• 19 Mart 2018, Pazartesi 8:07
HasanHüseyin KARA

Hasan Hüseyin KARA

Herkes Konya Şeker’i örnek alıyor birileri hala ‘çamur atma’ derdinde!

Malum olduğu üzere son günlerin en yoğun ana gündem maddesini Türk Şeker’e ait 25 Fabrikanın 14 tanesinin özelleştirilmesi oluşturuyor.

Özelleştirme ana gündem maddesi olunca da haliyle, özelleştirilecek olan şeker fabrikalarının bulunduğu kentlerde veya bölgelerde de bir ‘Konya Şeker’ ya da ‘Torku’ modeli konuşulmaya başlandı.

Özelleştirilmesi istenen fabrikaların tümünde de ‘Konya Şeker’ veya ‘Torku’ modeli ön planda tutuluyor ve herkes özelleşecek fabrikaların bu modeli örnek almasını istiyor.

Özelleştirilecek şeker fabrikalarının bulunduğu şehrin Sivil Toplum Kuruluşları, vatandaşları ve önde gelen işadamlarının gönlünde ‘Konya Şeker ve Torku’ modeli bulunuyor.

Yani, deyim yerindeyse tüm herkes kendi bulundukları bölgelerde de bir ‘Torku’ modeli yaratmanın peşinde.

Oysa ‘Konya Şeker ve Torku’ modeli öyle kolayca olunmadı. Bu modeli oluşturmak, ortaya çıkarmak ve bugün tüm dünyada da adından söz edilir hale gelmek için çok bedeller ödendi. Ve hala da ödenmeye devam ediliyor.

Konya Şeker’in ‘Makus’ talihi 1999 yılında yeni bir yönetim anlayışının yani bugün Ak Parti Karaman Milletvekili ve Pankobirlik Genel Başkanı Sayın Recep Konuk’un seçimle işbaşına gelmesinden sonra değişmeye başladı.

Yani Konya Şeker’deki devrimin ve değişimin temelleri o yıllarda atılmaya başlandı.

1954 yılında açılan Konya Şeker, aradan geçen 45 yıl içerisinde sadece kristal şeker üreten bir firma olarak kaldı. 45 yıl boyunca bir değişiklik yapılmadı. O yıllarda iktidara gelen partilerin tabiri yerindeyse ‘arpalığı’ gibi kullanıldı.

Konya Şeker Fabrikası 1954 yılında dönemin Başbakanı merhum Adnan Menderes’in çabalarıyla, Konyalı çiftçilerin, esnafın, tüccarın, iş adamlarının elindeki avucundakini vermesiyle kuruldu. 

Aslında Konya Şeker özelleştirilmedi.

Çünkü, Konya Şeker’in hisselerinin t’lük bölümü Konyalılara, &’lık bölümü ise devlete aitti. Yani, devletin Konya Şeker’de &’lık bir tedvir (yönetme) yetkisi bulunuyordu.

Bu yetki 1992 yılında tamamen Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi’ne ve diğer ortak kooperatiflere geçti.

Konya Şeker’de asıl değişim ise yukarıda üstünü bastıra bastıra vurguladığım gibi 1999 yılında Seyit Koyuncu’nun uzun yıllar süren saltanatına son veren Recep Konuk’un yönetime seçilmesiyle oldu.

Bu dönemde zor günler yaşandı…

Şeker fabrikasının 40 milyon dolarlık bir eksi bakiyesi vardı. Çiftçilere ürün bedeli bankalardan kredi alınarak ödenebiliyordu. Yani, işin özü kırık, dökük, hantal bir yapısı vardı.

Sayın Konuk, işe önce kurumun eksi bakiyesini düzeltmekle başladı.

Ardından da 50 milyon dolarlık bir rehabilitasyon yatırım yapıldı. Melastaki kaçak şekerlerin önüne geçildi, daha modern bir anlayışla fabrika yönetilmeye başlandı.

Ve ardından da, önce Çumra Şeker ve bugün ulaşılan 45 tesise kavuşturuldu Konya Şeker.

Tabi ki bunlar öyle kolaylıkla yapılmadı.

Kimlerle mücadele edilmedi ki, kimlere karşı kavgalar verilmedi ki o dönem!...

Eeee, geldik bugüne!...

Bugün özelleştirilecek şeker fabrikalarında ‘Konya Şeker’ veya ‘Torku’ örnek alınması istenirken, birileri ise hala Konya Şeker’in ve bu fabrikayı bu hale getiren, dünyaca ünlü ekonomi dergisi Forbes tarafından ‘BAY BEYİN’ olarak ilan edilen Recep Konuk’un başarılarını kıskanan ve ‘Rant’ peşinde koşan veya ‘çamur at izi kalsın’ diyenlerin olduğu bir dönemi yaşıyoruz…

Hala, birileri burayı ele geçirmekle uğraşıyor.

Yıl 2018…

Konya’nın ‘Bay Beyin’i Recep Konuk’un vizyonu, misyonu ve başarılı yönetim anlayışı ile bugünlere gelen Konya Şeker, yapılan tarımsal sanayi yatırımlarıyla tarihine destan yazarken, ünü ülke sınırların aşmış ve bugün dünyada sektöründe parmakla gösterilen sayılı şirketler arasındaki haklı yerini almıştır.

Kolay değil, son 14 yılda 45 tesis ülke tarımına kazandırılmış, işi sadece kristal şeker üretmek olan Konya Şeker, bugün 100’e yakın ülkeye katma değerli ürün ihraç etmeye başlamış ve dünyadan kazandığı parayı ise kendi üreticileriyle paylaşır hale gelmiştir.

Ama, bütün bunlara rağmen hala birileri Recep Konuk’la uğraşıyor ve uğraşmaya da devam ediyorlar.

Kim mi bunlar?...

Sektör içerisindeki tröstlerden, dünyadaki NBŞ (Nişasta Bazlı Şeker)’cilerden  bahsetmeyeceğim bile…

Onlar zaten belli…

Konya Şeker, makus talihini yenip dünya markası oluncaya kadarki geçen zaman zarfında ve hala da uğraşanları da kastetmiyorum. 

Kastettiklerim içimizdeki ‘İrlandalılar’, yani ‘çamur at izi kalsın’cılar, yani ‘raht’ peşinde koşanlar.

Sayın Konuk’un bir sözünü okumuştum, ‘Koyun et tutunca taliplisi çok olur’ diyordu.

Yani ‘et’ peşinde koşanlar.

Konya çiftçisi, Türk çiftçisi Recep Konuk’un verdiği hizmetleri, gerçekleştirdikleri yatırımları biliyor ve her zaman yanında durarak ona olan bağlılıklarını sonuna kadar gösterdiklerini de ayan beyan görüyoruz.

Ama, ya arkasından kuyu kazan, mahkemelere koşarak binlerce üreticinin katılıp oy kullandığı ve yönetimde tekrar kendilerine verdiği hizmet ve yatırımların mimarı Recep Konuk’a sahip çıkarken, herkesin gözü önünde yapılan devletin gözetimindeki genel kurulları bile iptal ettirmek isteyen tiplere ne demeli?

Bunlar neyin peşindeler?

Biliyorsunuz, şu aralar şeker fabrikalarının özelleştirilmesi gündemde…

Bende son günlerin gündemini oluşturan NBŞ’lerle ilgili zaten birkaç yazı yazmıştım, NBŞ’nin zararları, pancar şekerine oranla insan vücudundaki ağır etkilerini dillendirmiştim…

NBŞ’cilerin elinin neden ülkemizin üzerinde olmasıyla ilgili yeni bir yazı yazmak için ufak bir araştırma yapayım dedim ve önüme Recep Konuk’un ülkemizdeki NBŞ’cilerle yaptığı mücadele ve onlara karşı verdiği kavgalar çıktı. Mahkemelik olduklarını gördüm. İşte bu arada, içimizdeki ‘İrlandalılar’ın mahkemeye gittiklerini öğrendim.

Size sadece iki davadan örnek vereceğim, ne demek istediğimi çok daha net anlayacaksınız…

2011 yılında Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin olağan genel kurulu yapıldı. Haa, bu arada seçimli olsun, mali olsun, genel kurula her seferinde 10 binin üzerinde üreticinin katıldığını ve oy kullandığında belirtmek isterim.

2011’deki genel kurulda Recep Konuk’un karşısına bir rakip çıktı. Doğaldır, çıkabilir ve çıkması da iyidir. Neyse, bu kurulda Konuk’un seçimi kazandığına ve rakibinin de yenilgiye uğradığına hepimiz tanıklık ettik.

Seçim sonrası genel kurula itiraz etmiş olan Hasan Koyuncu ve işi mahkemeye kadar götürmüş, kooperatifin genel kurulunun iptal edilmesi için dava açmış. Uzun yıllar bu kurumu yöneten rahmetli Sayın Seyit Koyuncu’nun yeğeni olan Hasan Koyuncu’da mahkemeye koşmuş. Yeğen, hala Koyuncu’ların kinin sürdürüyor demek ki.

Mahkemede açılan davaya konu olan şikayetler ise şunlardan oluşuyor;

Sözüm ona; Recep Konuk, binlerce üretici ortağın ve bakanlığın gözetimi altında yapılan genel kurula şaibe karıştırmış. Evraklarda hile yapılmış. Genel Kurul çağrısı usulüne uygun yapılmamış. Köy muhtarlıklarında ilan edilmemiş. Rakiplerin genel kurula katılımları engellenmiş. Recep Konuk’un yandaşları otobüslerle taşınmış ama, rakiplerin yandaşlarının otobüslere bindirilmesinin önüne geçilmiş. Bu engellemeler seçimi etkilemiş, seçim sandıkları erken kapatılmış, genel kurulda oy hakkı olmayanlara sahte imzayla oy kullandırılmış, bakanlık görevlileri hazirun cetvelinin altını kapatmamışlar, işlemler yolsuz bir şekilde yapıldıktan sonra tutanakla kapatılmış, rakiplerin muhalif şerhleri tutanakta yer almamış, mevcut yönetimin (Recep Konuk) taraflı ve yanlı vaatleriyle üretici ortakların iradesi sakatlanmış, adaylıktan çekilme sebepli baskı yapılmış, rakibe ait oy pusulası kabinlere konulmamış, rakibin genel kurula hitabı engellenmiş ve konuşturulmamış.

Yani görseniz şikayetlerin bini bi para, böyle uzayıp gidiyor.

Hatta bununla da kalınmamış ve;

Yönetim Kurulu üyelerinin mali durumları hakkında bilgi verilmemiş, üyelik şartları araştırılmamış, kooperatifin iştiraki olan AB Holding’ten gelir elde edip etmediklerine bakılmamış, Sayın Konuk’un birçok şirketten pek çok gelirinin olduğu gibi iddialarda iptal davasına konu olmuş.

Hasan Koyuncu bununla da yetinmemiş olacak ki hızını alamayarak bir dava daha açmış ve holdingi oluşturan işlemlerin iptali için pek çok asılsız iddialarını sıralamış;

‘Siz holdingi kurdunuz kooperatif zarar etti’ demiş…

‘Mal varlıklarınız arttı, şirketler zarar etti’ demiş…

‘Recep Konuk haksız menfaatler sağladı’ demiş.

Demişte demiş, saymakla bitmiyor bu iddiaların sonu…

Yaz yaz bu sütuna sığdıramadım ben bunca iddiaları…

Yani işin özeti bu…

Eee…

Peki bunca iftiralardan, aslı-astarı olmayan iddialardan sonra mahkeme nasıl bir karar vermiş?

Hemen söyleyeyim bu iki davada 2018 yılı başlarında sonuçlanmış ve mahkemeler kararlarını vermiş.

SONUÇ OLARAK; mahkeme şöyle bir sonuca varmış ve davaya da ‘noktayı’ koymuş.

-Kooperatif yönetiminin aldığı kararlar sonucu Sayın Recep Konuk’a bir menfaat sağlanmadığı, aksine alınan kararlarla şirketlerin ve kooperatifin mal varlığının arttığı,

-Kooperatif iştiraklerindeki şirketlerin hisse devrinin ‘zarar’ değil, ‘kar’ oluşturduğu,

-Ticari hayatın risk üzerine kurulmasına rağmen yakın bir riskin bile olmadığı,

-Holdingin kurulmasında iş ve işleyişin tamamen hukuka uygun olduğu,

-Ve, kooperatif ve ortakların lehine sonuçlar doğurabilecek kararların alındığı vurgulanmış.

Her iki (2. Asliye Ticaret) mahkeme de aynı karara varmış ve hükümlerini açıklamışlar.

-‘Her şey usulüne ve hukuka uygundur’ denmiş.

NOKTA…

***

Yani, siz ne kadar iyi niyetli olursanız olun, bu millete ve bu ülkeye ne kadar hizmet verirseniz verin, sizi örnek almak için dünyanın her bir yanından birileri çıkıp sizi örnek alırsa alsın bunun hiç mi hiç önemi bulunmuyor.

Dikkate alınan ne biliyor musunuz?

Birilerinin hala ‘rant’ peşinde koşması, ‘çamur atalım izi kalsın’ diyenlerin varlığı, ‘et tutan’ koyundan biz de ‘nasiplenelim’ diyenlerin iftiraları dikkate alınıyor.

Ama, rahmetli babamın çok güzel bir sözü vardı; ‘Siz doğru durursanız, eğri belasını bulur…’

Devletin mahkemeleri de doğru kararı vermiş ve iftiracıların, yalancıların numaralarını yememiş ve noktayı koymuş…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık