);*} KUR’ÂN’IN KEŞKELERİ (2)
  • 30 Kasım 2018, Cuma 8:47
AliAKPINAR

Ali AKPINAR

KUR’ÂN’IN KEŞKELERİ (2)

Ateş ehlinin Cehennemin içerisindeki keşkeleri: Keşke bu hayatım için bir şeyler yapıp gönderseydim!

Zâlimlerin cehennem içerisindeki keşkesi: Keşke o peygamberle birlikte bir yol tutsaydım!

Keşke falanı dost edinmeseydim!

O’nu sevmeseydim!

O’nunla beraber olmasaydım!

O’nu izlemeseydim!

O’na uymasaydım!

Diriliş günü bütün hakikatleri yakînen gören inkârcı, nankör kişinin keşkesi: Keşke toprak olsaydım!

Toprak olsaydım da hiç sorumlu olmasaydım.

Toprak gibi mütevazı olsaydım, kibirli olmasaydım.

Birbirlerinden haklarını aldıktan sonra toprak olan hayvanlardan olsaydım da bu azaba düçar olmasaydım..

Öyleyse keşke dememek için, bize verilen dünyalıkların bizde emanet olduğunu bilelim ve onları yerli yerince kullanalım.

Asla şeytana, adımlarına ve adamlarına uymayalım. Onları dost edinmeyelim. Onların hilelerine kanmayalım. Salihlerle dost olalım, onları sevelim ve onlarla beraber olalım. Dost ve düşmanlarımızı doğru tespit edelim, onlara karşı sorumluluklarımızı yerine getirelim. Ne dostlarımızı ihmal edelim, ne düşmanlarımıza kucak açalım.

Bize verilen fırsatları en güzel şekilde değerlendirelim. Hayır ve güzel olan şeyleri asla ertelemeyelim.

Allah ve Rasül’üne inanalım, Allah ve Rasül’üne itaat edelim. Bunun için Allah ve Rasül’ünün ölçülerini doğru bir şekilde öğrenip gereklerini yerine getirelim.

Allah’ın âyetlerini kalben, söylem ve eylemleriyle yalanlayanlardan olmayalım. Allah’ın âyetlerine iman edip onlara teslim olalım ve onların gereklerini yerine getirmeye gayret edelim.

İmanımızı tehlikeye düşürecek olan her türlü şirk ve küfürden, imanımızı zayıflatacak olan günah kirlerinden uzak durmaya çalışalım.

Geçici ve sonlu olan şu dünya hayatı bizleri aldatmasın. Dünyaya verilmesi gerektiği kadar değer verelim, ama bizim asıl kalıcı yurdumuzun âhiret olduğunun bilincinde kendimizi âhirete hazırlayalım.

Unutmayalım ki bize açılan kredinin süresi dolup son nefesimizi verdiğimizdeki pişmanlıkların hiç kimseye bir faydası olmayacaktır. İmtihan için geldiğimiz bu dünyaya yeniden gelme de söz konusu olmayacaktır. Yani yaşadığımız hayatı, bir kere yaşayacağız. O halde onu öyle bir yaşayalım ki geriye dönük pişmanlıklarımız, keşkelerimiz hiç olmasın

Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.

Herhangi birinize ölüm gelip de: Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam! demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan harcayın.

Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi (ölümünü) ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Ve bir günden sakının ki, o günde hiç kimse başkası namına bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez, hiç kimseye şefaat fayda vermez. Onlar hiçbir yardım da görmezler.

Artık o gün, zalimlere mazeretleri fayda vermez, dertlerine de çare bulunmaz.

O gün, ne mal fayda verir ne de oğullar. Hariçtir ancak Allah'a kalb-i selîm ile gelen kullar.

Fakat azabımızı gördükleri zaman, imanları kendilerine bir fayda vermeyecektir. Allah'ın kulları hakkında süregelen âdeti budur. İşte o zaman kâfirler, hüsrana uğrayacaklardır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık