);*} KÖY HAYATI MODA OLDU
  • 22 Haziran 2019, Cumartesi 8:36
FatmagülKIZMAZ

Fatmagül KIZMAZ

KÖY HAYATI MODA OLDU

Son yıllarda özellikle ünlülerin tercih ettiği köy hayatı moda oldu. Ünlülerin tercihi ile de hızla yayıldı. Fakat bu yayılma ünlülerden kaynaklı diyemeyiz. Tamamen şehirlerin yoğun, koşturmalı ve stresli oluşuyla alakalı. Eskilere bakınca şehirlere göç çok fazlaydı. İnsanlar köyde tarım ve hayvancılık dışı bir iş olmadığından yakınır, yaşlılıklarını düşünerek emekli olabilecekleri ve yılın on iki ayı düzenli maaş alabilecekleri bir iş istedikleri gibi aynı zamanda çocukları için iyi bir eğitim, düzenli bir hayat isterlerdi. Bu isteklerde köyde yaşayan insanların akın akın şehirlere gelmesine sebep oluyordu. Hal böyle olunca köylerde nüfus bir hayli düşmüş hatta ata toprağı bırakılıp gidilmez diyen yaşlı kesimlerden oluşan sayılı haneler kalmıştı. Bakılacak hayvan kalmadığı gibi tarlaları ekip biçecek genç nüfus da kalmamıştı. Bu göçler tarımı ve hayvancılığı oldukça zora soksa da insanlar şehir hayatına çabuk adapte olup tabiri caiz se rahata alışmıştı. Köyde ekip biçip yaz kış uğraşmaktansa şehirde sabah gidip akşam gelecekleri bir işe girip tarla tarla dolanmaktansa marketin manavın yolunu tutmayı tercih etmişlerdi. Her şey hazır her şey para ile hallediliyordu. Bu söylediklerim hepimiz için geçerli. Fakat son yıllarda önce otantik denilen sonra köy hayatı denilen bir moda çıktı ortaya. Ama bakınca anlaşılıyor ki bu bir moda değil temel ihtiyaç oldu bizler için. Şehirlerde koşturmalı bir hayat yaşamanın yanında bir de beton duvarların arasında sıkışıp kalmak, binlerce aracın arasında saatlerce trafikte can çekişmek, yaz kış yediğimiz içtiğimiz şeylerde hiçbir tat bulamamak eklenince haklı olarak doğal olanı seçiyoruz. Ne zaman bir fırsat hafta sonu, bayram tatili bulsak ya parklarda bahçelerde zaman geçiriyoruz yada ata toprağı dediğimiz köylerin yolunu tutup kendimizi doğaya bırakıyoruz. Ancak böyle enerji toplayabiliyoruz. Bu birkaç günlük kaçamaklarında tadı damağımızda kalmıyor değil. Rutin hayatlarını sürdüren ve yeterli imkanları olmayanlar için küçük kaçamaklarda oh bee dedirtiyor. Ama bu olayı moda haline getirenler maddi imkanları hayli olanlar ve sürekli göz önünde bulunan tanınmışlar oluyor. Nedeni çok basit. Kısıtlı imkanlarla birkaç gün kafa dinleyenlerin yerine geniş imkanlara sahip olanlar temelli yerleşiyorlar. Çiftlik kurup hayvanına bakıyor dönüm dönüm arazisine hem sebzesini, meyvesini hem bakliyatını ekiyor. Yani bildiğiniz köy hayatını organik bir şekilde yaşıyor. Bu tercihi yapan kişi bir de ünlüyse ve binlerce takipçisine küçük kareler paylaşıyorsa al sana modanın başlangıcı. Söz konusu moda olunca da büyük küçük herkesin gözü modaya kayıyor.

Bundan şikâyetçi miyiz tabi ki hayır. Keşke herkesin imkanı olsa da bu doğal hayatın içinde barınabilse. Ama maalesef bu imkanlar herkesin elinde değil. Ee ne yapsın imkanı olmayan stresli bir hayat içinde curcuna kalabalıkla betonlar arasında mı yaşasın. Hayır yaşamasın. Şehirler düzenlensin. Binalar bu kadar dip dibe, üst üste yığılmasın mesela. Elden gelen her yeşille dolsun. Siteler yapıp burun buruna bloklar olacağına bloklar arası ağaçlık alanlar olsun. On on beş katli binalar yerine en fazla üç katı görelim. Hele Konya’nın yüz ölçümünü düşünecek olursak neden bahçeli evler olmasın ki. Eski köhne diye kentsel dönüşüm yapılan yerlere koca koca binalar yapmak yerine neden müstakil evler yapılmasın. Göze batan eski evleri yıkarken aynı zamanda bahçelerinde koca koca ağaçlar da yok ediliyor yerine üç beş çimen oda birkaç ay sonra bakımsızlıktan sarı ot halini almış oluyor zaten. Yani betona mahkum ediliyoruz istemeden.

İşin özeti ise yıllar önce rahatlık, kolaylık, düzen diye köyden şehirlere kaçan insanları  nasıl bir şehir mantığına kapıldıysak bunaltarak şehirden köye kaçan insanlar haline getiriyoruz. Hem de köyde kolaylık, rahat, düzen huzur var diye. Resmen keser döner sap döner gün gelir hesap döneri yaşıyoruz…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık