);*} RAHMAN'IN MİSAFİRLERİ/ÜMMETİN TEMSİLCİLERİNİN TEVHİDİN KÖKLERİNE YOLCU
  • 11 Eylül 2015, Cuma 0:00
AliAKPINAR

Ali AKPINAR

RAHMAN'IN MİSAFİRLERİ/ÜMMETİN TEMSİLCİLERİNİN TEVHİDİN KÖKLERİNE YOLCU

Hicâza gitmeden önce maddî hazırlıklar yaptığımızdan daha fazla manevî hazırlıklar yapmalıyız. Yapacağımız özel çalışma, okuma, ibadet ve taatle gönlümüzü, beynimizi, ruhumuzu oraya    hazırlamalıyız.

 

Hac ibadetinin ruhunu ve uygulamasını öğrenebilmek için yazılmış kitaplar okumalı, hazırlanmış filmler izlemeliyiz.

 

Gidip gelmemek var, gelip görmemek var düşüncesiyle dostlarımızla helâlleşmeliyiz. Orada kardeşlerimizle daha kolay anlaşabilmek için İslâm'ın dili Arapça ile ilgili pratik bilgiler edinmeliyiz.

 

Kısaca hazırlıklı gitmeli, donanımlı gelmeliyiz.

 

Hepimiz hacının sloganı ve tevhidin özü olan telbiye duasını iyice ezberleyip hazmetmeliyiz:

 

Lebbeyk, Allahümme Lebbeyk. Lebbeyke lâşerike leke lebbeyk. İnnel hamde vennimete leke velmülk. Lâ şerîke lek.

 

Buyur Allah'ım buyur! Sana geldim Allah'ım, Sana döndüm Allah'ım! Ey eşi, ortağı olmayan Allah'ım, bütün varlığımla tekrar tekrar Sana icabet ediyorum, emrine amadeyim! Elbette tüm övgüler Sana, tüm nimetler ve tüm her şey Senin. Mutlak hükümranlık da Senin. Senin asla eşin, ortağın yok Allah'ım.

 

Evet, bu dua, tevhidin özetidir. Her şeyi ile Yüce Allah'a teslim olmuş olan kulun O'na bağlılığının       itirafıdır. Kulun her şeyi ile Yaratıcısına gidişinin, O'nun oluşunun ifadesidir. Artık bu sözle imanını tazeleyen mü'min için, hayatının her safhasında Yüce Allah'ın dediği olacaktır.

 

Öte yandan elinde hacca gidecek imkânı olmayanlar ise, her namaza durduklarında yöneldikleri Ka'be'yi düşünerek manen haccı yaşamaya gayret etmelidirler. Kabe'ye gidecek imkân bulamıyorlarsa, Kabe'yi gönüllerine kurmaya çalışmalıdırlar.

 

Zira bizler her namazda günde beş öğün haccın merkezi Ka'be'ye yöneliyor, bu yönelişle tevhide bağlılığımızı yeniliyoruz.

 

Bir de hacca gidecek imkânı olmayanlar, bu imkânı elde edebilmek için gayret etmelidirler. Zira bugün, çok değişik amaçlı gezilere ve lüzumsuz yerlere sorumsuzca harcama yapan pek çok kimse, hacca gidecek maddî imkândan yoksun olduğunu söyleyebilmekte yahut sanki hac ibadeti belli bir yaştan sonra yapılmalıymış gibi, onu sürekli tehir etmektedir.

 

Oysa Kur'ân, "Yoluna gücü yetenlerin evi haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır, kim inkâr ederse bilmelidir ki, Allah âlemlerden müstağnidir." buyurmaktadır. Ayetteki güç yetme, yolculuğa ve yolculuk masrafına güç yetme olarak anlaşılmıştır. Onu yalnızca sağlıklı olmak diye anlayanlar da olmuştur.

 

Buna göre oraya gitmeye güç yetiren kimseye hac yapmak farzdır. Hacca gitmeye imkân bulanlara, haccın hemen mi yoksa geniş zamanlı olarak mı farz olduğu da tartışılmıştır.

 

Bir kısım ilim adamı, geniş zamanlı olarak farzdır, derken; bir kısım ulema imkân bulduğu sene farzdır hükmünü vermiştir. En güzeli, insanın ne kadar yaşayacağını bilemeyeceği ve eline geçen imkânların ilerde elinde kalmayabileceği ihtimallerini göz önünde bulundurarak hac borcunu ödemesidir.

 

Ayetin sonunda yer alan kim inkâr ederse ifadesi de oldukça dikkat çekicidir. Hac ibadetini terk        etmenin dehşetini anlatmak için kim hac yapmazsa yerine kim inkâr ederse ifadesi kullanılmıştır.    

 

 Nitekim Peygamberimiz: "Hac yapmadan ölen kimse ister Yahudi olarak ölsün, ister Hıristiyan olarak ölsün."  buyurarak hac ibadetini terk etmenin dehşetine işaret etmiştir. Yine Peygamberimiz: "Hac yapamayacak duruma düşmeden haccınızı yapınız." buyurmuştur.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık