);*} Hz. Mevlâna?nın Tahkik Yolu
  • 14 Ocak 2016, Perşembe 8:40
HasanMERT

Hasan MERT

Hz. Mevlâna?nın Tahkik Yolu

 

           

Sevgili Okurlarım. Daha önceki yazılarımda ‘’Kültürel Değerler ve Yozlaşma (1)’’ başlığı ile   24.12.2015 tarihinde yayınlanan yazımızın kalan kısmı, bu yazımızla tamamlanmıştır. Okuyucuların konu bütünlüğü için dikkate almaları yerinde olur.

 

Hz. Mevlâna, Mesnevi’sinde bir tekkede gece konaklayıp eşeğini kapıdaki hizmetçiye emanet eden bir yolcunun hikâyesini anlatır. "Tekkede kalan sufiler(!) açlık ve çektikleri sıkıntılardan dolayı eşeğin sahibine haber vermeden eşeği, satarlar. Güzelce bir ziyafet hazırlayıp yoldan gelen yorgun ve aç yolcuyla birlikte hep beraber yemek yeyip sema’ etmeye başlarlar.

 

 Kendisine yapılan izzet-i ikramdan memnun olan yolcu da sevinç ve neşe içinde eşeğinden habersiz aşk ve vecd içinde diğer sûfılerle(!)  birlikte sema eder. Sema’ sona doğru gelince çalgıcı ağır aksak bir şekilde ‘’kharbiraftiu  kharbiraft  u kharbiraft’’ - "Eşek gitti, eşek gitti, eşek gitti" demeye başlar. Sûfiler(!) hep birlikte bulundukları vecd haliyle "Eşek gitti, eşek gitti, eşek gitti” diyerek sabaha dek ayak teperek sema’ ederler. Eşeğin sahibi de diğerlerine uyarak kendi eşeğinden habersiz aynı sözleri söyleyerek sema’ eder.Sabah olunca herkes tek tek tekkeyi(!) terk etmeye başlar en son eşeğin sahibi olan yolcu kalır.

 

Yüklerini alarak eşeğine yüklemek için ahıra gider. Bir de bakar ki; eşeği yerinde yok. ‘’Herhalde hizmetçi suya götürmüştür’’ diyerek biraz bekler. Hizmetçi gelince yolcu sûfi: ‘’eşek nerede’’ diye sorar? Hizmetçi cevaben "sakalını yokla" der. Kızgın bir şekilde, eşeğimin gittiğini bana niye söylemedin, diye soran yolcuya hizmetçi şöyle der:

 

            Vallahi defalarca geldim bu işleri sana duyurmak istedim.

            Fakat sen, "eşek gitti” sözünü hepsinden daha tatlı, daha coşkun söylüyordun.

            O da biliyor, arif bir kişi, bu kazaya razı dedim; geri döndüm.

            Sûfi(!) dedi ki: Hepsi de bir hoş söylüyordu, Sözlerinden bana bir zevk geldi.

             Onlara uymam, rüzgâra verdi beni; o taklide yüzlerce lanet olsun.

 

             Hikayede, eşek insanın ömrünü veya insan ruhunun açılımına izin veren simgeyi ifade etmektedir. Benzer bir hikayede Mevlâna İsa ve eşeğini - ruh ve beden - metaforik olarak kullanmaktadır. Eşek olmadan İsa Kudüs'e varamaz, yani beden olmadan ruh gerçek maşukuna eremez. Yukarıdaki hikâyede yolcunun tekkedeki sûfilerle birlikte söylediği sözler, önemini anlamadan elde ettiğimiz bilgi ve malumatı temsil etmektedir. Sabah, insan ruhunun gerçeğe uyandığı sabahı ifade etmektedir.

 

 Mevlâna hikâyeyi, taklidin kötü sonuçlarını göstermek için anlatmaktadır. Eğer bilgimizde sadece diğerlerini taklit eder ve bildiğimizin gerçeğini ve hakikatini fark edemezsek, hedefimizi kaybedecek ve hedefimize varmaktan engelleneceğiz. Mevlânâ’nın hikayesinde, seyyah uyandığında, aptallığını anlamakta ve şöyle bağırmaktadır: "

 

            Onları taklit beni rüzgâra bıraktı

            O taklide yüzlerce lanet!"

 

            Hikâyenin özüne bakarsak, ifadeler bize tanıdık gelmektedir. Bu matemi, "o taklide bir asırdır yüzlerce lanet-, Oryantalistlerden ve Müslüman reformcularından duyuyoruz. Mevlâna’nın yedi yüz yıl önce taklidinin, İslâm toplumunu bir çöküntü ve felakete uğratacağını algılamış olduğu görülebilir…

 

Ancak bunlar erken varılacak yargılardır, Aslında burada Mevlâna oldukça farklı bir şeyden bahsetmektedir.

             Hikâye Mesnevi’nin ikinci cildinin 515 ile 560 beyitleri arasında anlatılır. Biz burada bu hikâyeyi tercümede bazı tasarruflarda bulunarak özetlemeye çalıştık. (Alıntı)

 

Mevlâna’nın hikâyesi olarak nakledilen olayların yorumlanması çok çeşitli olabilir. Benim bakış açım şu; Bâtı’lılar, Orta doğuyu şamar oğlanına çevirip, zenginlikleri -eşek- misali  götürürken ‘’Heft-ü Ref ’’vâveylasıyla ortalık inlemektedir. Aman dikkat.                                                                                                                                         


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık