• 09 Temmuz 2018, Pazartesi 7:40
HasanHüseyin KARA

Hasan Hüseyin KARA

Çakmak gazı çeken minikler!...

Uyuşturucu kullanım yaşının 9'a kadar düştüğü ve Türkiye'nin sentetik uyuşturucuya bağlı ölümlerde AB'de ilk sırada olduğu açıklanmıştı Uyuşturucu ve Bağımlılıkla Mücadele Platformu tarafından birkaç hafta önce…

Sentetik uyuşturucuya ulaşmak artık o kadar kolaylaştı ki günümüzde ilkokul önlerinde minicik ellere, minicik bedenlere satılır hale geldi…

Devletim buna çözüm bulmak için ne kadar çaba sarf ederse etsin, önüne geçmek için cezaları ne kadar ağırlaştırırsa ağırlaştırsın çözüm olmuyor, neden olmuyor, nasıl olmuyor, niye olmuyor bilmiyorum…

Ama uyuşturucu kullanmaya başlayan çocuklar onu almak için bulamadıklarında ise suça yöneliyor…

Yine bulamazsa bu seferde çok daha fazla zarar veren maddeler kullanmaya başlıyorlar…

Bundan birkaç yıl önce sokak ortasında elinde şişe kolonya içe içe giden bir gençle karşılaşmış şaşırmış ama çok da üzülmüştüm…

Niyedir bilmem ama bulunduğum ortamda kolonya kokusu varsa nefesim daralır, nefes alamam, mutlaka o ortamdan dışarı atarım kendimi, o kadar ağır gelir kolonya kokusu bana…

Benim kokusuna dayanamadığım kolonyayı daha 20-21 yaşlarında bir genç içiyordu…

Çevirdim yolundan, bir süre sohbet ettik ama mümkünatı yok vazgeçmeyeceğini söyledi içmekten…

Ne kadar tedavi yöntemi söylediysem reddetti…

Ama geçtiğimiz Cuma akşamı karşılaştığımız manzaraya nazaran bu olay çok hafif bir olaymış…

Cumayı Cumartesiye bağlayan gece ekipçe toplaştık ve halı saha maçına gittik…

Maç çıkışı baklavalar yenildi, kolalar içildi sonrada bu yediklerimizi biraz eritelim diye zafere çıktık biraz dolaşmak ve hava almak maksat…

6-7 kişiyiz…

Zaferde biraz turladık… Gece 00.30 civarı ama hala hareketli…

Kültür Parkın içerisini de turladık ve kütüphanenin orada birkaç çocuğun garip bir şekilde eğlendiğini fark ettik…

Değişik hareketler, farklı farklı sesler çıkartarak bağıra bağıra gülüşüyorlar…

3 çocuk 11-12 yaşlarında üçü de…

‘Selamün aleyküm gençler, iyi eğlenceler’ diye giriş yaptık ve hemen çaprazlarındaki banklara oturduk…

İçlerinden bir tanesi hemen yanımıza geldi ve ‘abi bi dal sigaranız var mı?’ dedi…

‘Yok’ dedik ve muhabbet başladı…

Cebinde bir kabarıklık vardı çocuğun…

Daha yaşının çok küçük olduğunu, sigara içmemesi gerektiğini biraz şakayla karışık anlatırken çocuk banka oturarak cebinden bir şişe çıkarttı…

Daha doğrusu bir kutu…

Çakmak gazı kutusu ve çekmeye başladı…

‘Ülen sen napıyon, o ne, ne işin var onunla’ derken çocuk kafayı kaldırdı, yüzü acayip bir şekil almış korktuk…

İyi misin? Falan diye çocuğu kendine getirmeye çalışırken az ileriden diğer çocuklar seslendi, ‘Abi bırakında kafasını yaşasın çocuk’ diye…

‘Kafa yaşamak’ nedir  ya…

Sonra çocuk yavaş yavaş kendine geldi ve muhabbete tekrar döndük, ‘Oğlum sen napıyon, ne çekiyon böyle?’ diye sordum…

‘Çakmak gazı abi, kısa ama acayip kafası var’ dedi…

‘Bu yaşta derdin ne oğlum, nasıl başladın’ falan derken,

‘Abi hayat işte, napalım alıştık bir kere’ dedi ama aldığım cevap beni iyice sinirlendirdi,

‘Ülen şerefsiz senin anan baban yok mu? Bu yaşta ne alışkanlığı?’ diye bi çıkıştım tabi bu esnafa arkadaşlardan bir tanesi fotoğraf çekiyor…

‘Görüntü çek’ demeye kalmadı ‘aman abi çekmeyin’ dedi ve ayaklandı…

‘Otur lan şuraya, hem suçlu hem güçlü’ demeye kalmadı küfür ede ede diğer arkadaşlarının yanına geçti ve bizden biraz uzağa oturdular…

Polisi arayalım, aramayalım derken, ben bahtsız bedevi kendimi biliyorum ararım şimdi bir sürü olay olur…

‘Ben aramam biriniz arayın’ dedim…

Arkadaşlardan bir tanesi aradı polisi ve durumu iletti…

Derken aradan bi 10 dakika geçti çocuklar kalktı ve gitti ama biz beklemeye devam ediyoruz, bir taraftan da hallerine acıdığımız çocukların durumunu değerlendiriyoruz..

Aradan bi 20-25 dakika rahat geçti bir polis otosu geldi ve yanımıza durdu…

Aynen aktarıyorum;

‘Hayırdır gençler, ne içiyorsunuz, esrar mı çekiyorsunuz, eroin mi?’

Selamsız sabahsız sorulan ilk soru… Artık dışarıdan nasıl bir intiba bıraktıysak polislerde…

Neyse ben en köşede sessizce aradaki muhabbeti izliyorum…

- ‘Yok abi biz değiliz.’

- ‘Siz ne arıyorsunuz bu saatte burada?’

(Sokağa çıkma yasağımı var bizden habersiz yürürlüğe giren, diye soracan olmayacak OHAL’deyiz sonuçta)

- ‘Abi sizi arayan biziz zaten, çakmak gazı çeken çocuklar vardı onları ihbar ettik ama siz gelene kadar gittiler. Fotoğraflarını çektik’

- ‘Getirin bakalım bi kimlermiş?’

Cep telefonuyla fotoğrafları çeken arkadaş polis otosunun camına yaklaşarak fotoğrafları gösterdi…

‘Bizim çocuklardan değil bu… Allah Allah, bunlar yenişmiş… Bizim buraya takılan çocuklar var onlar sanmıştık değillermiş… Ne tafra gittiler?’ diyerek son bir konuşmanın ardından araçlarıyla birlikte bizim gösterdiğimiz yönün tam tersine ilerleyerek gözden kayboldular…

Polislerin tutumu, davranışı, yaklaşımı, direk esrar-eroin kullanmakla suçlaması, geç gelmesi, o saatte dışarıda olmamamız gerektiğini ima etmesi, çocukların yaşlarının küçüklüğüyle ilgilenmemesi gibi gibi gibi bir sürü takınılması gereken durum varken olayın farklı noktalara gitmesini istemiyorum…

Kitap okuması top oynayıp gülüp eğlenmesi çocukluğunu yaşaması gereken yaşta çocukların elinde çakmak gazı…

Onlara o zehirleri verenler o zehre alıştırıp içirenler utansın desem de zaten utanacak olsalar bu şerefsizliği yapmazlar.

Çocuk kalbi ne kadar acımasız olsa da bir yerde de saftır…

Bir çocuğa onu verirken överek anlatırsan iyi bir şey olduğunu düşünür, kötü olduğunu bilse bile bir şekilde kafası karışır yine alır.

Ve anneler babalar…

Çocuklarınızı ne kendinizden uzaklaştıracak, sokaklardan medet aratacak kadar sıkın,

Ne de psikolojisi bozulmasın ayağına haddinden fazla özgür bırakın…

Her şeyin azı karar çoğu zarar.

Yazıktır günahtır, çocukların geleceği ile oynamak yeni neslin yok olmasını sağlamaktır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık