);*} EVLAT OLMAK DA ZOR…
  • 29 Haziran 2019, Cumartesi 9:48
FatmagülKIZMAZ

Fatmagül KIZMAZ

EVLAT OLMAK DA ZOR…

Eskilerin bir sözü vardır ben çok severim. O söz şöyle; Evlat dediğin taşkın bir nehirdir, ne içilir nede vaz geçilir. Bu sözü muhtemelen evlatlarına kırılan, söz geçiremeyen anne babalar söylemişler, çok da güzel ifade etmişler duygularını.

Bu sözün yanı sıra çok beğendiğim bir söz daha var oda şöyle ; Ana baba olmak ayrı zor, zor ana babaya evlat olmak ayrı zor. Buda muhtemelen evlat sahibi olmuş ama ana baba olamamış kişilere söylenmiş bir söz. Ama ben hep bu sözü ilkine göre ikinci planda görürdüm. Sonuçta anne baba olmanın duygusunu  yaşayamayan, bu kutsallığı hissedemeyen kaç anne baba olabilir ki diye. Fakat son yıllarda ne kadar yanlış düşündüğümü görüyorum. Hakikaten öyle bir hal aldı ki insanlık anne babalığı olmanın bilincini kaybettiği gibi insani değerlerini de kaybetti. Bunun sıcak iki örneğini de dün haber bültenlerinde gördük üzülerek.

Birinci olay 11 yıl önce eşi vefat etmiş iki çocuklu 26 yaşındaki bir cani anneden geldi. Yaşadığı bir ilişkiden hamile kalan iki çocuk annesi kadın hamileliğini gizlemiş ve 5 gün önce evinin banyosunda tek başına doğum yapmış. Ardından bebeğin ağlama seslerini komşularının duymasından çekindiği için bebeği çatı katına çıkartmış ve üzerini halılarla örtmüş. Bir süre sonra tekrar çatı katına çıkıp bebeğe baktığında öldüğünü fark etmiş. Hayatının en büyük hatasını yaptığını düşünmesi gereken ve vicdan azabı çekmesi gereken kadın ise tüm canilik ve soğuk kanlılığı ile bebeğin cesedini siyah bir poşete koyarak çöp bidonuna atmış. Bebeğin cesedini ise belediyenin temizlik personeli çöp bidonunu boşaltmak için geldiğinde fark ederek polise bildirmiş. Yapılan incelemelerin ardından cani kadına ulaşılmış ve adli makamlarca tutuklanmış. Diğer iki çocuğu ise koruma altına alınarak çocuk evlerine yerleştirilmiş. Bu olay karşısında üzülmemek mümkün değil ama en azından diğer iki çocuk bu doğum yapabilen fakat anne olamayan kadının elinden kurtulmuş . bu biraz teselli sebebi…

İnci olaysa 57 yaşındaki bir adam bir süre önce boşandığı ve miras olayları yüzünden ulaşamaya çalıştığı eski eşini bulamayınca farklı bir yol izlemiş. Eski eşine ulaşmak için Antalya’da üniversite okuyan kızına baskı yapması işe yaramayınca bir yıl önce kızının aracına habersiz GPS cihazı taktırmış. Geçen hafta tıp fakültesinden mezun olan kız iki sınıf arkadaşını da alarak Balıkesir’e anne ve anneannesinin yanına gitmek üzere yola çıkmış. Fakat gözü dönmüş sözde baba kızını takip etmiş bir süre sonrada arkadan aracına çarparak kızının aracının yoldan çıkmasını sağlamış. Araçtan inen adam kızına annesinin yerini ısrarla sormasına rağmen öğrenemeyince arkadaşlarının gözü önünde kurşun yağdırıp öldürmüş ve kaçmış. Tutuklanan adamın ifadesi ise kan dondurucu. Sırf annesi üzülsün, kahrolsun diye öldürdüm. Annesi üzülecek peki sen? Sen de baba değil misin diyeceğim ama baba olmak çocuk yapmakla olmuyor bunun artık hepimiz çok iyi biliyoruz.

Bu sıcak iki olaydan sonra herkesin anne baba olmadığını bir kez daha gördüm çok çok üzülerek. Ve tabi yazının başında da dediğim gibi “Ana baba olmak ayrı zor, Zor ana babaya evlat olmak ayrı zor”. Sözünü ikinci planda görmenin ne kadar da yanlış olduğunu  sonuna kadar hissettim.

Nitekim anladım ki mevzu ne ana baba olmakta nede evlat olmakta. İşin özü vicdan duygusuna sahip olmakta. Vicdanı olan insen karıncaya bile evlat gibi bakar, vicdanı olmayan da evlada bile….


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık