• 06 Nisan 2018, Cuma 7:32
HasanHüseyin KARA

Hasan Hüseyin KARA

Nükleer Enerji!...

2023 yılında faaliyete geçeceği belirtilen Akkuyu Nükleer Santrali'nin temeli geçtiğimiz günlerde atılmıştı.

Santralin devreye girmesiyle birlikte Türkiye'nin enerji ihtiyacının yüzde 10'unun sağlayacağı ve ekonomik açıdan da tasarruf edileceği söyleniyor.

Ancak bu görüşe katılmayan enerji uzmanları da varmış.

Ayrıca kimi uzmanlar, nükleer santrallerin ekolojik hayatı zehirlediğini belirtiyor ve geçmiş yıllarda yaşanan nükleer faciaları hatırlatarak Türkiye'nin ciddi bir tehdit ile karşı karşıya kalacağını da söylüyormuş.

Bir bakıma nükleer enerjiye çok sıcak bakanlardan değilim…

Temiz enerji, yani yenilenebilir enerji bir çok anlamda çok daha verimli ve çok daha akılcıdır.

Fakat bu nükleer enerjiyi eleştirirken de bir tutar dalın olması gerekmez mi diye düşünüyorum.

Dünyada; 437 nükleer santral var.

164 nükleer santral daha yapılıyor.

ABD: 104, Fransa: 58, Japonya: 50, Rusya: 33, Almanya: 8 tane var.

Küçücük çapta kısa sürede yapılan minnacık bir araştırmayla bu rakamlara herkes ulaşabilir.

Biz daha ilk kez 1 tane nükleer santral yapacağız, ‘Nükleere hayır’ diye bizimkiler dünyayı ayağa kaldırıyorlar.

Turizmin merkezi her yıl 80 milyon küsur turistin gittiği Paris'in etrafında onlarca Nükleer santral var, kimse görmüyor…

Söz konusu Türkiye olunca tüm dünya çevreci kesiliyor.

Almanya'nın yeşiller partisi üyeleri, Almanya'da ki 8 nükleer santrale tek kelime etmezler, Türkiye'ye ise ‘Nükleere hayır’ diye koşarlar.

Muhalefet için muhalifler projeyi durdurmak için önce Anayasa Mahkemesi'ne sonra da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuruyor.

Avrupa’daki yüzlerce Nükleer Santrali neden Avrupa İnsan hakları mahkemesine taşımıyor?

104 tane Nükleer santrali olan ABD’de çocuklarını doğurmak için sıraya giren kesim,

58 Nükleer santrali olan Fransa’ya tatile giden kesim,

50 tane Nükleer santrali olan Japonya’ya çalışkan diyen kesim,

Basit çevrecilik bahanesiyle Türkiye’nin Nükleer santral yapmasını istemiyor…

İlginç…

Nükleer riskli bir durum kabul ediyorum.

Akla gelmeyecek en ufak ihmal geri dönülemez hasarlar verir buna da kabul.

Ama!...

Çaydanlığı bile elektrikle kullanırken,

2 yıl önceki elektrik kesintilerinde ‘TAŞ DEVRİNE DÖNDÜK’ diye sosyal medyada ağlarken, enerjiye bu kadar açken diyecek bir şey var mı?

Yenilenebilir enerji benim en büyük hayallerimden birisi ama yetmiyor, 80 milyon insana yetmiyor işte…

Teknoloji lazım diyoruz ama bunu işleyecek sanayiye enerji sağlayamadığımız müddetçe nasıl olacak bu işler.

Bir yandan enerji bağımlılığımız var maalesef ve bu bağımlılığı kırmak gerekiyor bu açıdan faydalı.

Bir yandan da nükleer güç olma yolunda yapılmış bir ilk girişimdir bu ve günümüzde nükleer gücü olmayan ülkelerin caydırıcılığı yoktur düşmana karşı.

Yani nükleer enerji, strateji açısından gerekli mantık açısından bakıldığında işte o ayrı bir tartışma konusu…

Bu arada dün Başbakan Yardıcısı Bozdağ ‘OHAL'in uzama ihtiyacı ortadadır. TBMM kabul ederse OHAL yeniden uzatılabilir’ demiş.

Ne diyelim…

‘OHAL’de hakkımızda ülkemiz hakkında hayırlısı olsun…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık