• 23 Eylül 2017, Cumartesi 10:59
EmreYAVUZ

Emre YAVUZ

Mutlu olmayı neden bilmiyoruz?

Yaptığımız tüm işler, gerçekleştirdiğimiz eylemler sonucunda elde etmek istediğimiz tek şey mutlu olmak…

İnsan, yaradılış gereği mutlu olabilmek için yaşıyor...

Mutsuz olunduğunda hayat çekilmez bir boyut alıyor...

Öyle zamanlar yaşarız ki mutlu olmamız gerektiğinde dahi mutlu olmayı başaramayız…

İnsanoğlu da genelde ‘rol’ yapmaya meyilli olduğu için, ‘herkes mutlu görünüyor, o halde benim sorunum ne?’ demeye geldi olay.

‘Demek ki bir şeyleri eksik yapıyorum’lar, ‘beceremiyorum’lar geliyor arkasından.

Bu alışkanlık oldu.

Hep yetersiz hissedilmeye ve zaten ‘yeterince’ mutlu olunamayacağına ikna ediliyoruz, kendimiz ve çevremiz tarafından.

Dayatılan sıralamalarla mutlu olmayı deniyoruz; okul, iş, başarı, zam, araba, ev, seyahatler, sevgili, eş, çocuk, emeklilik.

Odak noktası kendimiz dışında her şey!

Ardından sorular tekrarlanıyor ‘Neden mutlu olamıyorum?’ Mutlu değiliz çünkü beklentilerimiz büyük...

Küçük şeylerden mutlu olmayı bilmiyoruz…

Her geçen gün mutluluğa yüklediğimiz anlam değişiyor, beklentilerimiz artıyor.

‘Şunu aldığımda’ ya da ‘buna sahip olduğumda başka bir şey istemem’, ‘bu benim için yeter’ der; o şeyi aldığımızda ya da elde ettiğimizde yetinmez, daha fazlasını isteriz.

Tıpkı isteklerimiz gibi mutluluklarımız da sınırlarını aştı, her zaman daha fazlasını arzuladığımız için mutlu olmayı başaramaz hale geldik.

Havanın güzel olması bile bazen tek başına mutlu edebilir insanı,

Çevremize gören ve güzel gözlerle bakarsak mutlu olmak için çok şey var...

Küçük şeylerden mutlu olmayı, olabilmeyi, küçük mutluluklarla günlük rutini bezemeyi öğrenmek lazım,  Büyük ulaşılamaz beklentiler yaratmamak lazım, Tek başına mutluluk bağımlısı olmamak, hayatı tek başına mutluluk duygusuna da indirgememek lazım…

Tatmin duygusu, özgürlük duygusu, sürekli yeni şeyler öğrenme hevesi, buna yönelik okumak, gezmek, keşfetmek, yeni dostluklarla sosyalleşmek gibi hayata anlam katan her duygu ve eylemi yaşamaya çalışmak yaşamı her kesitinde zenginleştirmek daha doğru gibi… Bardağın dolu tarafını görebilmek lazım, Şükretme hadisesini kavramak lazım, Kaybettiğimiz zaman değeri anladığımız şeylerin farkına varmak, ve halihazırda buna sahip olmaktan mutlu olmayı anlamak lazım... İç dünyasında insanın tutarlı olması lazım. İnsanın dostlarının olması ve yalnız kalmaması lazım. Acıyı mutluluğu paylaşmak lazım...

Eğer mutlu olmayı gerçekten istiyorsak doğru yerde aradığımıza emin olmalıyız.

Kişi kim olduğunu ve kim olmadığını bilmediği sürece ne istediğini bilemez.

Ne istediğini bilmeyen de mutlu olamaz.

Mutlu olabilmenin en önemli yolu neyi, neden istediğini bilmektir.

Olmayan bir şeye üzülüp kahrolmak yerine, var olana sevinmeyi öğrenmeliyiz.

İnsan kendinde olanı görmek yerine olmayanı görmeyi tercih eder, bunun nedeni, var olanın zaten kendinin olmasıdır.

Ne yazık ki bir şey elde edilene kadar değerli oluyor.

Elde edildikten sonra tılsım bozuluyor ve sıradanlaşıyor.

Amacımız mutlu olmaksa var olan bize yetmeli. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık