• 13 Ekim 2018, Cumartesi 9:28
FatmagülKIZMAZ

Fatmagül KIZMAZ

TİCARETE GEL…

Alın verin ticarete can verin. Bir dönem çocukların diline bile dolanan bu cümle ile ticaretin önemine vurgu yaptık ülke olarak. Tüm reklamlarda, afişlerde, televizyonlarda yayınladık bu sloganı. Tabi sosyal medyada da etkili idi. Ha kötümüydü hayır, gereksiz miydi hayır. Ülke olarak ekonomimizin karışık olduğu bu dönem de ticaret bizim için hala önemli mi evet önemli. Ama benim sizlerle paylaşmak istediğim konu tam olarak bu değil. Alış verişin internet üzerinden de kolaylıkla yapıldığı bir teknolojiye sahibiz artık. Dünyanın öbür ucundaki bir ürünü bakıp görüp sipariş ediyoruz kapımıza kadar getiriyorlar. Hal böyle olunca tabiri caizse ıncığı cıncığı internetten alır olduk. Hatta çoluk çocuk tak tak iki dakikada istediğini alıyor. Bir örneği de Ankara’da yaşandı. Ama maalesef eften püften bir alış veriş değildi. 2000 doğumlu iki çocuk. Teknolojinin kolaylığından faydalanarak internet üzerinden alış veriş yapıyorlar. Fakat aldıkları sürekli savaş oyunları oynayarak etkilendikleri pompalı tüfek.

Nasıl bir sistem var tam bilmiyorum, yaşlarından dolayı böyle bir alış verişi nasıl gerçekleştirdiler karşı taraf bu iki çocuğa satışı nasıl onayladı muamma. Ya da kargo şirketi bu silahı nasıl ve neye dayanarak taşıyıcılık yaptı en önemlisi de iki çocuğa bu silahı nasıl teslim etti akıl erdiremedim ben. Alan suçlu, fakat çocuk, satan suçlu, taşıyan suçlu, teslim eden suçlu. Olay baştan sona suçlularla dolu. Hele ki; olayın vardığı noktaya bakılırsa suçlu aramayı da bırak yürekler yangını.

Bu iki çocuk ailelerinden habersiz aldıkları silahla bir parkta her zaman oynadıkları savaş oyunlarının hareketlerini yapmaya başlamış. Fakat ellerinde ki gerçek bir pompalı, birazda oyunda ki gibi heyecana kapılmış olmalılar ki; yaptıkları şakayla karışık hareketler sonucu silah ateş alıyor. Çıkan kurşun parktaki bir kadının yaralanmasına sebep oluyor. Çocuklar olayın şoku ve korkusuyla parktan kaçarak uzaklaşıyor. Fakat daha sonra tahminimce aralarında bir suçlu ararken tartışmaya başlıyorlar. Tartışmanın sonucu ise daha ağır. Çocuklardan biri, bir diğer arkadaşını aynı silahla vuruyor. Yine tahminimce olayın verdiği korku ve şokla bir de en yakın arkadaşının katili olma psikolojisiyle kendisine de ateş ediyor. Ve acı tablo. Maalesef iki çocukta hayatlarını kaybediyor. Aileler perişan yürekler yangın yeri. Sebebi ise savaş oyunları, internet alışverişi. Yani bana göre durumun özeti bu. Çocuklarımızı bilgisayar başında büyütüyoruz. Oynadığı oyunlar, genelde savaş, dövüş, kan, bıçak, silah üzerine kuruluyor. Bunlarla hafızalarını doldurduktan sonra da iki tıkla ulaşılan silahlar, bıçaklar. Klavye başında yaptıklarını gerçek hayatta da normalmiş gibi denemeye kalkınca da canlar can alır hale geliyor.

Şimdi buna ticaret denir mi?

Evet denir; ortada bir mal var ve para karşılığı satılıyor. Ama satış internet üzerinden. Kime, neye, ne için satıyorum derdi yok. İki tık, hop ürün satıldı. Ee al sana ticaret, al sana slogan. Alın, verin ticarete can verin.

Ama slogan maalesef hep aynı kalmıyor işte. Bilinçsiz, bilgisiz, dikkatsizce yapılan ticaretle yılların sloganı “Alın,verin toprağa can verin” oldu. Ticarete can verelim, ekonomiye destek olalım, yok cebimiz para görsün derken toprağa can gömmeyelim.

Canınıza, canlarımıza sahip çıkalım, ticaretin de adabının olduğunu unutmayalım.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık