);*} Kural uygulayıcılar, kurallardan muaf mı?
  • 21 Şubat 2018, Çarşamba 7:29
HasanHüseyin KARA

Hasan Hüseyin KARA

Kural uygulayıcılar, kurallardan muaf mı?

Toplumsal olarak kullandığımız her alanda belli bir düzenin sağlanması için kurallar koyulmuştur.

Bu kurallar düzenin sağlanması, işleyişin tıkanmaması ve sistemin korunması içindir.

Özellikle trafik kuralları araçların hızlı gitmelerinden ötürü hayati riskin en fazla olduğu yerlerde uyulması gereken başlıca kurallardır.

Trafik kurallarının ve işaretlendirmelerinin olması insan hayatını kolaylaştırır.

Bilgilendirici, uyarıcı, hatırlatıcı kuralların varlığı trafik seyrini rahatlatır, kazaları azaltır, insan hayatının emniyetini sağlar işte bu yüzden trafik kurallarına uyulmalıdır...

Bu konuda hemfikir miyiz?...

Trafikte kurallara uyulmasının baş sebebi insan hayatıdır evet ama ayın zamanda trafik kurallarına uymak ayrıca zaman ve enerji tasarrufu da sağlar.

Fakat insanoğluyuz sonuçta, bencillik genlerimizde var bu yüzden kural ihlali konusunda da bizi denetleyecek ve bu konuda cezai işlem uygulayarak kuralları hatırlatacak hatta bu kurallara uymaya mecbur bırakacak birkaç kurum oluşturulmuş…

Trafik polisi, Trafik zabıtası ve caydırıcı olması için gizli fahri trafik müfettişleri…

Bu kurum ve kişiler uygulayıcılardır, kurallara uymayanları cezalandırarak, kurallara uyum oranlarını en yüksek seviyeye çekmeye çalışmaktır görevleri…

Ama maalesef durum hiçte öyle değil…

Buda insanı gerçekten üzüyor, yıpratıyor…

Şu geçtiğimiz bir hafta içerisinde yaşadığım birkaç örnek ile bunu size aktarmak istiyorum…

Mesela bu hepimizin ortak dertlerinden bir tanesidir…

Maliye, yani defterdarlığın karşısı, Yapıcı iş Merkezinin önü otoparktır, ama o otopark asla otopark olduğu gibi kullanılmaz ve 2. sıra park her daim vardır…

Bu ikinci sıra parklar ise trafiği korkunç derecede yavaşlatır..

Birkaç gün önce o bölgede az bir işimiz vardı ve yarım saat kadar o otoparka aracımı park ettim işimi hallettim ve aracımın başına döndüm…

Manzara çok ilginçti… Bir polis aracı gelmiş ve ikinci sıra park eden araçların plakasını anons ediyor bir tane polis memuru ise araçların başında dolaşıyordu…

Ama işin kötü tarafı trafiği rahatlatmak ve 2. sıra hatalı park etmiş araçları bulunduğu yerden kaldırmak için üçüncü sıraya park ediyor aracını ve zaten felç olmuş trafiği durma noktasına getiriyor…

Bir diğer olay ise yine 3-4 gün önce gece saat 23.30 civarı… Çevre yolunda en sağ şeritten 50-55 hızla gidiyorum…

Yaklaşık 500 metre sonra sağ tarafa döneceğim…

Sağa girişin birkaç metre gerisinde bir polis arabası görünüyor, sağa park etmiş durumda tepe lambaları yanıyor…

400 metre, polis aracı hala aynı yerinde duruyor, 300 metre, 200 metre, 100 metre, 50 metre, hala polis aracı aynı yerinde duruyor…

40 metre, 30 metre, 20 metre, polis aracı hala bulunduğu yerde park halinde…

Tabi ben iyice yavaşlamış durumdayım çünkü sağa döneceğim…

Sinyalimi verdim, 10-9-8-7 metre derken 6-5-4-3 metre polis aracına iyice yaklaştım, 2 metreden daha azlı kaldı yani neredeyse bir insan boyu mesafe kaldı ki polis aracı lank diye önüme kırıp yola çıkıverdi…

Hemen frene bastım ve gıiiyyykk diye acı acı fren sesi geldi…

Korktum çünkü kıl payı durdurdum aracı… Sonuçta hem kazadan ucuz kurtuldum, üstüne üstlük birde vuracağım araba polis arabasıydı…

Neyse atlattık bu olayı ve tekrar yürüdüm yavaş yavaş, tam köşeyi döneceğiz polis arabası önümde, yolu ortalamış 10 bilemediniz 15 km hızla gidiyor…

Döndük köşeyi ama yine yolun tam ortasında önümde aynı hızla devam ediyor… Sollayım diye sol tarafa kırdım direksiyonu, hemen önüme kırdı oda…

Ben ona gıcık oldum o bana gıcık oldu ben yol istiyorum, o yol vermemek için çaba sarf ediyor…

Bir müddet daha aynı hızda bana yol vermeden önümde devam etti…

Artık sabredecek gücüm kalmadı sağından solladım polis aracını ve devam ettim yoluma ki az ilerde kırmızı ışıkta durdum polis aracı ise aheste aheste geldi kırmızı ışıkta sola doğru ters yöne girdi ve 3-5 metre gittikten sonra tekrar sola girerek gözden kayboldu…

8-10 sene önce Aksaray’da ter yönden giden bir polis aracını durdurmuştum…

Nüfus Cüzdanımı verdim ve ‘Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım, ismim Hasan Hüseyin Kara’ dedim ve ‘ehliyetinize bakabilir miyim?’ diye sordum…

Aksaray küçük yer, zaten herkes birbirini tanıyor ve o dönemde emniyete çok fazla gidip geliyorum dolayısıyla polis memuru hemen tanıdı ‘Gazeteci değil misin sen?’ diye sordu… Şöyle böyle derken iş gırgıra vuruldu ve polis memuru ehliyetini göstermeden gitti…

Bugün ise o cesaretim var mı? bilemiyorum…

Bu bahsettiğim polis arabalarını kullanan memurlara ehliyetlerini sorsam, trafik kurallarından ve yaptıklarının yanlış olduğundan bahsetsem başıma neler gelir hiç bilmiyorum ama bu konuda ciddi sorunlar var…

Bizi kurallara uymamız konusunda yönlendirecek kişilerin kuralları tamamen ihlal etmesi düşündürücü…

Hem de çok düşündürücü!...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık