• 20 Nisan 2019, Cumartesi 9:45
FatmagülKIZMAZ

Fatmagül KIZMAZ

SÖYLEYENE KADAR YAPMAK LAZIM…

Hepimizin farkında olmadan ortak yolları izleyerek yaptığı şeyler var hayatta. Bunlardan bazıları başkalarını yönlendirmek, fikir vermek, nasihat etmek gibi konular. Yani iç ses olmak başkalarına ya da tecrübeleri aktarmak. Fakat bunları yaparken ne kadar doğru yapıyoruz acaba. Birilerini uyarırken ya da yol gösterirken kendi hayatımızı gözden geçiriyor muyuz.Evet geçmişte yapılan hataları fark etmek ve hatadan ders aldıktan sonra tekrar etmemek kaydıyla başkalarına nasihat verebiliriz. Fakat yanlış olduğunu bildiğimiz halde ya da bize göre yanlış olmadığını savunduğumuz halde başkasına uyarı yapmak ne kadar ciddiye alınabilir ki.  Bunların en başında gelen ebeveyn ve çocuk ilişkileri. Mesela çocuk sigara kullanmaya başlıyor ve anne ya da babadan uyarılar, azarlar, kötü sonuçlarından bahsetmeler arka arkaya geliyor. Sonuç çocuk dönüp tek cümle kuruyor. Ama sende kullanıyorsun…

O nokta da istediğin kadar kötü bir alışkanlık olduğunu istediğin yöntemle anlatmaya çabala, çocuk yine aynı sonuca ulaşacak. Ben yandım sen yanma diye feryat et istersen, çocuk seninde kendinin de yanacağına asla inanmayacak. Çünkü çocuk söylediklerinin aksine yaptığınla savunacak kendini. Sadece kötü alışkanlıklarla da sınırlı değil ki bu. Bir çocuk tek gelecektir. Yarınlarımızdır. Bir çocuğu yetiştirmek sadece yedirip, içirip, okutmakla olmuyor. Bu çocuk senin hamurum. Sen ne şekil verirsen gelecek o şekle bürünecek demektir. Bir bitki yetiştirmiyorsun ki sağını solunu budayıp dimdik, dümdüz olsun. Bir hayvan eğitmiyorsun ki ödül olarak mama verince kuyruk sallayıp mama için her dediğini yapsın. Sen bir gelecek yetiştiriyorsun ve bu gelecek dünyanın en üstün canlısı. Sen daha A derken bu insan önüne hayaller, hayatlar, alemler serer geçer. Deriz ya hani leb demeden leblebiyi anlamak diye. Aynen öyle  işte. Bu leb den leblebiyi anlayan çocukları yetiştirmek büyük sorumluluk vesselam. Bir baba eşine bir kere bile sesini yükseltse, şiddet uygulasa süper beyinler kayıt altına alıyor. Otomatik olarak ilerleyen yaşta annelere ses yükselten, söz hakkı tanımayan ve ne dediğini önemsemeyen çocuklar yetişiyor. Bu kayıt şansını çocuklara verdikten sonra istediğiniz kadar dil dökün anneler kutsaldır, kadınlara şiddet uygulanmaz diye. Hepsi boşa çünkü çocuk bunu senden, babadan bizzat gördü ve duydu. Sen yapabiliyorsan onunda yapmaya hakkı olduğunu yazdı bir köşeye. Dilin söylediği bir kenara artık çünkü görüntü ortada. Aynı sorumluluk annede, büyük annede, büyük babada, kardeşte. Yaşı büyük olan, bir model, örnek olan herkeste. Çünkü bir birey ailede doğar ve yetiştirilmeye başlar fakat etrafındaki herkesten bir şeyler alır. Haliyle bu da etrafındakilerin sözünden çok hal ve hareketlerin örnek olması demektir. Yani bizler istediğimiz kadar mükemmel, başarılı bir çocuk yetiştirmeye çalışalım eğer biz mükemmel olmak için çalışmıyor ve davranmıyorsak o iş yaş. Çocuk duyduğuna değil gördüğüne eğiliyor. Ne derseniz deyin hareketler her zaman sözlerden önce geliyor.

Çocuğa arkadaşlarınla iyi geçin demeden önce bir bakalım kendimize iyi geçiniyor muyuz. Arkadaşımızın yüzüne gülüp arkasından söyleniyorsak o çocuk arkadaşla iyi geçinmenin, yüze gülüp arkadan iş çevirmek olduğunu çoktan görsel hafıza kaydetti geçmiş olsun. Yemek yerken ağzını kapat diyen bir ebeveyn misafir yokken bu davranışı sergilemiyorsa geçti o iş o çocuk yine kayıtta idi maalesef. Kırdığı bir vazoyu başkalarına anlatırken ben kırmadım dediyse oda gitti. Çocuk yalan söylemeyi de uygulamalı olarak gördü ve öğrendi. Hayır denilen bir konuda ısrarcı olup sonucunu tartışmaya kadar uzatan biri varsa model olarak, artık çocuğa hayır demenin de bir anlamı yok kayıt alındı çoktan. Yere çöp atan bir büyükten sonra öğretmenler istediği kadar okulda mıntıka temizliği yaptırıp yere çöp atılmaz desin ilk kayır farklı idi onun için arkanızı döndüğünüz an çocuk çöpü yere atacak maalesef. Yere tükürme, insanları rahatsız edecek davranış ve seslerde bulunma, büyüklere saygılı ol, kurallara uy, esnerken ve hapşırırken ağzını kapa, tuvaleti temiz bırak, burnunu karıştırma, dişlerini fırçala, eve gelince el ve ayaklarını yıka, hayvanlara eziyet etme, hırsızlık yapma, başkalarının eşyalarına zarar verme, başkalarının canını yakma, kötü söz kullanma, her şey için mızmızlanma, bir şey yapmak için şart koşma gibi gibi daha binlerce şey sıralayabiliriz. Çocuğumuzu eğitirken kullandığımız cümlelerden. Fakat bunları kendimiz uygulamıyorsak üzgünüm ki hepsi çöp. Hepsini atın gitsin. Çünkü söylenen değil yapılandır örnek davranış. Sözle Alim olunmaz. Ama Alim sözle imtihan olur. Bu yüzden diyorum ki söyleme… Söyleyene kadar yap….


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık