);*} Bir AYŞE geçti hayatımızdan!..
  • 05 Ağustos 2017, Cumartesi 9:03
EmreYAVUZ

Emre YAVUZ

Bir AYŞE geçti hayatımızdan!..

Bir insanın yüreğinin güzelliği vururmuş yüzüne…

Böyle derlerdi büyüklerimiz bize hep, işte yüreğinin güzelliği yüzündeki emsalsiz gülümseme ile taçlandırılmış bir kadındı, bir abla, bir sırdaş hatta bir anne idi bizim için AYŞE ŞASİ…

4. yılımı dolduracağım Konya Postası gazetesinde çalışan olarak…

Kapıdan ilk girişim daha dün gibi aklımda,

İlk gördüğüm yüzdü Ayşe ablamın gülen yüzü,

Bir insan günün her saati aynı sıcaklıkta ve samimiyette gülümseyebilir mi?

Bazen sohbet ederdik, abla tavsiyeleri verirdi derdimi dinleyip,

Bazen de takılırdım ‘Abla ne yaptın yaa gece rüyanda Cenneti mi gördün? Sabah sabah nasıl böyle mutlu oluyorsun’ diye…

Şimdi anlıyorum rüyasında görmüyordu cenneti ablamız,

Cenneti yüreğinde taşıyordu…

Birkaç aydır rahatsızlanmış ve artık iş yorar olmuştu Ayşe Ablamızı,

İçine mi doğdu, hissetimi bilmiyorum ama bu süre zarfında her fırsatta hepimizle helalleşirdi,

İnsan sevdiğine ölümü yakıştıramazmış ya gerçektende doğru…

En son geçtiğimiz Ramazan ayının sonlarına doğru bi helallik istemişti gazetedeki diğer herkes ile birlikte;

‘Abla sen ölme ya, sen dur, dünya durdukça sende dur, yaşın kaç olursa olsun yinede dur’ dedim…

Güldü yine, her zamanki gibi sadece gülümsedi…

Ta ki geçen hafta Pazar gününe kadar…

Ben Ayşe ablamızın bizi bırakıp gideceğine tek bir saniye bile inanmadım,

‘O güçlü’ dedim,

‘O bizi bırakmaz, gitmez’ dedim…

Öldü…

Dile ne kadar kolay söylemesi…

Ayşe Ablamız öldü…

Peki ya yüreğine anlatabiliyor mu insan?

Bir insan ablasının ölmesini nasıl kabullenebilir,

‘Ayşe abla nasıl ölür yaa’ çığlıkları yankılandı beynimde,

Bir insanın ablası öldüğünde neler hisseder onu anladım…

Bir anne çocuğuyla nasıl ilgilenirse gazetedeki mesai arkadaşlarımın hepsiyle ayrım yapmaksızın hepimizle kendi çocuğuymuş gibi ilgilenirdi…

Hepimizin ablasıydı, hastalığımızdan, hüznümüze, mutluluğumuza, her şeyimizde, her günümüzde hep yanımızda olan ender insanlardandı…

Hani bir tabir var ya ‘Kara Kutu’ diye…

Herkesin derdini dinleyen ve saklayan bir kara kutu…

Sevgilisiyle kavga eden Ayşe Ablasının yanına inerdi, kirasını ödeyemeyen, öğle yemeğini beğenmeyen, annesiyle tartışan, babasından fırça yiyen, haber bulamayan, telefonda aradığı kişiye ulaşamayan, hatta randevusuna geç kalan bile Ayşe ablasına koşardı…

Çözümdü Ayşe ablımız

Bütün problemlerin çözümü,

Dertlerin yok olduğu,

Enerji kaynağıydı…

Gazetemizin güler yüzü,

Gazete çalışanlarının biricik ablası,

Annesinin sessiz Ayşe’si

Hiçbir zaman unutulmayacak,

Hiçbir zaman Fatihasız kalmayacaksın…

Işıklar içinde uyu…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık