);*} Secdeye Koy Baş, Rabbe Yaklaş! (2)
  • 23 Mart 2018, Cuma 7:23
AliAKPINAR

Ali AKPINAR

Secdeye Koy Baş, Rabbe Yaklaş! (2)

Kulluktan kişiyi alıkoyan bazen kendi nefsi/şeytanı olabilir, bazen çoluk çocuğu ve konumu olabilir, bazen eşi dostu arkadaşı olabilir, bazen de başka kişi ve kurumlar olabilir. Her kim olursa olsun, bu ayetler onlara karşı okunmalı ve asla onların engellemeleri kişiyi kulluktan alıkoymamalıdır.

"Sakın sen ona uyma; sen secde et ve yaklaş."

O halde ey insan, sen o azgınlara uyma, onlara kulak verme, onların engellemelerinden etkilenme. Sen Keremli Rabbinin çağrılarına kulak ver. O'nun ayetlerini oku, düşün ve gereklerini yerine getir. O'na döneceğinin ve O'nun huzurunda olduğunun bilincinde yaşa, azıp taşanlara uyma, bu dinginlik ve yoğunlukla secdeye kapan, O'nun emirlerine boyun eğ ki, O'na yaklaşasın, O'nun katında değerin ve derecen artsın. Rabbin adıyla okudun, doldun, bu bilinçle huzurda durdun, artık hiçbir engel seni O’nun yolundan alıkoyamaz. Bu kulluk yoğunluğu içerisinde secdeye koy baş ve O’na yaklaş!

Yukarda namazdan bahsedilmişti, burada namazın en önemli rükünlerinden olan secdeden söz edilmekte. Çünkü namaz ibadeti secde rüknü ile diğer dinlerdeki ritüellerden ayrılıyor. Secde kulun Rabbine en yakın olduğu an, kul secde ile Rabbine dolayısıyla O’nun ikramlarına ve cennetine yakınlaşacaktır. Secde etmemekte direnenler ise cennetten uzaklaşıp cehenneme yaklaşacaklardır.

Bedenin/nefsinle secdeye kapan; özün ve gönlünle O'na yaklaş. İnsanın en değerli organı olan başını, Yüce Allah’ın huzurunda yerlere sürerek yere kapanma eylemi olan secde anı, kulun Rabbine en yakın olduğu andır. Secde, Yüce Yaratıcıya boyun eğişin açık bir göstergesidir. Elbette secde, sadece O'nun huzurunda yerlere kapanmaktan ibaret değildir. Kişi, hem hayatının her alanında Yüce Allah'ın buyruklarına boyun eğecek, hem de O'nun huzurunda bu bağlılığını göstermek ve pekiştirmek için yerlere kapanacaktır. Nitekim Hz. Peygamber, hem O'nun buyruklarını harfiyen yerine getirdi, hem de ömrünün sonuna kadar O'nun huzurunda secdelere kapanmaktan, namaz kılmaktan geri durmadı. Çünkü Yüce Rabbi şöyle buyurmuştu:"Sen, sana yakîn gelinceye kadar, ölene kadar Rabbine kulluk/ibadet et." (Hicr, 15/99)

İslâm’ın temellerinden biri de namazdır. Kulluk namazla başlar ama namazla bitmez. Kulun Rabbine en yakın olduğu an olan secde, namazın rükünlerinden biridir. Ama asıl önemli olan namaz kılar ve secde ederken Allah'a boyun eğdiğimiz gibi, namaz-secde dışında da O'na boyun eğerek namaz ve secde halini devam ettirmektir. Bunun için diyoruz ki namaz ibadeti tekbir ile başlar, ancak selam ile bitmez/bitmemelidir. Sağa sola verilen selam cümlesi ile namazdan elde edilen İslam/selam ruhu dört bir yana taşınmalı ve yayılmalıdır. İşte bu namazın, sahibini namazdan sonra da istikamet çizgisinde tutması ve onu yönetmesidir: Kitap'tan sana vahyolunanı oku; namaz kıl; muhakkak ki namaz hayâsızlıktan ve fenalıktan alıkoyar. (Ankebût, 29/45)

 İnsanı namazdan alıkoyan para, makam, mevki, konum, eş-arkadaş, nefis, kişi, kuruluş ve benzeri her şey cehalet babasıdır, Ebu Cehildir. Onlara ve onların tuzaklarına karşı uyanık olunmalıdır.

İnanan kişi, inandığı gibi yaşarken bir takım engellerle karşılaşabileceğini hesaba katmalıdır. Unutulmamalıdır ki cennet, nefsin hoşlanmadığı şeylerle kuşatılmıştır. Onlar aşılmadan cennete ulaşmak mümkün değildir. Dolayısıyla şer odaklarının oluşturdukları engeller, kişiyi hak yoldan alıkoymamalı, yılgınlığa düşürmemelidir. Ebu Cehillerin, Allah’a itaat ve kulluk önüne koydukları engeller, itaat ve kulluktan kaçmaya mazeret olmamalıdır. Rabbine yakın olmak isteyen bu engelleri aşmak için çaba sarf etmeli, tüm engellemelere rağmen secde ile Rabbine yakın olmaya gayret etmelidir.

Buna göre insan, Yüce Yaratıcının emrine uyup okumalı, ama Yaratıcının adıyla okumalı, kendisine O’nu doğru bir şekilde tanıtacak ve kendisini O’na yaklaştıracak şekilde okumalı, öncelikle O’nun kitabını okumalı, okuyarak O’na karşı sorumluluklarını öğrenmeli, bu sorumlulukların başında namazın geldiğini bilmeli, tüm iç ve dış engellemelere karşın namaz kılanlardan olmalı ve bu bilinçle secdelere kapanmalı, O’nun olmalı ve O’na yaklaşmalıdır.

O halde ey Ebu Cehil kılıklı nefis, sen de kır O’na secde etmemekte direnen nefis putunu ve secdeye koy baş ve O’na yaklaş!

Sen de ey O’ndan başkası huzurunda eğilen, yüz suyu dökerek gizli-açık şirke bulaşmış olan kişi, bırak başkalarının huzurunda eğilmeyi, dön Rabbine ve katıl secde cemaatine!

Sen de ey mümin, gerçek kulluk modelini Hz. Muhammed’in örnek hayatında gör, O’nun gibi O’nun ol ve O’na teslim olarak secdeye koy baş ve O’na yaklaş. Huzura erinceye kadar huzurda kal, doyuma erinceye kadar secdede dur. Unutma ki dünya ve ahiret mutluluğu buradadır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık