• 24 Nisan 2019, Çarşamba 9:30
MehmetERŞAHİN

Mehmet ERŞAHİN

ALLAH’IN RAHMETİNİ ÜMİT ETMENİN ÖNEMİ

Allah’ın rahmetini ümit etmenin önemi çok büyüktür. Ümit, hayat kaynağımızdır. Ümidini kaybeden, her şeyini kaybeder. Bazı Ehl-i Sünnet alimlerimiz, Allah’ın rahmetinden ümit kesmek, Müslümanın imanını sona erdirir, demişlerdir.

Kuran-ı Kerim’in en müjdeli ayetlerinden biri kabul edilen şu ayet-i kerimede Allah Teala, şöyle buyurur:

“De ki, Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Zümer, 39/ 53)

Allah’ın rahmetinden ancak kafirlerin umutlarını kestiklerine dair ayet-i kerime de şöyledir:

“…Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.” (Yusuf, 12/87)

Fahreddin er-Râzî bu âyeti açıklarken ilâhî rahmetten ümit kesmenin ancak Allah’ın güçsüz ve merhametsiz olduğuna veya O’nun her şeyi bilmediğine ya da cömert davranmadığına inanmaktan kaynaklanabileceğini, bunun da ancak kâfirlerden beklenebileceğini söyler (Mefâtîḥu’l-ġayb, XVIII, 159).

Peygamber Efendimiz (sav) de “Eğer kâfir Allah’ın katındaki rahmetin tamamını bilseydi cennetten ümidini kesmezdi; mümin de Allah’ın katındaki azabın tamamını bilseydi cehennemden kurtulacağına güvenmezdi” buyurmuştur (Müsned, II, 334, 397, 484; Buhârî, “Riḳāḳ”, 19; Müslim, “Tevbe”, 23).

Muhâsibî’ye göre kul çok günah işlerse de bu onu tövbe etmekten alıkoymamalı, Allah korkusu kendisini tövbesinin kabul edilmeyeceği, günahının bağışlanmayacağı şeklinde bir ümitsizliğe sevketmemelidir. Çünkü ümitsizlik, kulun daha çok günah işlemesine yol açar. Günahkâr bir kulun ümitsizliğe düşmesi onun günahkârlığını iki kat arttırır. Bundan dolayı Abdullah b. Mes‘ûd’un ümitsizliği büyük günahlardan saydığı rivayet edilir.

Mâverdî, kötümserlerde ümitsizliğin baskın bir ruh hali olduğunu ve çalışmalarında başarıyı engellediğini belirtir (Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn, s. 304). İnsanın hayattaki temel amacının keder ve üzüntüyü yenmek olduğunu düşünen İbn Hazm’a göre üzüntüden kurtulmanın en güvenli yolu, bütün işlerde âhiret kurtuluşunu ölçü ve hedef almaktır. Bunu başaranlar, keder ve üzüntüden kurtulur, daima sevinçli ve mutlu olur. Çünkü insanın son noktada amacına ulaşacağına dair ümidi hedefine doğru ilerlemesinde ona yardımcı olur ve bu ümit amacına ulaşması için ona güç kazandırır (Mustafa Çağrıcı, “Yeis”, TDV İslam Ansiklopedisi, c. 43, s. 398).

O halde Allah’ın rahmetinden hiçbir zaman umudumuzu kesmeyelim. Allah’ın rahmetini umarak ve azabından korkarak bu dünya imtihanında çok başarılı olmaya gayret edelim.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık