• 02 Şubat 2018, Cuma 7:38
HasanHüseyin KARA

Hasan Hüseyin KARA

Bu bolluk nereden geliyor?...

‘Devletin malı deniz; yemeyene ne dersiniz?’

Hepimiz biliriz bu sözün aslını, neden söylendiğini hepimiz biliriz!..

Atalarımızın kelime oyunlarıyla bize ders vermeye çalıştığı derin anlamlar içeren bi atasözü…

Şimdi, devlet bir toplumun varlığını belirleyen temel yapıdır.

Fertlerin mutluluğu devletin güçlü olmasıyla ölçülür.

Devletine karşı sorumluluğunu yerine getirmeyen toplum üyelerinin devleti de olmaz.

Çünkü devletin varlığı fertlerin katkılarıyla olur.

Bu varlıkta her ferdin hakkı vardır.

Devletin varlığını kullanmak yetkisine sahip olanların, bu varlığı en iyi bir şekilde kullanmaları, temel görevleridir.

Devletine karşı büyük saygısı olan Türk toplumu, gerektiğinde uğruna canını feda etmekten kaçınmaz, bunu hepimiz yaşadık gördük...

Devletinin varlığını bitmez tükenmez bilip, bu varlıktan kişisel çıkar sağlamak, hiçbir Türk’e yakıştırılamaz.

Bunu anlatmaya gerek yok zaten…

Bence yok çünkü zaten 4 tarafı düşmanlarla çevrili bir coğrafyada yaşıyoruz…

Tüm dünyanın gözü üzerimizde ve bizim en ufak bir sendelememizde üzerimize çekirge sürüsü gibi üşüşmeyi bekliyorlar…

Geçtiğimiz hafta bir yazı yazmıştım “Belediyeden ‘vatşap, matşap’ uygulaması” diye…

Büyükşehir Belediyesi ‘Park ve Bahçeler’ Müdürlüğünde yol temizliği, orta refüj temizliği, çiçek ekimi ve bakımı işi yapan kadınlarla alakalı, koordinasyonu sağlamak için, çalışanları yönlendirmesi için görevlendirilen bir çavuşun yersiz ve gereksiz ‘akıllı telefon’ isteğini sizler paylaşmıştım.

Ertesi gün Konya Büyükşehir Belediyesi Daire Başkanı ve Park ve Bahçeler Şube Müdürümüz Ceylani Kılıç bey aradı ve konuyla alakalı bilgi verdi…

Konunun Belediye ile Park ve Bahçeler Müdürlüğüyle hiçbir ilgisinin olmadığını, bu şekilde çalışan 16 ekibin olduğunu ve bu ekiplerden sadece bir tanesinin başındaki Çavuş’tan böyle bir talebin olduğunu öğrendiklerini ve hemen müdahale ettiklerini öyle bir isteğin söz konusu dahi olamayacağını söyledi.

Mutlu oldum çünkü kadınların çalışması zaten zorken birde üstüne bu tür zorlukların yaşanmasının üzücü olduğunu ilettim.

Çalışan kadınlar konusunda çok hassas olduklarını söyledi Ceylani Kılıç bey…

Özellikle o birimde çalışan kadınlar için özel imkanlar sağlandığını, her kadının servisle kapısının önünden alındığı ve yine kapısına bırakıldığını, kadınlara karşı belediye olarak pozitif ayrımcılıkta çok ciddi başarı gösterdiklerini anlattı…

Müdürüme teşekkür ettim beni bilgilendirdiği için,

Zaten bu köşeden daha öncede söylemiştim kadınların çalışmasına destek olan kim olursa olsun en büyük desteği benden görür…

Rahmetli Neşet Ertaş'ın ‘Kadınlar insandır, erkekler insanoğlu’ sözünü çok kullanırım… Çok doğru bir sözdür...

Kadınları kısıtlarsak, kapatırsak, okumalarına, çalışmalarına izin vermezsek daha güçlü bir Türkiye bulamayız…

Bir tek densiz için koskoca bir Birimi, Müdürlüğü, Belediyeyi itham etmenin ne kadar yanlış olduğunu anladım…

Bu hafta içerisinde bir akşamüzeri işin en cafcaflı saati kafa iyice dumanlanmış…

Biraz hava alayım kendime geleyim diye kapının önüne çıkmışım…

Kafayı dağıtayım diye öyle bir nefes alayım istemiştim ki civarda park etmiş bir kamyon gördüm, kasasına ek bir römork bağlı ve üzerinde bir makine…

Ne olduğunu bilmiyorum ama kamyon çalışır vaziyette ve içinde kimse yok…

Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçelere ait bir kamyon…

Kamyonun ön camında bir yazı yapıştırılmış ‘Görevli Hizmet Aracı’ diye…

Şaşırdım neden aracı çalışır vaziyette bıraktılar ve gittiler diye…

Saat 16.58…

Biraz merak ettim; kim gelmiş, niye gelmiş, neden aracı bu şekilde açık ve çalışır vaziyette bırakıp gitmişler diye…

3 dakika, 5 dakika derken üşüdüm girdim içeri ama camdan seyrediyorum ne zaman gelecekler diye…

10 dakika oldu kimse yok 15 dakika oldu yine kimse yok…

Sinirlenmeye başladım, sonuçta bu milli servet… Bu çalışan kamyonun mazotu devlet tarafından yani doğal olarak bizler tarafından karşılanıyor…

Çalışır vaziyetteyse eminim içerisinde klimada çalışıyordur… 20 dakika geçti hala gelen giden yok…

Kendi kendime söylenmeye başladım, ülke olarak büyük bir operasyon gerçekleştiriyoruz, Mehmetlerimiz bu millet için, devlet için, bu vatan için ölümüne savaşıyor, bizimde tek bir kuruşun hesabını yapmamız gereken bu zamanda bu ne vurdum duymazlık diye…

Ki saat 17.23’te iki kişi koştura koştura kamyona bindiler, birisi telefonla konuşuyordu ve alelacele bastılar gaza ve gittiler…

Öncesini bilmiyorum, ne zaman geldiler, kaç dakika oldu geleli ama benim ilk gördüğüm anla, gaza basıp yola çıktıklar an arasında tam 25 dakika var…

25 dakika boyunca bu kamyon holdur holdur çalıştı… Çatır çatır benzin yaktı… Kliması da açıksa zaten üstüne onu da eklediniz mi, ‘Abi noluyor ya’ diyor insan…

Zaten dünyanın en pahalı benzinini kullanan ülkeler arasındayız, bu müsriflik nedir?

Tamam haklısınız bu yapılandan birim amirinin, müdürünün, başkanın nereden haberi olacak, yada ne yapabilirler?

Ama sormadan da edemiyorum

Bu bolluk nereden geliyor?...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık