• 01 Ocak 2019, Salı 10:17
HasanHüseyin KARA

Hasan Hüseyin KARA

İyi (!) yıllar…

Yılın ilk günü…

Sağlık ve mutluluk temennileriyle biten bir yılın ardından hayatımızda hiçbir değişikliğin olmadığı yepyeni ama geçen senelerin aynısı bir yıl…

Bende isterdim mutluluk temennisiyle karşıladığımız 2019 yılının ilk gününde yılın 2018’den hiçbir farkının olmayacağı bir haberle girdim…

Kocaman bir yalan olduğu, tamamen bir iftira, bir uydurma olduğu tek temennim…

Yetkili mercilerin bu konuyla ilgili en kısa sürede ‘yalanlama’ yapması en büyük isteğim diyerek konuya giriş yapmak istiyorum…

1996 yılında şehit olmuş bir Asker…

Uzman Çavuş Bilal Batırır…

Şehidin bir mezarı bile yok ki zira kendisinin…

Kalleşçe öldürülmüş, öldürüldükten yıllarca sonra şehitlik unvanı verilmiş…

TOKİ’den ev verilmiş şehidin ailesine…

Vatanın bir minneti olarak verilmiş, başka bir nedeni olamaz çünkü…

Vatanı için ölüme seve seve giden şehitlere minnet duymak bu ülke evladı olarak bizim boynumuzun borcu değil mi?

TOKİ'den verilen ev 65 metre karelik bir ev…

Hani kutu gibi dedikleri var ya hah işte ondan daha küçük bir ev…

Şikayetçiler mi bu durumdan?

Hiçbir şikayetleri yok…

Daha doğrusu yokmuş ama artık var!...

Nasıl bir şikayet mi?

TOKİ tebligat göndermiş şehidin ailesine:

‘Evin bedeli olarak 50 bin TL’yi verin’ demiş…

miş diyorum çünkü bunu açıklayan bir muhalefet milletvekili…

Mecliste konuşuyor ve diyor ki;

“Şehidin eşi Hatice Batırır'a, kocasının ölümü sonrası 65 metrekarelik bir TOKİ evi hibe ediliyor. Yıllar sonra Bursa'daki TOKİ evinin parası aileden isteniyor. 65 metrekarelik ev için 50 bin TL isteniyor. Hatice Batırır bu paraya TOKİ'nin ihtiyacı olmadığını, ama kendisinin ihtiyacı olduğunu söylüyor. Babası şehit olduğunda 4 aylık olan oğlu Hasan da ‘TOKİ bu parayı istiyorsa, o zaman babamı da geri versinler' diyor.”

TBMM KİT Komisyonu'nda konuşan vekil, ‘TOKİ bu vatan için canını verenlerin geride kalan ailesine ev sahibi olması için faizsiz kredi veriyor. Değil kredi bizim o evi aileye bedelsiz vermemiz lazım’ diyor…

Haksız mı?

Bence değil, peki TOKİ tarafından haklımı haksız mı?...

TOKİ Başkan Yardımcısı Sami Er ise ev konusunun göçmen konutlarıyla ilgili olduğunu belirtmekle yetinmiş…

Evi şehidimin ailesinden alırlar, Afganlı veya Suriyeli dilencinin bir tanesine verirlerse öbür tarafta ne cevap verilecek şehide?...

‘Senin emanetin olan aileye işte böyle sahip çıktık’ mı diyeceğiz?

Hangi yüzle ne diyeceğiz?

Mülteci olarak gelenler bu ülkede benden fazla değer görüyorsa, sosyal hizmetlerden daha fazla yararlanıyorsa kusura bakmayın ‘Her Türk asker doğar’ cümlesini kabul etmiyorum o zaman…

Şehit illa sıvasız evden çıkmalı değil mi?

Hatta tezek yakılıyorsa evinde, dağ başında yaşayan kara lastikli ise daha makbul oluyor değil mi?

‘Vatan sağ olsun’ diyebilen gariban anası-babası varsa daha makbul değil mi?

Neyine ev, neyine tazminat o şehit ailelerinin…

Evlatsa Rüzgar Çetin evlat; suç makinesi gibi ve yine dışarıda..

Bir şehit ailesinin yılda eline geçen parayı tek seferde bir güneş gözlüğüne veren o züppeler evlat değil mi?

Yeni yıl hiç mutlu başlamadı bana umarım böyle devam etmez…

Tekrar iyi yıllar…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık