• 25 Şubat 2017, Cumartesi 8:42
EmreYAVUZ

Emre YAVUZ

Bu Kent?te tırnakçı var!...

Bu köşeden sizlerle buluşurken bir düstur edinmiştim kendime, sadece güzel şeyleri yazacağım, hoşuma giden, hoşunuza gideceğini düşündüğüm yerleri, filmleri, oyunları, mekanları, yemekleri, içecekleri…

Pozitif bir köşe olsun istedim…

Bu güne kadar da bunu becerdiğime inanıyorum…

Bu köşeden sizinle paylaştığım mekanların tamamına gittim, filmlerin tamamını seyrettim, yemeklerin ve içeceklerin hepsini denedim ve sadece beğendiklerimi sizinle paylaştım…

Sizinle paylaşmak için her daim en iyisini aradım o yüzden bir çok mekana gittim bir sürü film seyrettim ve beğenmediğim hatta gerçekten ‘berbat’ dediğim şeyler oldu ama dedim ya hep pozitif olacağım dediğim için onları paylaşmadım…

Ama bu hafta bizzat yaşadığım (bana göre) korkunç bir olay yaşadım…

‘BU KENTTE HAYAT VAR’ sloganıyla Konyalılara hizmet veren bir AVM’miz var.

Benim şahsım adına en çok gittiğim içerisinde vakit geçirdiğim AVM diyebiliriz…

Seviyorum orada vakit geçirmeyi, yemeğimi yiyor, çayımı-kahvemi içiyor, filmimi seyrediyor ardından da çıkıp evime gidiyorum…

3 gün önce yine sizlerle paylaşmak için seyredeceğim filmi izlemek için bu içerisinde ‘Hayat olan AVM’ye gittim ve sinema biletimi aldım…

Ha bu arada yalnız değilim, yanımda da bir arkadaşım var ki oda aynı zamanda olayı bizzat yaşayan ve benim şahit olmama neden olan kişi…

Beraber biletimizi aldık ve dedik ki yemek yiyelim, nasılsa daha epey vakit var ve AVM’nin son katında yemek bölümlerini dolaşmaya başladık…

Ben hamburger yiyeceğimi söyledim, arkadaş ise, daha farklı bir şey yemek istediğini söyledi ve yemek bölümünü iki kere dolaştık ve arkadaşım ıspanaklı mantı yemeye karar verdi.

İsmi mevzu bahis değil ama ‘BU KENTTE HAYAT VAR’ sloganı ile hayatımı renklendiren AVM’nin içerisindeki mantıcıda aldık soluğu…

Bayanlar var 3-4 tane…

Mantımızı söyledik, ücretini ödeyeceğiz ki bir başkası daha ücret ödüyor, hatlar karıştı, ablaya 100 lira para verdik üstü gelsin diye ki, abla bozamadı hesabı yapamadı diye düşünürken, ben arkadaşıma bozuğunun olup olmadığını sordum, 15 liram var dedi… Hesap 17 lira… Dedim, ‘bende 10 lira var’ ve arkadaşa uzattım o esnada 100 lirayı bayan geri uzattı arkadaşta kafası karıştı muhtemelen cüzdanındaki 15 lirayı çıkarttı benden aldığı 10 lira ile birlikte ablaya uzattı… Abla hemen aldı para üstü üç lira verdi ki arkadaşa hemen sordum ‘neden 25 lira verdin, 5 lira fazla verdin’ diye… Arkadaşım ‘Aaa evet yaa fazla verdik’ dedi ama bayan arkadaşta hiç… ‘Yoo fazla vermediniz…’ 3 saniye içerisinde aldığı paraya yok dedi…. ‘Biz 25 lira verdik, çok önemli değil 5 lira için ama biz fazla para verdik’ dedi arkadaşım…

Ki o esnada mantıcının sahibi olduğunu düşündüğümüz bir başka kadın devreye girdi ‘Kasada kaç para vardı? diye sordu diğer bayana… Bayan daha 5-10 saniye önce aldığı ve en üstte duran iki 10’luk 1 5’lik 25 lira para ile diğer kasadaki paraları gözümüzün önünde karıştırmaya başladı…

Arkadaşım, ‘Hanımefendi bakın en üstte duruyordu 25 lira işte karıştırdınız 5 lirayı şimdi alta aldınız’ demesine rağmen hiç oralı olmayarak pişkin pişkin ‘yoo siz fazla vermediniz’ dedi…

Neyse dedik sonuçta 5 lira tartışmanın bir anlamı yok, biz dalgınlığa verebiliyorsak, onlarda dalgınlığa yanlış hatırlıyor olabilir dedik ve ‘önemli değil siz yemeğimizi hazırlayın 5 dakikaya geliyoruz’ diyerek çıktık benim yemeğimi aldık geri geldik…

Tam mantıcının önünde oturuyor bir taraftan mantının gelmesini bekliyor bir taraftan ufak tefek sohbet ediyorduk ki; ‘Bana ne gelip alsaydın çayını’ diye bağırtı duyduk…

‘Nooluyor’ diye hemen kafalar çevrildi ve arkadaşın o 5 lirayı indiragandi yapan bayan başka bir kadınla tartışıyor… Başka bir kadın dediğim müşteri…

Konuşmalardan anladığımız kadarıyla bir müşteri geliyor, çay istiyor, parasını veriyor ve çay hazırlanana kadar çocuğunu annesinin yanına bırakmaya masaya gidip geliyor…

Geldikten sonra çayını alıyor ama çay soğuk ve parasını verdiği çayın soğuk olduğunu söylüyor…

Muhtemelen değiştirmesini istiyor ama aldığı tepki ‘Bana ne gelip alsaydın çayını’ oluyor… Sonra başlıyor anlatmaya ‘Ya çocuğu anneme bıraktım geldim iki dakika olmadı bu çay nasıl bu kadar soğur…’

Tepki gene aynı… ‘Çay soğuk değildi, doldurduğumda gelip alsaydın’

Tabi ses tonu giderek yükseliyor..

En son müşteri ‘Allah belanızı versin’ diyerek çayı almadan gidiyor…

Ve konuşmalar başlıyor o kaşla göz arası arkadaşın 5 lirayı indiragandi yapan ve çay için müşteri ile kavga eden ve patron olduğunu düşündüğüm diğer felfecir bayan…  Müşterinin arkasından sövüyorlar sayıyorlar aman Allah’ım görmeniz lazım sanki müşteri dükkanlarına haraç istemeye gelen bir mafya…

Arkadaşım hemen yerinden fırladığı gibi dükkana gidiyor ben daha ne olduğunu anlamadan, ‘Aman abla benim yemek kalsın, yemek falan istemiyorum, teşekkürler’ diyip çıkıyor…

Masaya gelir gelmez ‘Oğlum ne yaptın, niye iptal ettin yemeği’ dedim…

Gayet başı dik ‘Oğlum görmedin mi bir çay için neler yaptılar?... Altı astarı bir çay, bir bardak çay yaa, maliyeti ne ola ki bu kadar kavga ediyorlar… Müşteri o müşteri, he onun yerine özür diliyoruz demeseler bile o soğuk çayı yenileyemezler miydi? Ben haram yemem, insanın gözünün içine baka baka haram yiyen insanların yaptığı yemeği hele hiç yemem’ diyor…

Hak vermemek elde değil…

Bu esnada kasadaki bayan elinde 17 lirayla geliyor masaya bırakıp gidiyor konuşmadan…

Arkadaşım yine fırlıyor yerinden paraları aldığı gibi, mantıcıya girip gayet kibar bir şekilde, ‘kusura  bakmayın, ben bu parayı da almam, siz bu parayı da alın, hayrıma gelen bir fakir fukaraya içeceğiyle birlikte ikram edin’ diyor… Karşıda patron bayan ise eli belinde kaşlar çatık sağ tarafını hafif yaylandırarak ‘NEDEN?’ diye soruyor… Arkadaşım ‘İstemiyorum, gelen bir fakiri geri çevirmeyin, bu yemeği ona ikram edin’ diyor yine bütün kibarlığıyla… Abla hala aynı şekilde eli belinde hafif yaylanmalı ‘TAMAM’ diyor…

Ülen….

Arkadaşıma direk, ‘Parayı niye almadın’ diye soruyorum… ‘Oğlum görmedin mi bir bardak çaya ne kadar sövdüler… Aman aman onlar benim arkamdan söveceğine ben onlardan Allah katında davacı olayım’ diyor…

Mantıklı mı bence mantıklı…

İyi madem diyor ve oradan kalkıyoruz…

Bu arada bunlar gerçekleşirken tam tepemizde firmanın kendi güvenlik kamerası kayıtta idi…

O parayı kasada o bayana uzatışımız, bayanın o parayı alışı, ardından yanlış verdik dedikten sonra kasada o 5 lirayı en üstten nasıl en alta atışı hemsini kaydettiğine inanıyorum o güvenlik kamerasının.. Hatta çay kavgasını da sesli olmasa bile görüntülerinde her şeyin anlaşılacağını, ardından takınılan tavırın çok net görüleceğini düşünüyorum…

Yani bu bir ihbar mı? Evet bende delilli-ispatlı, kayıtlı-kuyutlu bir ihbar…

Ama yoook, güvenlik kamerası kayıtta değildi, biz onu süs için koyduk, kayıtlar günlük siliniyor derlerse evet maalesef bu anlattıklarımın tek şahidi arkadaşım ve ben…

Eğer o çay mevzusuna şahit olmamış olsa idik gayet iyi niyetli bir şekilde bu olayın yanlış anlaşılma olabileceğini düşünebilirdik ama bir çay için bir bardak çay için bu kadar cıngar koparan insanların iyi niyetinden elbette ki şüphe etmemek mümkün değil…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık