• 21 Ekim 2017, Cumartesi 10:42
FatmagülKIZMAZ

Fatmagül KIZMAZ

MUŞULTUSU YETER!!!

 Bu iki kelimeden oluşan cümle ilk başta bana da çok anlamsız ve gereksiz gelmişti. Söylenildiğinde neyin anlatılmaya çalışıldığını anlayamamıştım. Ama daha sonra bu iki kelimeden oluşan cümlenin ,bir kadının verdiği huzurun paragraflarca yazılarak anlatılması yerine  en sade ve öz haliyle özetlediğini fark ettim. 

       Bu cümleyi yeni evli sayılan erkekten duydum. Aslında evlilikleri çok da isteyerek olmadı. Hatta belki de dışarıdan gelen baskılara dayanamadıkları için evlendiler. Yani mutlu , huzurlu ve isteyerek olan bir başlangıç değildi onların ki. Ama evlendikten sonra durumlar değişmeye başlamış bu çift için.En azından ben bu cümleyi duyup anladığım da durumların gerçekten de değiştiğini düşündüm.Çünkü evlendikten bir yıl kadar sonra adamın geçici görevi nedeniyle çiftin birkaç aylık bir ayrılığı oldu.Yakın çevre tarafından mutsuz oldukları düşünülüyordu zaten. Bu birkaç ay onlar için de çevredekiler için de çok da önemli değildi. Ama aslında ne kadar da önemli olduğu adam görevden dönünce  anlaşıldı.

     Adam görevden döndükten sonra sorulan basit bir soru.. Nasılsın ,birkaç ay da olsa kafa dinleyebildin mi ?sorusuna verdiği cevapla herkesin düşüncesinin ne kadar da yanlış olduğunu tokat gibi yüzlere vurdu. Adam ilk başta zor olduğunu eşinin yokluğunda mutsuz olduğunu dile getirdi. Karşıdan ‘birbirinize alışabildiniz mi ki ‘ diye iğneli bir laf daha geldiğin de  adam  ‘siz ne diyorsunuz  onun geceleri uyurken ki muşultusu bile yeter ‘ dedi.

      İlk başta çok bi anlamlandıramadım  ben bu cümleyi ama sonra anladım ki. Adam eşine öyle bir alışmış ve eşin de öyle bir huzur bulmuş ki , çoğu insanların hasta olunca veya eşlerden biri horlayınca bile tahammül edemeyip yatak ayırmalarına karşın bu adam ,gün içinde eşinde huzur bulma konusun da level atlamış ve geceleri eşi yanın da uyurken saatlerce onun nefes alış verişini dinleyip huzuruna huzur eklemiş. Uyuyamadım diye yakınmamış , kalp kırmamış , sitem etmemiş sadece dinleyip huzur bulmuş , şükretmiş. Yani adam istemediği bir evlilikten böyle bir sevgi elde edinmiş…

      Bir de kadının gözünden bahsedeyim bu evliliği. Oda istemeden evlenmişti sonuçta. Belli bir süre sonra adama isteğe bağlı olarak yüksek bir maaşla başka bir şehirde geçici bir görev teklif edildi. Bir hayli borçları olmasına rağmen kadın, zoraki  evlendiği eşine öyle bir alışmış ki , maddi olarak hayli rahatlatacak olan bu göreve eşinin gitmesini asla istemedi. Yani parayı değil eşini ,  sevmeden evlendiği  zaman la gönül dağının zirvesi yaptığı adamı seçti.

     Kısacası bu çiftin ilişkisi beni çok etkiledi. Huzurla başlayıp bitenlere inat , zorla başlayıp huzura , sevgiye ve saygıya doymayan bir hal aldılar…. Hepimizin böyle gönül  dağına zirve edeceği sevgi ve huzuru eksik etmeyecek sevenleri olması dileğiyle…

 

   

NOT: Paylaşılmasını dile gelmesini istediğiniz her konuda bizlere ulaşabilirsiniz.

Tel: 0332 321 87 70-71   


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık