);*} İNSAN
  • 27 Ağustos 2015, Perşembe 0:00
HasanMERT

Hasan MERT

İNSAN

Değerli Konya Postası Gazetesi Okuyucuları kardeşlerim...

Bendeniz naçizane,Konya’mızın Ahırlı İlçesinde, İlçe Müftüsü olarak görev yapmaktayım.Bundan böyle her hafta Perşembe günleri, sizlerle yüce kitâbımız Kur'ân-ı Kerîm ve Âlemlerin Efendisi Hz. Muhammed’(s.a.v.)'in hadîs-i şerîfleri ışığında hasbihâl etmeye çalışacağım. Cenâb-ı Hak fayda bulacağımız şeyleri söyletip yazdırsın ve söyleyip yazdıklarımızla da bizleri faydalandırsın.İnşaallah.

Yeryüzündeki ‘Eşrefi mahlukât’ olarak yaratılan insan.Yaratılanların en şereflisi. Kur’an-ı Kerimde Allah (c.c.):’’Biz,gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.’’(Tin,4) buyurmaktadır.

  İnsan… Varlığın mihveri.Ne mübarek bir varlık.Bazen davranış itibariyle melekten bile yüce….          Meleklerin gıbta ettiği,hayranlık duyduğu bir varlık insan…Bazen de davranışı sebebiyle meleklerin utandığı bir hilkat garibesi insan.Düşünen,konuşan,hareket eden, gülen,ağlayan her türlü duyguyu bağrında barındıran insan. Zirvede insan.Boşlukta insan.

Bayağılaşabilen insan.Halife insan var. Alçaklarda sürünen insan var. Zirvelerde dolaşabilen de insan.Karamsarlıktan bir türlü insan olmanın hazzını yaşayamayan da insan. İnsanın yaratılış  özelliğini ifade eden sahih kabul edilen bir rivayette,Peygamberimizin ifadesinde:’’Allah ,Adem’i yeryüzünün her tarafından alınan toprak örneklerinin birleşmesinden yaratmıştır.’’ bu toprağın çeşitliliğinden dolayı da ;Adem’in nesli değişik karakter taşır.Kimi toprak verimli.Kimi toprağın özelliğinden bu kadar verimli değil.Kimi toprak sert. Kimi toprak kumsal.Kimi toprak beyaz.Kimi toprak siyah.Burada maksadımız toprak nevini saymak değil.Ama var olan çeşitliliğe dikkat çekmek.Toprağım değişik renk ve özellik arzetmesi gibi insanda  bu özellikleri taşıyabilir ki karamsarlığa düşmeden insanı zirveye taşıyabilmek.

            İnsan…Zirvelere liyâkat kesbetmesi gereken,bunun için varlığını ortaya koyması gereken mesâisini  bu yönde sarfettiğinde   karşılığını alacak olan insan.Kur’an-ı Kerim de:’’Ve en leyse li’l insâni illâ mâ seâ.’’  ‘’İnsan için ancak çalıştığının vardır.’’ (Necm,39) buyurmuştur.

            İnsan,İlâhî mezâhir’in en mükemmelidir..Bunun içindir ki insan,Âlem’in aynıdır. Cenâb-ı Hakk’ın emânetinin taşıyıcısıdır.Bu kadar büyük iltifât-ı İlâhiye’ye mazhar olan insana,insan oluşunun haysiyet ve vakarını,kıymetini bilmemek yakışır mı? Onun için insan,insanlığını unutmaması lâzımdır.İnsanın insanlığını unutması,Rabbini unutması demektir.Rabbini unutan kimse  (zalûm) ve (cehûl) olur.İnsanlığından hayvaniyete,hatta daha aşağıya,cemâdât mertebesine iner.Biliyorsunuz,Allah-ü  Azîmü’ş-şân melekleri sadece akıl ile yaratmış,hayvanları bu hassadan mahrum kılmıştır.Onları sadece şehvetle yaratmıştır.İnsanları ise hem akıl,hem de şehvetle yaratmıştır.Melekler,Cenâb-ı Hakk’a sadece taat,ibadet,zikir ve tesbih ile meşguldürler.Hayvanlar ise yeyip-içmek ve bir de şehvetlerini gidermekle ömür sürerler.İnsan ise bu iki misalin ortasında,İlâhî hikmetin bütün incelikleri ile yaratılmış,kendisine  Mevlâ’sını bulması için akıl gibi bir hazine verilmiştir.Diğer taraftan da şehvet gibi bir düşmanla da beraberdir.İşte insan; insan olmak saadetini bilir de aklını kullanır ve Allah’ına varırsa,Meleklerden de öteye geçer.Aklını kullanamayıp şehvetin esiri olursa hayvanlardan da aşağıya iner.Allah korusun. İnsan kendini unutmazsa,her şeyin,bütün mükevvenâtın Halik’ı olan Rabbini de unutmaz. İnsan,insan-ı kâmil olma yolunda derece derce ilerledikçe insâniyetin en yüksek zirvesine  ulaşır.Bu fani âlemde insana verilen ömrünü heba etmemiş,değerlendirmiş olur,kabûle şâyân bir hale sokmuş olur.Kendisini faideli bir uzuv haline  getirmiş olur.Tek kelime ile Kamil kişi,kamil insan olur.

            Bununla beraber kemâle gidiş yolundaki safhalar değişiktir.Kişiler burada değişiklik arzederler.Kendi gayretleriyle kemâle erişme çabaları gösterenler olduğu gibi,Kamil insanların (Kur’an-Sünnet) terbiyesi altına girmek suretiyle bu mertebeye  varmak ihtiyacında olanlar da vardır.Nitekim küçük bir çocuğun idrâki ile büyük bir insanın idraki bir olamaz.Böyle olunca çocuğun beyin hücrelerinin yaşı ile birlikte yavaş yavaş büyümesi,tam bir idrak seviyesine gelince (tâmm’ül- idrak) terbiyeciler elinde yetişmesi zarûridir. Bunun içindir ki,bir çocuğun;terbiyesi altına gireceği ana,baba ve hocalarının kendisi üzerindeki müsbet veya menfi tesirleri,kendilerinin kemâl derecelerine bağlıdır.Nitekim, Hak ve Hakîkat yolunda hiçbir bilgi edinmeden yetişen ve ileri yaşlara doğru mesafe alan yetişmiş insanlarda,idrak sahaları dar ve hatta yok denilecek derecede kısır olduğundan,kendilerini Allah’a(c.c.) giden yolda  terbiye edecek,hazırlayacak,düşünce ve buluş kabiliyetlerini geliştirecek  kâmil mürebbîlere muhtâçdır.Peygamberlere ve getirdiği bilgilere muhtaçdır.Bunun sebebi de Akıl denilen cevherin herkeste ayrı bir mertebede hâlkedilmiş  olmasıdır.Nitekim bir ârif’e bir işaret kâfidir.Ama;kendi aklına,gidişine (metafizik,manevî âlem bilgisi) güvenenlerin ise çok defa yanıldıkları bir hakikattır.

            İnsanı güzel ahlâk sahibi kılmak için,teorik bilgilerle yapılan bir eğitim,yeterli olmamaktadır.Bunun için gerekli olan şey; teori  kadar pratiğe de önem veren köklü bir eğitim,uzun bir çalışma ve sürekli bir uygulamadır.İnsan sosyal bir varlıktır.Ve toplum içinde yaşamaya adeta mahkum edilmiştir.Dolayısıyla ahlâki bir çalışma;ferd olarak insanı olduğu kadar toplum içindeki insanı da ele almak zorundadır.İnsan;yaratılışındaki mükemmelliği iyi değerlendirmelidir.Taşımış olduğu üstün yetenekleri sayesinde gurur ve kibire girmeden, kötü huyların perişanlığına düşmeden  erdemli,kâmil insan olmanın getireceği bahtiyarlığı yaşamalıdır.

            İnsan güzellikleri örnek almalı,çirkinlikleri terk etmelidir.İnsanları hem sevmeli,hem de sevilmeli….Sevmeyen ve sevilmeyen insanlarda güzelliklerin olamayacağı düşünülmeli.Hep iyi şeyler örnek alınmalı,kötü olan  insanları üzecek şeyler örnek alınmamalı…

            İnsan; insan gibi güzellikler sergilemeli…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık