• 23 Şubat 2019, Cumartesi 9:35
FatmagülKIZMAZ

Fatmagül KIZMAZ

BİZDE İYİ OLAMADIK

Herkesi iyi ya da kötü diye sınıflandırmak yanlış olsa gerek. Kimseyi bu şekilde sınıflandıramayız. Çünkü hepimizin iyi ve kötü olduğu durumlar zamanlar mutlaka oluyordur. Bu zaman veya durumlara göre kişilik belirlenemez. Ama hepimizin iyi olmak zorunda olduğu durumlar da vardır. Yani iyi olmaktan başka yolu yoktur kişinin. Ancak iyi olunursa o durum düze çıkabilir. İşte o durumlardan birine şahit oluyorum yıllardır. Ve gerçekten iyi olduğumuza inanmıyorum. Yetmiyoruz veya yetmek için çok da çabalamıyoruz.

Oturduğum sokakta bir aile var. Aile demeye bin şahit ama yine de öyle diyeyim. Detayına girmeden yüzeysel bahsedeyim. Bir adamın ölen ilk eşinden dört çocuğu ve ikinci eşinden de iki çocuğu vardı. Adamsa berduş mu berduş umursamaz mı umursamaz. İlk dört çocuğu evlenmiş gitmiş zaten. Evde kalan iki çocuğu ve eşi. Ama ne eş diyor ne evlat. İyi bir geliri var fakat karısı ve o iki çocuk bir kuru ekmeğe muhtaç. Yıllar bu şekilde geçiyordu biz komşuları el ucuyla yardım etsek de asla onların eksiklerini tam etmeye gücümüz yetmiyordu. Zaten yetirmeye çalışsak da sözde baba dağ gibi dikiliyordu karşımıza , neymiş onun ailesine karışmayacakmışız. Kimse karşısında durup bir şey diyemediği için o çocuklar ve anneleri yarı aç yarı tok yaşıyorlardı ta ki annelerinin ani bir rahatsızlıkla vefat edene kadar. Kısır döngü orada başladı iki çocuk o adamla baş başa kaldı. Kendilerini idare etmeye çalışsalar da olmadı. Çoğu gece sokakta geç saatlere kadar babalarının eve gelmesini beklediler çünkü evde korkuyorlardı. Komşu evlerine giremediler çünkü babaları duysa çok kızacaktı.yani evleri var ama yuvaları yoktu.çok dayanamadı çocuklar bu duruma kız olanı daha on sekiz olduğunu bile anlamadan kaptırdı gönlünü birine iyi ya da kötü olduğunu bile bilmeden evli bir kadın oldu birden. Bizler de iyi olamadık dedim ya hiçbir şey yapamadık. Sadece evlendiği adama sen bari sahip çık kimsesiz kalmasın demekten başka. Geriye kaldı tek başına bir erkek çocuğu. Büyüdükçe babaya olan tepkileri de büyüdü. Büyüdükçe babanın açtığı yaraları iyi olduğunu düşündüğü insanların kapattığını sandı. Büyüdükçe insanlığın ellerinden kayıp gitti. Ve son nokta aynı bahçede babasının yaşadığı ev ve dedesini eski döküntü toraktan iki oda. Odanın camları kırık sobası yok yerde eski bir yatak başka da bir şey yok. Bu çocuk orada tek başına. Baba aynı bahçede ki evinde  tek başına. Ama onun durumu iyi çünkü onun ki gerçek bir ev.baba çocuğu evinde istemiyor zaten çocuk da onunla yaşamaktansa şimdi ki halinden memnun. Peki bizler. Ya da ben ve ailem bu durumdan memnun muyuz. Hayır. Vicdan azabı çekiyoruz çünkü el uzatamıyoruz. Ya da uzattığımız ele tutunmak istemiyor. Çünkü bizden önce iyi görünen fırsatçıların elini tutmuş gibi görünüyor. Çekip alamıyoruz, bırakıp arkamızı dönüp gidemiyoruz. Okulda olması gerektiği yaşta okulu bıraktı. İşe girsin hayata tutunmayı öğrensin diyoruz üç gün çalışsa dördüncü gün bırakıyor. Çünkü annesi sarıp sarmalamadı babası başını okşayıp yol yordam göstermedi. Şimdi garip bir genç var kimsenin selam bile vermek istemediği ipsiz sapsız. Askere gitse de adam olsa diyerek burun kıvırıp baş çevirdikleri. Evet kocaman delikanlı, evet eğriyi doğruyu bilecek yaşta, evet evet evet amma bunların hepsini yapacak yaşta dedikleri çocuk bunların hiçbirini yapmayarak ve bir yapanı görmeyerek geldi bu yaşa. Gördüğü baba profili zaten vasat ki neyini örnek alsın. Tüm bunları bilmesine rağmen tanıyan herkes sırt çeviriyor, biride hal hatır sorayım demiyor. Ve bu insanlar beş vakit namaz kılıp dini inançlarını ellerinden geldiği kadar yerine getiren insanlar. Bu insanlar merhametli insanlar. Bu insanlar gencecik birinin nasıl yanlış ellerde oyuncak olduğunu görüp de bir el uzatmayan insanlar. İşte bu çocuğu tanıyanlar, bizde dahil hepimiz iyi olmayı beceremeyen insanlarız. Bu ve bunun gibi durumda olanlara arkamızı dönüp üç maymunu oynadığımız sürece de asla iyi olamayacağız. İyilik hep yalnız, hep kimsesiz kalacak.Tıpkı bu durumda olan  gençlerimiz gibi. Ve bizler hep vicdan azabı çekmeye mahkum……Hak ettiğimiz gibi.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık