• 13 Ağustos 2018, Pazartesi 7:43
ErdalARSLAN

Erdal ARSLAN

Dolarınızın 5 Kuruşluk Değeri Yok

23 Aralık 1913’te kurulan FED (Amerika Merkez Bankası) Birinci Dünya Savaşı sonrası dolar aracılığı ile dünya para dolaşım sistemini ele geçirdi. Devam eden süreçte ise çıkardığı sanal krizler ile dünya petrol hâkimiyetini de eline geçirdi ve Liberal-Kapitalist Sistem adı altında dünyayı sömürerek, kendi ülkelerindekiler de dâhil olmak üzere, tüm insanlığı köleleri gibi görüp davranmaya başladılar.

Bu sürecin en önemli süreçlerinden birisi, 1945'te başkan Truman döneminde Bretton Woods anlaşması ile dünya dövizlerinin ABD dolarına, doların ise altın karşılığına endekslenmesinin kabul edilmesi oldu. Bu sayede ABD, yani aslında FED, dünyanın hâkim gücü konumuna geldi.

Bundan yaklaşık 30 yıl sonra ise Aralık 1971 tarihinde Başkan Nixon,  Bretton Woods anlaşmasının hükmü olan altın karşılığında para basma şartını yerine getirmeyeceklerini dünyaya deklere ederek, bu anlaşmayı da feshetti.  

Yani ABD, Liberal Kapitalist Sistemin şeytani aklı ve kendi askeri gücünü kullanarak bir nevi mafya gibi rajon keserek, karşılıksız dolar basımının yolunu açmış oldu. Ardından kendi güdümlerindeki Ortadoğu ülkelerini kullanarak, 1973'de ortaya çıkardıkları petrol krizi sonrası Arap petrolünün de dolara yönlendirilmesi neticesi ile de gücüne güç kattı.

Günümüzde karşılıksız dolar basma yetkisini elinde tutan FED, bilindiği gibi ABD halkının elinde değil, Wall-Street’in ünlü iş adamlarının yani Şeytanın Uşaklarının elindedir. Hem ABD’yi hem de dünyayı yöneten bu yapı; asıl şeytandır, dünyanın ve insanlığın düşmanıdır.

ABD’deki en meşhur olaylardan olan, Başkan A.Lincoln ve J.F.Kennedy suikastının arkasında da her iki Başkanın FED’in bu yapısını değiştirmek için girişim yapmaları olduğu gerçeği vardır. ABD; vatandaşlarının değil, bu şeytani sistemin adamlarının yönetimindedir.

Bugün teorik olarak dünyada var olan 900 Trilyon dolarlık Sanal Ekonominin reel’de 70 trilyon dolarlık karşılığı olduğu kabul edilir. Bu da kabaca dünya piyasalarındaki 830 Trilyon doların karşılıksız olduğunu gösterir. Ki bu 70 trilyon dolarlık kısmın tamamı da tüm dünyadaki reel ekonomin karşılığıdır.

Yani Bretton Woods'tan bu yana piyasalara karşılıksız sürülen ve kağıt maliyeti sadece 5 cent olan doların dünya dolaşımındaki toplam miktarının ise ne kadar olduğu kamuoyundan sır gibi saklanmaktadır. Yani dolarlarının 5 kuruşluk bir değeri yok aslında.

Gelelim bizdeki durumuna; Dolar Dünya parası konumunda kabul görüldüğü için ülkemiz de dış ticaretini bu para birimi ile yapmakta, yani ithalat ve ihracatımızı dolayısı ile kısaca ikisi arasındaki fark diyebileceğimiz cari açığı dolar ile hesaplamak ve karşılamak durumunda kalmaktayız.

Yine ülkemizin ve ülkemizde faaliyet gösteren şirketlerin uzun ve kısa dönem borçlanmalarını uluslararası piyasalarda dolar üzerinden gerçekleştirdikleri için dolar kurundaki değişiklik, direkt olarak şirketleri ve ülkemizin borç durumunu belirleyici bir konuma geliyor. Yine enerji ithalatında ödemlerimizi son döneme kadar dolar ile yapmamız da, ekonomimizi dolardaki fiyat artışlarına karşı duyarlı hale getiriyor.

İşte ülkemiz aslında 5 kuruş değeri olmayan bu dolara bağımlılıktan kurtulmak için son dönemde İhracat ve ithalat gerçekleştirdiği ülkeler ile ikili anlaşmalar yaparak yerel para birimini kullanmaya başladı. Ülkeyi yüksek faiz vererek dışardan sıcak para ile geçici fonlamalardan kurtarmak için büyük ve önemli projeleri hayata geçirmeye başladı. Üçüncü Hava Limanı ve Kanal İstanbul Projesi gibi.

Bu projelerin sonuçlanması ve başkanlık sistemi ile hızlı bir ekonomik kalkınma sağlayacak Türkiye,  hem Orta Asya ülkeleri ile hem Ortadoğu ülkeleri halkı ile olan tarihsel ve dini bağları sayesinde de çok daha büyük bir ekonomik güce kavuşacağını kavrayan ve öngören bu Liberal-Kapitalist Sistem ve onların yerel uşakları olan kansız hainler bu dolar hamlesi ile bizi yıkacaklarını sandılar.

Ve yine yanıldılar. 15 Temmuzda olduğu gibi bazı muhalefet mensupları ilk gün ve saatlerde zil takıp oynarlarken, baktılar ki vatandaşımız bu oyunlara pabuç bırakmıyor hemen dönüp kıvırmaya başladılar. Ne diyelim Rabbim idrak ettirsin de onlarda anlasınlar bizim birlik ve beraberlikten başka çaremizin olmadığını.

Lakin ne yapsalar boş bu ülkenin evlatları vatan için ne gerekiyor ise onu yapıyorlar ve yapacaklar. Bizim için en önemli olan şey, Hakkımızın rızası ve onun yolunda Şehit olabilmektir.

ONUN İÇİN NE ABD NE AB NEDE bu ikisinin de sahibi olan Liberal Kapitalist Şeytanlar bizi ne korkutabilirsiniz ne de yıldırabilirsiniz.

Yabancı medya ve onun yereldeki kansız uşakları “Cumhurbaşkanımızın onların doları var ise bizim de Hakkımız var” demesi ile alay ediyorlar. Siz istediğiniz kadar alay edebilirsiniz ama gerçek olan o dur ki bizim hakikaten Allah’ımız var ve bunun hesabını dilerim ki Rabbim bizim elimizle bu şeytanlardan sorar.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık