• 08 Aralık 2018, Cumartesi 9:56
FatmagülKIZMAZ

Fatmagül KIZMAZ

NEŞENİN KERAMETİ NEREDE?

Geçmiş zamanlarda bir ülkenin, her ülkede oldu gibi bir kıralı varmış. Fakat bu kral son zamanlarda kendini iyi hissetmeye başlamış. Bu hali o kadar kötüye gitmiş ki tüm ülke kralın hastalığıyla çalkalanmaya başlamışTüm saray halkı nerede şifacı, hekim, sihirbaz, büyücü varsa saraya getirip kralı tedavi etmesini istiyormuş. Saraya gelen bu kişiler kendilerince bildikleri tüm yöntemleri kralı iyi etmek için deneseler de bir türlü kralın derdine dermen olamıyorlarmış. Saray halkı başka ülkelerden getirdikleri hekimlerin bile kralı iyileştiremediğini görünce ümitsizliğe kapılmış. Ve kralın yakın zaman içinde son nefesini bu asık suratla, umursamaz halleri ile vereceğini düşünmeye başlamışlar. Tam bu ümitsizlik içinde kara kara düşünürlerken bir fısıltı kulaktan kulağa saraya kadar gelmiş. Bu çığ gibi büyüyen fısıltıya göre kral neşeli birinin gömleğini giyerse mutlu olacakmış ve iyileşip sağlığına kavuşacakmış. Saray halkı bu kulaktan kulağa yayılan sözleri son çare olarak görmüş ve denemeye karar vermiş. Kralın şifa bulma ihtimali olan her şey denemeye değermiş onlar için. Bu sebepten kralın tüm askerleri ülkenin her yerini alt üst etmeye başlamış. Dağ taş , dere tepe demeden karış karış ülkeyi gezip neşeli birini aramaya koyulmuşlar. Gittikleri her yerde insanlar yaşam mücadelesi ev, bağ, bahçe, çoluk çocukla uğraştığı için neşeli birini bulan olmamış. Fakir olan karnını doyurma derdinden neşeyi unutmuş, zengin olan zenginliğini artırmak uğruna neşeden bir haber kalmış. Tam aramaktan vazgeçmişler ki bir haber gelmiş, ülkenin en ücra yerlerinden birinde çok neşeli her şeyle yetinen, her şeye tebessüm eden bir adam yaşıyormuş. Bu duyan kralın adamları askerleri de alıp büyük bir heyecan ile bu neşeli adamı bulmak için yola koyulmuşlar. Tek istedikleri adamın sadece üzerinde ki gömlekmiş. Üstelik bunun içinde kese kese altın vereceklermiş. O gömleği kesin alacakları ve kralı iyi edecekleri ümitleri ile kasım kasım kasılarak neşeli adamın yanına varmışlar. Adama olan biteni anlattıktan sonra önüne bir sürü altın kesesi koyarak gömleğini istemişler. Neşeli adam bütün anlatılanları dinledikten sonra birde önünde ki altınlara uzun uzun bakmış. Askerlerin gömleği ver de gidelim demesinin üzerine neşeli adam altınları eliyle ittirerek veremeyeceğim demiş. Askerler bu duruma oldukça şaşırsalar da altınları az bulduğunu düşünerek önüne daha fazla altın kesesi koymuşlar. Adam gülümsemiş, askerler bu sefer verecek diye içleri tam rahat etmiş ki adam tekrar altınları istemediğini söylemiş. Askerler tekrar altın eklemişler, tekrar eklemişler derken adamın boyunu aşan altın keseleri olmuş önünde. Bu duruma dayanamayan kralın adamları sadece eski bir gömlek daha ne istiyorsun, istediğin ne ise onu söyle kralın bu gömleğe ihtiyacı var demişler.bu sözlerin üzerine neşeli adam kahkaha atmış. Kralın adamları buna çok sinirlenmiş. Adam kahkahası bittikten sonra derin bir nefes almış ve başlamış konuşmaya.  Kralın rahatsızlığına çok üzüldüm, dilerim ki en kısa sürede iyileşir. Kralın adamı hemen lafa karışıp gömleğini verirsen zaten iyileşecek ama vermemekte direnirsen sen canından olacaksın demiş. Bunun üzerine neşeli adam tekrar konuşmaya başlayarak, veririm vermesine neden vermeyeyim fakat deyince hemen karışmış yine lafa kralın adamı, sana bir gölek için keselerce altın verdik hala fakat diyorsun diye. Neşeli adam neşe ile konuşmasına devam etmiş. Fakat ben krala gömleğimi veremem çünkü benim gömleğim yok. O yüzden bu altınları size geri verdim ama siz her seferinde daha fazla altın verdiniz, beni dinlemediniz. Herkes duyduklarına çok şaşırıp inanamamış bir taraftan da kralın iyileşme umudunu kaybederek yerle bir olmuşlar. Buldukları tek neşeli insanında gömleğinin olmadığını duyunca kralın asla iyileşemeyeceğini düşünerek oradan ayrılmaya karara vermişler. Tam giderken neşeli adam her söze sabırsızlıkla karışan kralın adamına seslenmiş ve ona benim krala verecek bir gömleği yok. Ama kralda içinde olmak üzere herkesten daha neşeliyim. Görüyorum ki benden başka bir neşeli insan daha bulamamışsınız.kralın adamı yine kızarak adamın nispet yaptığını düşünüyormuş ki neşeli adam konuşmaya devam etmiş. Benim bir gömleğim bile yok ama neşem yerinde, kralın sarayları, askerleri, altınları kocaman ülkesi var ama neşesi yok. O vakit benden gömlek alamıyorsanız kraldan her şeyini alsanıza. Kralın adamları hem şaşırmış hem ne demek istediğini anlamamış. Neşeli adam ise açıklamış. Anlasanıza kral bolluktan çokluktan maldan mülkten bıkmış artık. Kese kese altını da olsa mutlu olmayı unutmuş. Bırakın kıral benim gibi gömleksizin teki olsun, tek derdi açlıktan guruldayan karnını susturmak olsun bakın görün o zaman neşesi yerine gelir. Mal mülk ile neşe kazanılmaz, dert tasa kazanılır. Hırsa kapılır hayatını kaçırır. Bırakın kral , krallığı değil insanlığını yaşasın..

Duyduklarına sonunda mana yükleyen bilen adamlar soluğu kralın yanın da alarak ülkesi ile ilgili hiçbir bilgi vermeden olan biteni anlatırlar. Duydukları kralın tebessüm etmesini sağlayınca herkes sevince boğulur. Kral ise tacını bir köşeye bırakarak yeniden mutlu bir insan olmanın neşesiyle sadece mutluluğun peşinde koşup ve ülkesine de mutluluk dağıtmış.

Bizim için de artık altını, sarayı değil gömleksizliği seçmenin vakti gelmedi mi insanlık olarak….

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık