• 28 Temmuz 2017, Cuma 8:19
MehmetERŞAHİN

Mehmet ERŞAHİN

MESCİD-İ AKSA?YI ZİYARET ETMEK İSTEYENLERE ENGEL OLMAYIN

Din, vicdan ve ibadet özgürlüğü bakımından mabetlere girişi yasaklamak, insan haklarını ihlaldir ve hukuken suçtur. İslam ve diğer dinler de bunu reddeder.

Allah Teala, Kur’an-ı Kerim’de başta Mescid-i Haram olmak üzere insanların Allah’ın mescidlerine girmelerine ve ibadetlerine engel olmayı şiddetle yasaklamıştır.

“Allah’ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram’ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyük günahtır.” (Bakara, 2/217)

Hz. Ebu Zer (r.a.) Peygamber Efendimiz’e (sav) yeryüzünde ilk yapılan mescidi sordum. “Mescid-i Haram’dır.” cevabını verdi. Sonra hangisidir diye sordum. “Mescid-i Aksa’dır.” Buyurdular. İkisinin arasında ne kadar zaman vardır diye sordum. “Kırk yıl” dedi ve “yeryüzü senin için mescittir. Nerede namaz vaktine erişirsen orada namazını kıl.” buyurdu demiştir. (Müslim, Mesacid 2)

“Allah’ın mescitlerinde Allah’ın adının anılmasını engelleyen ve o mescitlerin harap edilmesi için çalışan kimseden daha zalim kim olabilir? Bu kimseler, mescitlere ancak korkarak girebilirler. Onlar için dünyada rezillik, ahirette ise büyük bir azap vardır.” (Bakara, 2/114) Ayet-i kerimesi de camilerde Allah’ın zikredilmesine hem hakiki anlamda hem mecazi anlamda engel olmayı açıkça yasaklamaktadır.

Mekkeli müşrikler, Mescid-i Haram’da ibadet edenlere fiilen engel oluyorlardı. Günümüzde Mescid-i Aksa’nın da Cuma namazına ve beş vakit namaza kapatılması da hakiki anlamda engel olmaktır. Yine “camilerin kapılarını kilitleyip ibadet edilmesine mani olmak, işverenlerin işçilerini mazeretsiz olarak Cuma namazı kılmaları için camiye gitmelerine izin vermemeleri” de İslam alimlerimize göre ayette zikredilen engel olma kapsamındadır.(İsmail Karagöz, İlahi Yasaklar, Ankara 2014, s. 229)

Camilerin harap olmasına çalışmak da hakiki ve mecazi anlamda olabilir:

Hakiki anlamda tahrip, herhangi bir caminin yıkılması, yakılması, tahrip edilmesi, mabetlikten çıkarılması demektir. Mecazi anlamda tahrip ise camileri ezansız, imamsız ve cemaatsiz bırakmak şeklinde olur. Her iki tahrip de zulümdür ve büyük günahtır. (Karagöz, a.g.e., s. 230) Ayrıca bu uluslararası hukuka göre de büyük bir suçtur ve ibadet özgürlüğünü ihlaldir.

O halde Mescid-i Aksa’nın haksız ve hukuksuz yere ibadete kapatılmasına İslam alemi olarak toptan karşı çıkmalı, bu zulmün sona erdirilmesi için gerekli tüm çalışmaları yapmalıyız. İlk fırsatta Mescid-i Aksa’yı ziyaret etmeye ve Mescid-i Aksa’ya sahip çıkmaya çalışmalıyız.

Yüce Allah başta Mescid-i Aksa olmak üzere diğer mescitleri ve camileri ibadete haksız ve hukuksuz şekilde kapatan, Allah’ın mescitlerinde Allah’ın adının anılmasını yasaklayan ve camileri tahrip edenleri Kahhar ism-i şerifi hürmetine kahreylesin. Onlara dünya ve ahirette lanet eylesin ve en ağır şekilde cezalandırsın.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık