• 31 Mart 2018, Cumartesi 7:51
FatmagülKIZMAZ

Fatmagül KIZMAZ

GÖZ GÖRÜYOR DA GÖNÜL DE KATLANMAK ZORUNDA KALIYOR

 

Aslında tam tersidir bu söz göz görmeyince gönül katlanıyor deriz. Ama bu durum da tam tersi oluyor. Göz görüyor görmesine de görmemezlikten gelip katlanmaya çalışıyor. Vicdan hiç rahat vermese de aman bana pisliği bulaşmasın diye vicdanını bastırıyor insanlar. Şimdi ne alaka diyeceksiniz belki ama bence çok alaka.

    Gençlerimiz bizler için en güzel gelecek, en kıymetlilerimiz, evlatlarımız en enlerimiz. Vazgeçip bırakamadığımız, çöpten sakındıklarımız. Varımız yoğumuz uğruna can vereceğimiz yaşama sebeplerimiz. Onlar bizim hayat kaynağımız var olmamızı adadığımız can parçalarımız. Tarifi olmayan sevgi ve bağlılık sembollerimiz. Ama öyle bir tuzak kuruyorlar ki para tacirleri evlatlarımızı bizden kopartıp canlarını ellerinden alıyorlar. Evet maalesef tüm ülke olarak savaşıp önlemeye çalışsak da kıyıdan köşeden kaçıp evlatlarımıza  bulaşan uyuşturucu tacirlerinden bahsediyorum.

    Küçük büyük demeden o karanlık kör kuyuya bir şekilde çekmeyi başarıyorlar ve bu çok can sıkıcı, çok can yakıcı… Emniyet güçleri sürekli takip peşinde sürekli çaba veriyorlar onların bu çabaları göz ardı edilemez elbet. Ama yetiyor mu maalesef yetmiyor işte. Pislik her yerde pislik ve içimize sızacak bir delik illa ki buluyor. Benim de şikayet ettiğim konu tam bu noktada devreye giriyor.

    Bu işin ticaretini yapanlar sadece sokaklarda, kafelerde ,park ve bahçe okul çevrelerinde değil maalesef evlerde de ailecek bu işi yapanlar var.  Emniyet güçleri sıradan bir aile olarak biliyor onları herkesin evini gözetleme şansları yok elbet ya etraftaki diğer evler konu komşu geçinenler. Onlar bilmiyor mu bal gibi de biliyorlar. Hem de gece gündüz çatır çatır satış yapıyorlar gencecik çocukları alıştırmışlar kapının önü hiç boş kalmıyor gelen tomar tomar para verip avucunun içine sıkıştırıp gidiyor diyorlar. Yani gece gündüz bu ticareti görüyorlar şahit oluyorlar sorsan da biz görmedik deyip kafalarını çeviriyorlar. Kendi çocuklarını o evden o evde yaşayanlardan uzak tutmakla yetiniyorlar da ya gece gündüz demeden o kapının önüne gelenler, onlar da bir ana babanın evladı değil mi onlarda bu ülkenin geleceği değil mi. Onlar bu kapıya gelince nasıl bir vicdansızlıkla kafalar çevriliyor. Onlar başkasının çocuğu imiş bide onlar alışmış zaten yapacak bir şey yokmuş. Olur mu böyle bir şey alışmış diye bir candan vazgeçilir mi hiç. Yanlış yapıyoruz toplum olarak hataya hata ekliyoruz bir ihbar telefonu bu kadar zor olmamalı bir adres vermek ten bu kadar kaçınılmamalı. Bugün başkası yarın sen, senin canın senin evladın. Göz göre göre ticaretini saklamamalıyız. Giden ev araba mal mülk değil, evlat, can yeri asla dolmayan candan öte can. İhbar ettiğimizi örgenseler ne bize ne çocuklarıma rahat vermezler başımıza bela olurlar dedi teyzenin biri. Haklı olabilirler ama ya sen şikayet ettikten sonra kurtulacak canlar, ya sana emniyetin sağlayacağı imkan ve korumalar ya da hepsini geçtim ihbar edenin gizli tutulması… bunlara da mı hiç basmıyor kafan polis gidip seni bu adam mı ihbar etti diyecek. Yapmayalım lütfen geleceğimizi korkulara ya şöyle olursa tereddütlerine sığınarak göz göre göre zehirlemeyelim. Bir ihbarla bin cana yardım edelim. Hayatlar üzerinden yapılan ticaretlere kazanılan paralara hep birden bir DUR diyelim.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık