• 26 Ocak 2019, Cumartesi 9:42
FatmagülKIZMAZ

Fatmagül KIZMAZ

PEŞİN HÜKÜMLÜ OLMAYALIM…

Öyle bir kıvama geldik ki bırakın gözle görmeyi kulakla duymayı en ufak bir imada bile hemen hüküm veriyoruz. Doğruluğu yanlışlığı hiç önemli değil. Tam anlamıyla canımız ne istiyorsa nasılı işimize geliyorsa öyle düşünüyor ve düşündürüyoruz.Her şeyin kötüsüne yanlışına programlamışız kendimizi. İyisinin doğrusunun olma ihtimali yok gibi.Her şey bizim bildiğimiz kadar eksiği fazlası kimi kasar. Biz bir şeye kötü diyorsak o kötüdür iyi niyet bizler de ne arar. Genel olarak bu haldeyiz gördüğümüz duyduğumuz her şeyde kötü art niyet arar olduk. Yaşam şartlarının zaten ağır olduğu zamanlarda bir de birbirimizin psikolojik şartlarını ağırlaştırıyoruz. Hiç düşünmeden empati yapmadan şamarı yapıştırıyoruz insanlığımızın bencilleşmiş yüzüne. Belki de insanlığı hayat şartları değil de hayatın şartlarını bu kadar zorlaştıran insanların ta kendisi yoruyordur. Bence böyle oluyor. Biraz iyi niyet biraz empati hayatımıza dahil edilse daha ferah olacağız. Ama mesele bunu yapabilmekte işte. Biz bu işlerde bir hayli beceriksiziz. İyi niyet olunca el ayak birbirine giriyor vücut bu davranışları kabul etmiyor yan etkilerin ardı arkası kesilmiyor. Kendimizi resetlesek de bize hakim olan düşüncelerimizi silkeleyemiyoruz. Peşin hükümlü olmayı çok sevmişiz biz insanlık olarak. Olaya yorumumuzu yaparız peşin peşin hükmümüzü de veririz ondan sonra dünya yansa karar düşmez, kararımızın doğruluğunu savunarak bin bir türlü senaryolar da yazarız. Çünkü karar çıkmıştır bir kere geri dönüşü yoktur. İtirazlar kabul edilmez itiraz edenlerinde düşünce akışına yayın akışına müdahale edilir gibi edilir. çünkü bir şey yanlış yada kötü hükmünü aldıysa herkes için öyle olmalıdır. Bu hükme herkes inanmalı ve kötü olduğunu kabul etmelidir.

Oysa asıl yanlış budur zaten. Peşin hükümlü olmak, düşünce özgürlüğüne baskı kurmak, empatiyi hayatımızdan çıkarmak en büyük yanlış. İnsanlığı çıkmaza sürükleyen en sağlam ilişkileri bile yok eden en gizli silahtır. Küçük bir hikaye ile bu durumu izah etmeye çalışayım. Gerisi sizin empati anlayışınıza kalıyor artık…

Küçük bir çocuk elinde ki iki elma ile evin içinde dolaşıyormuş. Çocuğu ve elmaları gören anne çocuğunu yanına çağırarak elmalardan bir tanesi istemiş. Bunun üzerine çocuk hızlı bir şekilde önce birini ardından diğer elmayı ısırmış. Bunu gören anne tebessüm etse de içinde bir acı hissetmiş. Çünkü biricik evladı ona elmayı vermemek sahiplenmek adına ikisini de ısırmıştı. Üzüntüsünü belli etmese de kırılan anne tebessüm etmekten başka bir şey diyememiş. Fakat ardından çocuğun kurduğu cümle anneyi daha da üzmüş. Çünkü anne baştan peşin hükümlü olmuştu ve çocuğunun iyi niyetini görememişti. Çocuk elmaları ısırdıktan sonra tebessüm eden annesine bir tanesini uzatarak al anne bu daha tatlı demişti….

İşin özü kim olursak olalım ne kadar tecrübeli olursak olalım yargıda bulunmayı olabildiğince geciktirelim. Açıklama yapması için karşımızdakine fırsat verelim. Ve asla peşin hükümlü olmayalım.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık