarı niteliğindedir. Zîra amelî nifak çoğalınca ileride müslümanın îtikâdî nifaka girme tehlikesini doğabilir.

Bu alâmetler, bazen gerçekten müslüman olan birinde bulunabilir. O takdirde o kimseyi küfürle veya münafıklıkla mı itham edeceğiz? Halbuki bir müslümanın kâfir veya münafık olduğuna hükmetmenin câiz olmadığı hatta bunun haram olduğu konusunda ümmetin icmâı vardır. İmam Nevevî, kendisinde bu nitelikler bulunan müslümanın münafığa benzediğini ve münafıkların ahlâkıyla ahlâklandığı fakat kâfir ya da münafık olmadığını söyler. Resûl-i Ekrem Efendimiz, müslümanların münafıklık alâmetlerini âdet ve ahlâk haline getirmemelerini ihtar eder ve onları bundan sakındırır. (Komisyon, Riyazu's-Salihin, c.2, s. 11)


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık