• 01 Ağustos 2018, Çarşamba 7:34
HasanHüseyin KARA

Hasan Hüseyin KARA

Dolapoğlu’ndan ‘nitelik’ neden alındı?

Sınav bitti, tercihler yapıldı, okullar belli oldu ve liselilerde yepyeni bir heyecan başladı.

Kayıt Heyecanı…

Çocuklarda heyecan bitmiyor bir türlü…

Çocuklarla birlikte velilerde de bir heyecan furyası başladı sonuçların açıklanmasıyla birlikte…

Özellikle ‘nitelikli okul’ kavramının hayatımıza girmesiyle birlikte çocuklarını daha iyi okulda okutma çabası içerisinde olan velileri başka bir heyecan sardı…

Bildiğim kadarıyla nitelik bölge bölge veridi okullara…

Öğretmen kadrosu çok iyi, öğrenci başarısı çok iyi olduğu halde ‘nitelik’ alamayan okullarda var…

Mesela bunlardan birisi Dolapoğlu Anadolu Lisesi…

Çok kaliteli bir okul, başarıda kendisini kanıtlamış, ‘nitelik’ sıfatını almış okullardaki öğrencilerden çok daha başarılı olan öğrencilere sahip bir okul...

Yıllarca ‘parmakla gösterilen’ bir okuldu…

Geçtiğimiz seneye kadar sınavla öğrenci alan Dolapoğlu Anadolu Lisesi bu sene adrese dayalı sisteme göre en yakın olan öğrencileri alacak…

Ama tabi bu birçok noktada tepkilere, eleştirilere hatta ciddi şaşkınlığa neden olmuştu…

Bu kadar başarılı bir okulun ‘nitelikli’ sınıfına girmemesi gerçekten insanları şaşırtmıştı…

Öğretmen kadrosu resmen ‘Devler ligi’ gibi başarılı, öğrencileri çok iyi yerlerde olan bir okula ‘nitelik’ sıfatının verilmemesi ciddi şaşkınlık yaratmıştı bizlerde…

Tabi bu durum bazı ‘absürt’ olaylara neden oldu…

Şimdi size bir olay anlatacağım, sıcağı sıcağına yaşanmış bir olay…

Bir kız çocuğu düşünün diploma notu 92 olan, sınavda yüzde 9’luk kısma girmiş yani başarılı sayılabilecek bir kız çocuğu…

Tercihinde ilk sırada ‘Dolapoğlu Anadolu Lisesi’ var…

İlk tercihi gelmiş, yani kısmen Dolapoğlu Anadolu Lisesi öğrencisi…

Duydum ‘Helal olsun, valla böyle bir okulda okuyacağın için çok şanslısın’ diyerek kendi düşüncemi belirttim…

Çocukta ilk açıklandığında çok sevinmiş, gerçi aile biraz araştırma yapmış ve okulun ‘nitelikli’ unvanını alamamasını merak etmişler…

‘Gidip konuşalım’ dedim, ‘hem okulu da görür, öğretmenlerle, müdür yardımcılarıyla konuşur biraz rahatlarsınız’ dedim…

Sonuçta çocuk Dolapoğlu Anadolu Lisesini kazanmış…

Çıktık yola vardık okula….

Okulun giriş kapısının önüne üç sandalye konulmuş ortada sehpa sehpanın üzerinde çaylar ve bisküviler sohbet ediliyor…

Merdivenlerden çıktık okulun giriş kapısının önünde oturan üçlüye selam verdik ve ‘çocuğumuzun kaydı buraya çıktı ama görüşeceğimiz kimse var mı?’ diye sordum…

‘Buyurun beyefendi’ dedi oturanlardan birisi, ‘Hani napıcaz, nedicez, kayıt işlemleri için, okulla alakalı merak ettiğimiz bir iki bir şey vardı onu soracaktık ama kimse var mı içerde’ dedim…

‘Buyur bana sor’ dedi beyefendi, muhtemelen öğretmen diye düşündüm…

‘Burada mı konuşacağız içeri bari geçsek’ dedim, ‘girin sağ tarafa dönün Müdür Yardımcısı var o yardımcı olsun size’ dedi…

Tamam dedik ve içeriye girdik…

Müdür yardımcısının odasına vardık, kapıda bir kadın ismi yazıyor ama içeride oturan bir beyefendi vardı…

Hafifçe eğildim baktım bilgisayarla ilgileniyor, kapıyı tıkladık ve ‘Selamünaleyküm hocam müsait misiniz?’ dedim cevap yok…

(Allah’ın selamını bir insan neden almaz ki!...)

‘Hocam merhabalar, kolay gelsin’ diyerek daldım içeriye hoca bizden tarafa döndü, elimi uzattım ‘İsmim Hüseyin’ dedim, sonuçta sohbet esnasında birbirimize hitap etmemiz gerekecek…

Hoca da elini uzattı tokalaştık ama hocada ses yok…

Neyse…

Oturduk ve durumu izah ettik, ‘kayıt için şunları hazırlayın yarın, öbür gün getrin’ dedi…

‘Teşekkürler hocam, birde ailenin sormak istediği bir iki bir şey varda’ dedim ki hoca yavaşça koltuğuna yaslandı, hafif çapraz döndü ve kollarını bağlayıp sağ omzumun üzerinden boşluğa bakmaya başladı…

Aile, ‘Hocam okulumuzun ne kadar iyi bir okul olduğunu biliyoruz ama bu ‘nitelik’ bizim kafamızı karıştırıyor, neden size ‘nitelik’ verilmeli?’ diye sordu…

Hoca doğruldu masaya doğru eğildi ve ‘Yüzde kaçlık kısımdansın’ diye sordu kayıt için gelen kızımıza…

‘Yüzde 9 hocam’ dedi kız ve hoca annesine dönerek, ‘Nitelikli olsaydık senin kızın buraya gelemezdi’ dedi…

Töbe estağfurullaaah…

‘Hocam hani siz bizden daha iyi bilirsiniz diye sorduk, işin içindesiniz ya’ dedik…

‘Ben bilmem’ dedi çapraz oturma şeklini alarak kollarını bağlayıp duvara bakmaya devam etti…

Bir iki soru daha sorduk puanlarla, sınıflarla, eğitimle, öğretmen kadrosuyla ilgili, hoca hiç göz teması kurmadan taş çatlasın ikişer, üçer kelimelik cevaplarla geçiştirdi…

Kızın annesi gerildi, ‘nakil yaptırsak’ dedi…

‘Zor bu puanla ama 4 defa hakkınız var deneyin hepsini’ dedi…

Neyse teşekkür ettik ve çıktık.

Çıkarken hoca ‘Hayırlı olsun’ dedi ama ortada öyle sebepsiz bir gerginlik var ki, çıkmasak biraz daha dursak nedensiz bir olay çıkacakmış havası vardı…

Çıkar çıkmaz kız, ‘Ben bu okula gelmem’ dedi…

Hocanın tavrının doğru olmadığını ama tek bir hocanın ve yaşanılan tek bir olayın o okulu aklında silmesine neden olmaması gerektiğini anlattık, hocanın o anki gerginliğinin muhtemelen farklı bir sebebi olabileceğini, başarısıyla dalga geçmediğini (‘nitelikli olsaydık kızınız buraya kayıt yaptıramazdı’ söylemine takılmış ve ‘ben başarısız değilim’ diye söylenmesinden dolayı kurduk bu cümleyi) anlattık ama Nuh dedi peygamber demedi…

 ‘Kızım yapma, etme, okul harika bir okul, bu okuldaki öğretmen kadrosu muhteşem’ desek de ikna edemedik ve evlerine yakın olan ‘nitelikli’ unvanına sahip diğer okula gittik ‘nakil yaptırsak nasıl olur’ diye sormak için…

Müdür yardımcılarını bulduk odada iki kişi vardı, çok sıcak karşıladılar, durumu anlattık, kontenjanlarının dolu olduğunu ama 4 defa haklarının olduğunu, birer ay arayla bu nakil talebini yenileyebileceklerini anlattılar…

Dolapoğlu Anadolu Lisesi’nin öğretmen kadrosunun, yönetici kadrosunun aynı kaldığını, okulun çok başarılı bir okul olduğunu, okuldan soğumamamız gerektiğini, Dolapoğlu’nun kendilerindeki öğrencilerden çok daha başarılı öğrenciler çıkardığını, Dolapoğlunda okumuş ve çok iyi yerleri kazanmış öğrenciler olduğunu, ‘nitelik’ unvanının her bölgeye 1’er tane verildiğini, Selçuklu’nun nüfusundan dolayı iki tane verildiğini ama Dolapoğlu’nun da o unvana sahip olmasa bile çok nitelikli ve başarılı bir okul olduğunu söyledi ve kızımızı tekrar o okula gitmeye ikna etti…

Kızımız Dolapoğlu Anadolu Lisesinde okumaya karar verdi ve bizde derin bir ‘oh’ çektik…

Buradan öğretmenlere ve okul yöneticilerine seslenmek istiyorum;

Lütfen okulunuza gelmiş öğrenci adayları ve ailelerine ‘insan’ muamelesi yapın.

Tamam belki çok yoğun ve yorucu bir işiniz var, tamam günde onlarca çocuk ve aileyle görüşüyorsunuz ama mesleğinizin ‘kutsallığı’ işte tamda burada başlıyor…

Siz bir öğretmensiniz, siz geleceğimizi yetiştireceksiniz, geleceğimiz olan çocuklarımıza ‘ilham’ olmak varken, onların hayallerini yıkmayın…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık