• 18 Mart 2017, Cumartesi 8:43
EmreYAVUZ

Emre YAVUZ

Siyasetsiz olmuyor!

Gazetemin yöneticileri bana bu köşeyi verdiklerinde çok mutlu olmuştum…

Kendi kendime en az iki hafta ne yazmalıyım, hangi konulara değinmeliyim diye düşündüm…

Konya’daki yerel gazetelerde yazan yazarları, yazdığı konuları araştırdım ve neredeyse tamamı siyaset ve siyasi gündemi konu alarak yazıyor…

Bir farklılık olsun diye ben biraz daha eğlenceli bir konu olsun daha farklı bir konsept olsun diye düşündüm ve biraz daha eğlence üzerine yazmaya karar verdim…

Uzunca bir sürede bunu yaptım ama ne kadar uğraşırsam uğraşayım olmuyor..

Hele bu referandum önü, hele bu dünyada ve özellikle Avrupa ülkelerindeki Türkiye ve Türk düşmanlığı beni siyasete yönelmeye itti…

Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın, Muhalefet Partisi liderlerinin açıklamaları, özellikle son yaşanan Hollanda krizi sonrası tepkiler üzerine bende konuya müdahil oluyum istedim…

Günlerdir bu konu konuşuluyor, herkes tepkili, hepimiz kızgınız…

Ama neden böyle oluyor, bize neden bu kadar sert yaptırımlar uygulamaya çalışıyorlar aklım ermiyor, aklım almıyor bir türlü…

Bu konu üzerine eğilmeli, konuyu derinlemesine irdelemeli ve bu krizin nedenlerini ve sonuçlarını iyice ortaya döküp konuşmalıyız…

Sosyal medyada çok ağır eleştiriler var…

Haksızlar mı? Sonuna kadar haklılar bu eleştirileri yapanlar…

Ama eğri oturup doğru konuşmak ve konuyu daha net bir şekilde sentezlemek lazım…

‘Vay efendim dünyanın en uzun köprüsünü yaptık bizi kıskanıyorlar’, ‘Vay efendim, İstanbul’a Avrupa’nın en büyük hava alanlarından birisin yapıyoruz, buna kuduruyorlar’ gibi saçma ve akla mantığa sığmayan eleştirileri yapanları gerçekten aklım almıyor…

Bu nedir yaa bu kadar basit eleştiri mi olur?

Biz, bizi kıskanan Avrupa’yı konuşmamalı, Güçlü bir Müslüman ülkenin olmasını neden istenmediğini konuşmalıyız…

Bütün Müslüman ülkelere baktığımız zaman maalesef görüyoruz ki Avrupa birliği ülkelerinin çok çok gerisinde…

Ama Türkiye son dönemde dünyada çok fazla telaffuz edilen bir ülke oldu…

‘Yiğidi öldür, hakkını yeme’ demiş atalarımız,

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye’nin ismini son yıllarda neredeyse bütün dünya ülkeleri konuşur oldu…

Türkiye’nin varlığını bilmeyen yaşadığı gelişimi ve yavaş yavaş söz sahibi oluşunu duymayan ülke yok desem yeridir…

‘Köprülerimizi kıskanıyorlar’ demek yerine, ‘Güçlü bir neden Türkiye istenmiyor?’u tartışmalıyız bence…

Bir ülkenin ‘Dış İşleri Bakanı’ uçağa binecek başka bir ülkeye gidecek ve o ülke o bakanın uçağının inmesine izin vermeyecek..

Bu ne densizlik, bu ne ahmaklık, bu ne bağnazlık, bu ne çağ dışılık…

Kendi ülkende seçim var ve sen bu seçime malzeme için başka bir ülkeyi düşman ediyorsun kendine…

Sırf seçimi kazanabilmek adına bu kadar ileri gidilebilir mi?

Dost ülke dediğin ülkenin Aile Bakanı bir kadını, evet hem bir kadın üstelik alelade değil başka bir ülkenin bakanı olan bir kadına bağnazca muamele edeceksin…

Sadece bir seçim malzemesi yapabilmek adına ‘Medeniyet’ diye hopladığın, ‘İnsan hakları’ diye yırtındığın ülkende bir ülkenin temsilcisi olan bir bakana böyle bir muamele gerçekleştireceksin…

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde bir programda, Hollanda Başbakanı Mark Rutte’ye seslenerek, “Ey Rutte, sen seçimi birinci parti olarak almış olabilirsin ama bilesin ki Türkiye gibi bir dostunu kaybettin” dedi.

İki ülke arasında böyle bir krize gerek var mıydı?

Sayın Cumhurbaşkanımız gibi seslenmek istiyorum bende; Ey Rute, senin gelişmişlik dediğin bu mu? Senin insan hakları anlayışın bu mu? Senin Müslüman ülkelere, Müslüman liderlere o liderlerin bakanlarına bakışın bu mu? Senin inanç ve din özgürlün bu mu?

Referandumda kim ne der bilmiyorum…

Referandum sonucu evet mi çıkar, yoksa hayır mı çıkar onu da bilmiyorum…

Yalnız bildiğim şu var ki Sayın Cumhurbaşkanımız, ‘Bu hac ve haçlı savaşı’ dedi…

Şu an dünyada resmi olmayan hac ve haçlı savaşı başladı…

Kimse kusura bakmasın Müslüman ülkelerin liderliğine soyunacak güçlü bir Türkiye geliyor…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık