• 27 Ekim 2018, Cumartesi 10:16
FatmagülKIZMAZ

Fatmagül KIZMAZ

TEPKİ GÖSTERMEDİ O ZAMAN HAK ETTİ!

Maalesef ki ülkemizde adaletin yine adaletsiz olduğunu ispat eden olaylar yaşandı. Antalya’da yaşanan bir olay, bu düşünceyi sahiplenmemin sebebi. Yaşanan olay oldukça ağırken bir de olay sonucunda aksettirilen düşünce ve kararlar yıkım sebebi insanlık için. Olaydan sizlere bahsederek düşünceleriniz şekil bulmasına aracılık edeyim lafı uzatmadan.

Antalya’da bir çocuk, daha 9 yaşında bir çocuk ağır bir travma yaşamış, daha doğrusu yaşamak zorunda bırakılmış. Bunu yaşatan kişi hadi bilin bakalım kim?

Tahmin ettiğiniz üzere yine aile içerisinden biri. Teyzesinin oğlu, yani kuzeni. Askerden gelmiş, 25 yaşında bedenen olgun ama zihnen sıfır biri. 9 yaşındaki çocuk, babası ile birlikte teyzesinin evine gidiyor. Ne kadar süre sonra yada hangi şartlarda detayını bilmiyorum ama; bir ara 25 yaşında ki beyni olup beyinsizliği tavan yapmış kuzeni ile bir odada yalnız kalıyor. Bu yalnızlığı fırsat bilen vicdansız şahıs çocuğu istismar ediyor. Bunu yapan her kişiliksiz (diyeyim ben siz dilediğiniz kelimeleri kullanabilirsiniz bu ve bunun gibi şahıslar için) gibi bu da çocuğu tehditle, korkutmayla susturmayı da ihmal etmiyor. Zaten karşısında ki 9 yaşında bir çocuk. Üzerine yürüyüp "höd" desen zaten orada dona kalır ve ağzını bir daha açmaz. Bir de bu höd olayını onu istismar eden bir caninin yaptığını düşünürsek çocuğun ağzını açmamaktan başka çaresi yok demektir.

İstismar edilen çocuk tehdit edildikten sonra çaresizce susuyor ve olayı kimseye anlatmıyor. Fakat başka bir gün bu şahıs aynı çocuğu arabada yalnız kaldıkları bir arada yine taciz ediyor. Bu sefer çocuk yaşadıklarını babasına anlatıyor. Çok şükür anlatabilmiş yine susmayı tercih etmemiş. Olayı öğrenen baba soluğu karakolda alıyor. Şahıstan şikayetçi oluyor ve dava açılıyor. Yani olması gerekenler oluyor. Çocuğun ifadesi alınıyor ardından da rapor tutuluyor. Bu raporda çocuğun söylediklerine itibar edilebileceği yazıyor. Yani açıkça çocuk doğru söylüyor deniliyor. Ama olmaması gerekenler de oluyor maalesef. Mahkeme de taraflar ve avukatlar yerini alıyor. Malum kişi de tabi ki suçlamaları kabul etmiyor. Bunlar her zaman olan bilindik şeyler. Bizi asıl şok eden adalet adaletsizlikle mi besleniyor dedirten olay. İddia tarafı sanığın tutuklanmasını talep ederken, savcının şu mütaalası salondakileri şaşkına çeviriyor.

"Mağdur küçük N.’ye yönelik eylemlerin diğer aile yakınlarının bulunduğu ortamda gerçekleşmiş olması, bu durumda anlatımın soyutta kaldığı, eylem sırasında ve/veya hemen sonrasında tepki göstermesinin de düşünülmesinin gerektiği, yönlendirilmesinin mümkün olması karşısında üzerine atılı cinsel istismar ve basit tehdit suçlarından cezalandırılmasını gerektirecek kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediği anlaşılmıştır." şeklinde.

Adalet yerini bulsun diye bekliyoruz ama ne yazık ki nafile.

Bakalım bir sonra ki duruşmada ne olacak nasıl bir  karar verilecek merakla bekleyeceğim. Çocuğun babasının ise isyan dolu cümlelerinden bir tanesini paylaşacağım sizlerle vicdanınızı dinlemenizi isteyeceğim.

Baba: benim çocuğum ölümle tehdit edildikten sonra neyin tepkisini verebilecekti k? Savcının "tepki" vermedi diye tutuksuz kalmasını istediği şahıs kızıma tecavüz edip cesedini bir yere gömdükten sonra mı tutukluluğuna karar verilip suçlu olduğu kabul edilecekti. Benim çocuğumun ölmesi mi gerekiyor haklı olabilmesi için…!

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık