• 19 Ekim 2017, Perşembe 7:32
HasanMERT

Hasan MERT

Eğitim-Öğretim (1)

Allah’a hamd, Hz. Muhammed (s.a.v.)’e salât ederim.

Eğitim-Öğretim, çok detaylı işlenecek bir konu. Burada bazı gözlemlere dayalı olarak hatırlatmalarda

bulunmak üzere konuyu ele aldım.

Konumuz; yediden - yetmişe, beşikten- mezara denilebilecek bir genişlikte. Eğitim-Öğretim  kavramı, insanlığın varoluşu kadar eski; insanlık var oldukça da sürecek kadar yeni  hayati blr ihtiyaçtır. Eğitim-Öğretim  kavramının çok farklı boyut ve alanları vardır: Bireysel eğitim, ailede eğitim, yaygın ve örgün eğitim, mesleki eğitim, özel eğitim, kurumsal eğitim vb. Doğumdan ölüme kadar devam eden bu süreç, eğitim-öğretim yalnızca okulda yürütülen bir etkinlik değildir. Eğitim anne karnında başlayıp son nefese kadar devam edegelen bir süreçtir. Bireylerin öğrendiği her bilgi, ortaya koyduğu her davranış, sarf ettiği tüm sözler, bakışı, duruşu, oturuşu, yürüyüşü, yemesi, içmesi, giyimi, kuşamı... kısacası hayatın her karesi eğitimin kapsama alanı içindedir. Eğitim-Öğretim sistemi  test çözmeye dayalı ise, test çözen öğrencinin eğitimle ilgi alakası ne düzeyde, hangi seviyede olumlu ve olumsuzlukları yönüyle ne olabilir.

Eğitim ve öğretim kavramlarının zihinlerde ve uygulamada tam olarak netleşmediği, eğitimcilerin dahi bu iki kavramı zaman zaman iç içe, hatta birbirlerinin yerine kullandıkları gözlenmektedir. Eğitim vermekle, bilgi aktarmak (öğretmek) eş-değer kabul edilmekte; böylece de ciddî hatalara düşülmektedir. Öncelikle bu kafa karışıklığı ve kavram kargaşasının berraklaştırılması gerekir.

Eğitim kavramı, öğretimi ve eğitimi kapsayan çok geniş bir anlam alanına sahiptir. Eğitim, hem öğretmeyi hem de verilen bilgileri davranışa dönüştürmeyi ifade eder. Türkiye'deki eğitim anlayışı ise, yalnızca "öğretim" yapmayı öngörmektedir. Eğitim kurumlarında kuru bilgiler, yarım yamalak aktarılırken kişilik ve karakter eğitimi yok denecek kadar azdır.

Öğrenme süreklidir; aynen insanın yaşantıları gibi. Örgün eğitim, olumlu yaşantıları peş peşe pekiştirerek, sonuç davranışlara götüren süreçtir. Bireysel ayrılıklar nedeniyle, davranışların gelişmesi de farklı bireylerde ayrı ayrı zamanlarda oluşur. İyi öğretmen, orta değerin altında kalan çocukları teşvikle, onayla, uyarımla orta değere çeker ve çocuk orta değeri geçince onu över. Burada önemli olan, öğrencinin istidat ve yeteneğini son sınırına kadar geliştirmektir. Bu arada, sınıfta, geri kalmış çocuklara öğretmenin yardım etmesi söz konusudur. Bu gibi durumlarda, öğretmen, yapılması gereken şeyi önce kendisi yapar ve sonra da çocuğun yapmasını ister; çocuk başarınca onu över ve diğer davranışa geçer. Daha geri çocuklar için kullanılan bu taklit yönteminde öğretmen öğrenciye oranla daha aktif olduğundan buna pasif biçimlendirme denir.

 Ana okulu (4-6) yaş’tan başlamak istiyorum. İmkanı olan aileler var. İmkanı olmayan aileler var.(4-6) yaş sınıfı açma imkanı olan yerleşim yerleri var. İmkanı olmayan yerler (Kırsal bölgeler gibi) var. Ayrıca kırsal bölgelerden  sürekli göç olduğundan geride kalanlar  yeterli öğrenci olmayıp sınıf oluşturamadığından bu imkanlardan mahrum kalmaktadırlar. Sınıf oluşturulmaya çalışılsa bile buralara yeterli servis -ulaşım aracı- bulunamamakta yine eğitim öğretim yapılamamakta.(eğitici-öğretici) için kırsal bölgelerde günümüz şartlarına uygun ev bulunamamakta, bu sebeple biri bulunsa bile diğeri bulunamadığından eğitim-öğretimde fırsat eşitliği sağlanamamaktadır. Hemen buradan hareketle, Yaz Kuran Kurslarına geçmek istiyorum.

Mevcut şartlarda uygun dershane oluşturulsa bile, verilen ücret tatmin edici olmasa bile (üçte bir’ini)

yol-servis-ücreti veriliyor. Kanaatkar –Fahri K. Kursu öğretmeni bulunsa bile buralara ulaşım imkanı olmadığından yaz K. Kurslarından bir kısım çocuklar mahrum kalmaktadır. Bunun bir şekilde önlenmesi, bu çocuklara da bu eğitim-öğretimden istifade fırsatı sunulmalıdır. Bunun için;  konuya ilgi duyan hamiyetperver insanların, ilgililerin yardımcı olmasında fayda mülahaza etmekteyim. (Konuya devam edeceğim.)

2017-2018 Eğitim-Öğretim yılının ülkemize hayırlar getirmesini ve başarılı geçmesini diliyorum.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık