);*} Trafikte güneş mi çarpıyor bizi?
  • 22 Temmuz 2017, Cumartesi 9:02
EmreYAVUZ

Emre YAVUZ

Trafikte güneş mi çarpıyor bizi?

Kültür, insanlardan öğrendiğimiz toplumsal mirastır…

Dünya üzerinde yaşayan her toplumun geçmişten gelen, yaşadıkları coğrafya ve bir arada oldukları diğer topluluklarla etkileşimleri ile bağlantılı yaşanan bir kültürü vardır

Dini, ahlaki, siyasi, akademik hatta ve hatta iş kültürü, yemek, oturma-kalkma, konuşma gibi birçok farklı şekilde örneklendirilebilir.

Trafik kültürü de bunlardan farklı bir şey değildir.

Her ülkenin uyguladığı veya uygulamadığı disiplinlere göre değişiklik gösterir.

Hız kısıtlamalarından tutun, trafikteki yaya kabul edilen insanlara tanınan özgürlüklere kadar her alanda farklı uygulamaları içerir.

Kibarca gelişmekte dediğimiz,  aslında gelişememiş ülkelere bakıldığında, gelişmişlik seviyesiyle ters oranda trafikte kargaşa ortamı mevcuttur. Türkiye’deki ve güzelim şehrim Konya’daki trafik incelendiğinde bizim gelişmişlik seviyemizin de nerelerde olduğu ortaya çıkabilir.

Hepimiz bir şekilde sürücü veya yaya olarak trafik ile iç içe yaşıyor ve her gün onlarca trafik olayına şahit oluyoruz.

Gazeteden mesai arkadaşımız Mustafa Karakaya bir haber yaptı…

Konya’nın trafiğini sormuş Konyalılara…

7’den 70’e herkes bir şeylerden şikayetçi, kimisi yoldan, kimisi gençlerden, kimisi kavşaklardan, kimisi aynaları kullanmayanlardan ama illa bir şekilde şikayetleri var…

Konya trafiğine çıkan araç sürücüsü, motosiklet sürücüsü, dolmuş şoförü, otobüs şoförü, hatta bisiklet sürücü onu geçtim özellikle yayalar şikayetçi birbirinden…

Ama istisnasız herkes birbirinden şikayetçi yaya araç sürücüsünden, araç sürücüsü bisikletliden, bisikletli dolmuşçudan, dolmuşçu motor sürücüsünden yani kısır döngü halinde herkes birbirnden şikayetçi…

Bunun aşmanın bir yolu yok mu?

Var elbet; saygı…

Evet sadece saygı…

Mesela trafikte giderken iki şeritli yolda yolu ikiye ayıran şerit çizgisini ortalayıp ağır ağır gitmek veya kimseye yol vermemek yerine bölgedeki hız sınırının altında giden araçların sağan gidip hız sınırında giden araçlara yol vermesi,

Yine iki şeritli yolda kırmızı ışıkta arka arkaya iki sıra halinde durmuş araçların bir şekilde şerit ihlaliyle önüne geçmeye çalışıp hem kendisinin geçememesi hemde arkasındakilerin hakkını yemesi yerine hakkına razı olması…

Mesela bir sürücünün kadın olması o sürücüyü her türlü herhangi bir hata yapmamasına karşın sadece cinsiyetinden dolayı taciz edilmemesi…. Veya bir kadın sürücünün ‘Ben bayanım’ diyerek trafik kurallarına dirhem saygı göstermemesi ve karşılığında herkesten saygı ve nezaket beklemesi…

Gibi gibi örnekleri daha o kadar çoğaltabiliriz ki…

Bunları zaten günlük hayatımızda hepimiz yaşıyoruz o yüzden uzatıp gitmenin bir anlamı yok sadece saygı, saygı olduğu zaman inanın; insanlıktan nasiplerini almamış olmalarına rağmen hem teknolojik hem de insan hakları yönünden bizden çok daha ileride olan Avrupalıları örnek göstermek yerine bundan yüzlerce yıl önce olduğu gibi Avrupalıların örnek aldığı bir toplum haline gelmemiz hiç öyle uzaklarda bir durum değil…

Tabi bu söylediğim sadece trafikte saygı ile olacak değil ama bu o yolda atılmış küçükte olsa bir adım olacaktır….


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık