• 05 Kasım 2015, Perşembe 0:00
HasanMERT

Hasan MERT

Ulvî gayelere yelken açmak?(2)

Allah’a hamd, Hz.Muhammed (s.a.v.)’e salât ederim.

‘’21.y.y’’ derken,’’Yeni Dünya’’ derken,’’Bilgi Çağı’’ derken İletişimin en hızlı, baş döndürücü daha henüz  teknolojinin birini yeni ele almışken yenisini icad ediyorlar.Süratli bir değişim yaşamaktayız.İnsan ne olduğunu kavrayamadan pek çok şey âtıl hale gelmektedir.Tüketim çılgınlığı.

 

Kapitalist,materyalist sistemin her şeyi tükettiği gibi insan ömrü de hayhuylar arasında geçmektedir.Ne olduğunu anlamadan daha çocuk yaşta  sonlu, değeri az olan şeylerle avunurken,kendisine sunulmamış ulvî değerlerden bîhaber ömür tüketmektedir.

 

Kimin hangi değeri ne ölçüde bildiği,benimsediği,özümsediği,hayatının vazgeçilmezleri arasına aldığına       bakılmaksızın herc-ü merc içerisinde yuvarlanmaktadır.Oysa kişinin;kadın-erkek fark etmez,mükellef olduktan, bülûğa erdikten sonra mükellef tutulduğu değerleri vardır.Bilmelidir.Öğrenmelidir.Hadis’te : ‘Talebü’l ilm-i fârizatün ala külli müslimin ve müslimetün.’’ ‘’İlm-i taleb kadın erkek herkese (Müslüman) farzdır.’’ buyrulmuştur.

 

Beş şey vardır ki, onları muhafaza etmek kişilerin (akıllı,bülûğa ermiş) asla ihmâl edemeyecekleri en mühim vazifelerdir. Aksi takdirde her şeyimizi kaybetmek ve yok olmak gibi çok acı bir son ile  karşılaşmaktan kurtulmak asla mümkün değildir. Bu vazifeyi ihmâl, hem Allah(c.c.) indinde ve hem de millet önünde en ağır bir suç teşkil eder.

 

Onun için devleti idare edenler ve milletin bütün fertleri bu beş şeyi en iyi bir şekilde öğrenmeli ve ilk okuldan üniversiteye kadar bütün okullarda ders proğramlarına alınarak ehil kişiler tarafından tedris edilmelidir.

Bu beş şey:

1- Dini muhafaza

2- Aklı muhafaza

3- Nefsi muhafaza

4- Nesli muhafaza

5- Malı muhafazadır.

Sahih bilgileri öğrenmediği zaman akıllar karışıyor, karıştırılıyor, her şey itiraz konusu oluyor; en sağlam kaynak olarak Diyanet neşriyatını okuyun! Diyanetin çıkartmış olduğu hadis kitaplarını, tefsir kitaplarını,İlmihallerini okuyun bakalım!..

 

Göreceksiniz ki, geleneksel Müslümanlıktan, sizin veya halkın zihnindeki Müslümanlıktan daha başka olabiliyor hakîkî Müslümanlık... Peygamber (s.a.v.) Efendimiz başka şeyler tavsiye etmiş olabiliyor. Bunları iyice öğrenmek lâzım! Öğrendiğini de uygulamak lâzım!..

 

İş Allah'ın sevgili kulu olabilmek, Allah'ın rızasını kazanabilmek!.. K.Kerim Hucurat Suresi 13. Ayette:…

‘’Allah katında en değerli olanınız O'na itaatsizlikten en fazla sakınanınızdır.’’ (Kur’an Yolu)

 

Yoksa bu dünyadaki başarı güzel ama kalıcı  değil. Bu dünyada zengin olmuş nice insan var ki, cehennem azabı çekecek, cehennemde cayır cayır yanacak. Araf Sûresi 51. âyette, “Onlar dinlerini bir eğlence ve oyun edinmiş ler ve dünya hayatı onları aldatmıştır.” buyurulmaktadır. ...  Kur’an Yolu Meâl:’’…belki de A'râf ehlinin cennete girdiğini görünce ümide kapılarak, yaşadıkları açlık ve susuzluğu yatıştırmak için cennet ehlinden su ve rızık (yiyecek) isterler; fakat Allah'ın, kâfirleri bu isteklerden mahrum kıldığı cevabını alırlar.

 

Fahreddin er-Râzî'nin ifade ettiği gibi (XIV, 93), bu cevap, inkarcılar için tam bir yıkım olacaktır. Çünkü onlar dinlerini oyun ve alay konusu yapmışlar; dünyanın geçici zevklerine aldanarak âhirette bütün bunların başlarına geleceğini unutmuşlar; kendilerini uyaran âyetleri de inkâr etmişlerdir. Fakat Allah da onları unutmuş, yani cehenneme terkedip bütün isteklerini, feryatlarını cevapsız bırakmıştır. (Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kâfi Dönmez, Prof. Dr. Sadrettin Gümüş, Kur’an Yolu, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları: II/419.)

 Firavunlar var; ne kadar malları, mülkleri, saltanatları vardı. Nemrutlar var, Kàrunlar var; ne kadar malı vardı Kàrun'un, dillere destan... Ama dünya sonlu, âhiret var.Cehennem var. Yanacak var. Dünyada da pek fayda etmedi malları...

Onun için, en mühim şeyin Allah'ın rızasını kazanmak olduğunu bilmeliyiz ve dâimâ Allah'ın rızası için hareket etmeliyiz. Birisi bir şey söyledi. Hesabı yaparken nasıl yapacaksınız:

"--Ben bunun cevabını verirken ne söylersem Allah'ın rızasını kazanabilirim?" diye düşünüp, dosdoğru söyleyip, öyle yapacaksınız. Yoksa;

"--Şöyle söylersem şöyle olur, böyle söylersem böyle olur, Ali darılır, Veli darılır, filânca kızar, itibar kaybederim vs. vs..." Yüce amaçlara yüce,ulvî duygularla gidilir.

 

Allah'a dayan, sa'ye sarıl, hikmete râm ol...

Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol. ( Gölgeler  Safahat  M..Akif Ersoy)

                                                                                                                                         


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık