• 21 Ekim 2017, Cumartesi 10:41
EmreYAVUZ

Emre YAVUZ

Dil belası?

Bu hafta okuduğumda çok hoşuma giden ve beğendiğim bir hikayeyi sizinle paylaşmak istiyorum…

Ezop’un efendisi: “Bugün evime çok sevdiğim bir arkadaşım gelecek. Ona bildiğin en iyi yemeği pişir!” der. Ezop dil kızartması yapıp sofraya getirir. Ezop’un efendisi yemeği çok beğenir ve misafir gittikten sonra ona sorar: “Nereden aklına geldi arkadaşıma dil kızartması ikram etmek?”

Ezop: “Efendim, insanlar dil ile konuşurlar, anlaşırlar. Şairler şiirlerini dil ile yazarlar. Türküler dil ile söylenir. Güzel sözler dil ile ifade edilir. Dilden iyi ne var?” der.

Bir süre sonra eve efendinin sevmediği bir misafir gelir. Efendisi Ezop’a: “Bu adama en kötü yemeği yap!” diye buyurur. Ezop yine dil kızartması yapar, getirir. Misafir gittikten sonra efendi: “Geçen hafta en iyi yemeği yap dedim, dil kızartması getirdin. Bu hafta en kötü yemeği yap dedim, yine dil kızartması getirdin. Bunun sebebi ne?” diye sorar.

Ezop: “Efendim bütün hakaretler, küfürler, dedikodular hep dil ile yapılıyor. Dilden kötü ne var?” diye cevap verir.

Görünüşte hikâye burada bitiyor. Fakat gerçekte hikâye hiç bitmiyor. Şimdi de iyi ile kötünün ne olduklarını tartışıp duruyoruz. Ezop’un açıklamasının arkasında Görecelik Felsefesi yatıyor. İyinin de kötünün de ölçüsü insanın değerlendirmesidir. Kime göre iyi, kime göre kötü?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık