• 11 Ağustos 2017, Cuma 7:45
HasanMERT

Hasan MERT

Hacc (Dünya?nın kalbine yolculuk)-1

Bizleri hidayetle şereflendiren Allah’a hamd, Hz. Muhammed (s.a.v.)’e salât ederim.

Hicrî Zil-Ka’de ayı girdiğinde mukaddes Hacc yolculuğu başlamaktadır. Yazımda Hacc’la ilgili ilmihal bilgilerine yer vermeyeceğim. Mukaddes çağrıya “Lebbeyk” diyerek icabette bulunacak Hacı adayı din kardeşlerim vesilesiyle okuyucularımla paylaşmak istediğim bazı noktalara değineceğim.

Hacc;  hicrî aylardan Zi’l-Ka’de -  Zi’l-Hicce aylarında yapılır. Zi’l-Hicce ayının ilk on gününe –gece- Cenab-ı Hak, Kur’ân-ı Âzîmü’ş Şân’ın Fecr suresinde yeminle bahsetmektedir.

“ l. Yemin olsun sabah aydınlığına; 2. On geceye;” (1)

Tefsir: “ 2. âyette geçen on gecenin, hac ayı olan Zilhicce'nin ilk on gecesi, hicrî yılın birinci ayı olan Muharrem'in ilk on gecesi, Ramazan'ın ilk veya son on gecesi olduğu yönünde değişik rivayetler vardır. Ancak birinci manâ tercihe daha uygundur.” (2)

K.Kerim: “ Onlara şöyle dedik: "Oradan hepiniz inin! Benden size muhakkak bir yol gösterici gelecektir." Kim benim gönderdiğim rehbere uyarsa artık onlara ne korku vardır ne de üzüleceklerdir. “(3)

Tefsir: " Hak dinler bu nizamı koymak üzere gönderilmiştir. Ona uyanlar dünyada korkudan kurtulacak, hür ve güvenlik içinde yaşayacak; “(4)

Hac insan olarak yaratılırken erdirildiğimiz yüceliği, Allah’ın buyruğu gereği, belirli zaman süresinde İhramlanarak özbenliğimize, Arafat’ta Vakfe’de bulunarak Meleklere, mahşer gününde bütün insanların bir araya toplanarak, dünyada yaptıkları işlerin hesabını vermek üzere hazırlanıp beklemeleri gibi; Arafat’ta topluca durup dualarla ve niyazlarla beklemelerini sembolize eder. Mina’da ki Sembollerini Taşlayarak İblîs’e ve yönetimindeki Şeytanlara, Saç keserek, Kâbe’yi tavaf ederek ve Sa’y yaparak da insanlara kanıtlayarak Allah’ın rızasına ermektir. Bu erişin şükranesi olarak da ve Kurban keserek yaşanacak yeni bir döneme başlamaktır.

 Hacc; madde ile mana’nın, beden ile ruhun birleştiği bir ibadettir. Haccın davranış ve duruşları zahirî hac adını alırken, bu hakikat ve sırlara ermek, batini ve hakikî hacdır. Zahirî hac, Allah’ın yasaklarından uzaklaşma ve emirlerine uyma sahasıdır. Batınî hac, Allah için yapılır, Allah ile yakınlaşmayı sağlar. Haccın rükûnları, bir bedenin organları gibidir. Nasıl namazdaki “Sübhan” kavramı bütün İlâhî isim ve sıfatları içine alan bir kalp gibiyse, “Hac” ibadeti de bütün ibadetleri içine alan, yüceliği tarife sığmayan büyük bir kalp hükmündedir. Haccın kalbine girerken, onun, tuzlu su içmek gibi, insanı içtikçe daha da susatan bir aşk iklimine davet ettiğini anlamak hiç de zor değildir.

Her şeyden önce hac, Allah’ın emridir ve bunun için yerine getirilmesi gerekir. Bununla beraber haccın pek çok faydaları vardır. Şöyle ki: Hac, günahlara keffarettir. Allah rızası için hacceden kimsenin küçük günahları bağışlanır. Nitekim Peygamberimiz;

“Kim Allah için hacceder de hac esnasında kötü sözlerden ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, annesinin onu doğurduğu günkü gibi (günahlarından arınmış olarak hac’dan) döner.”(5) buyurmuştur.

Resul-i Ekrem Efendimizin doğup büyüdüğü, İslam dininin dünyaya yayıldığı kutsal yerleri görmek, insanın maneviyatını yükseltir ve dinî duygularını kuvvetlendirir. Kişinin hac esnasında normal elbiselerini çıkararak ihrama girmesi ona mahşer gününü hatırlatır.

Ayrıca hac yolculuğu, insana zorluklara karşı dayanma gücü kazandırır. Diğer taraftan mala olan bağımlılığı azaltarak, fakirlere ve yoksullara karşı merhamet duygularını geliştirir. Hac, dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan Müslümanları yılda bir defa bir araya getirip birbirleriyle tanışmalarını, birbirlerinin dert ve problemlerine çözüm üretmelerini sağlar. Ülkeleri, dilleri ve renkleri ayrı olan Müslümanların aynı gaye için bir araya gelmeleri ve hep birlikte Allah’a yönelerek ibadet edip O’ndan af ve bağış dilemeleri, ruhları arındırarak İslam kardeşliğini güçlendirir.   

Diğer ibadetlere nispetle daha teferruatlı ve sabır gerektiren bir ibadet olan hac; insana nefis terbiyesi, irade eğitimi ve davranışların› disiplin altına alma imkânını sağlar. Çünkü, insan ihrama girmekle başlayan yasaklara uymak, izdiham ve sıcağın verdiği zorluklara tahammül etmek zorundadır. 

Dipnotlar:

(1) K.Kerim Fecr suresi(1-2)

(2) Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:(V/616)

(3) K.Kerim Bakara 38.

(4) Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:(1/109)

(5)  Buhârî, Hac, 4. II, 1141. Nesâî, Menâsikü’l-Hac, 4. V, 114. Müslim, Hac, 438. I, 983. İbn Mâce, Menasik, 1. II, 962.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık