• 10 Şubat 2017, Cuma 7:17
AliAKPINAR

Ali AKPINAR

Kur?an Ailesi (2)

İlk insanın hayatı aile ile başlamış ve insan nesli aile sayesinde devam etmiştir. İnsanlığın atası Hz. Âdem, ailenin reisidir. Ayetlerden ve hadislerden anladığımıza göre aile, ahirette de devam edecek olan bir kurumdur. Kur’an ayetleri, evlenmeyi emrederek şöyle buyurur:

“İçinizden bekârları, köle ve cariyelerinizden iyileri evlendirin. Eğer yoksul iseler, Allah, lütfu ile onları zengin eder. Allah’ın mülkü geniştir, O, her şeyi bilendir.” (Nûr, 24/32)

 

“Evlenme (imkânı) bulamayanlar, Allah kendilerini lütfundan zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar... Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları fuhşa zorlarsa, şüphesiz Allah, fuhşa zorlanmalarından sonra o kadınlara karşı bağışlayıcı, esirgeyicidir.”  (Nûr, 24/33)

 

Demek ki nikâh ibadettir. Nasıl ki her ibadetin sahih olabilmesi için dışındaki ve içindeki/öncesinde ve sonrasında yerine getirilmesi gereken şartları, rûkünleri, adabı varsa; nikâh ibadetinin de dışındaki ve içindeki/öncesinde ve sonrasında yerine getirilmesi gereken rûkünleri ve adabı vardır. Nasıl ki namaz ibadeti, şart, rükün ve adabıyla kâmil bir namaz olursa; aynı şekilde nikâhın kâmil bir ibadet olması, onun bütün adap ve erkânını yerine getirmekle mümkündür.

 

Biz burada İslam Hukukçularının nikâh için belirledikleri rûkünleri sayacak değiliz. Ancak şunu söylemek istiyoruz, ister farz, ister vacip, ister sünnet, ister müstehap olsun nikâh ibadetinden önce ve sonra olması gereken bütün bu kurallar yerine getirilmelidir ki ibadetten beklenen maddî ve manevî, dünyevî ve uhrevî kazanımlar elde edilsin.

 

Sözgelimi şu ayetlerde bu ibadeti zedeleyen, onun sıhhatine gölge düşüren bazı hususlara dikkat çekilmektedir:

 

“Sakın, kapalı evlenme teklifi sırasında, iyi söz söylemeniz dışında, onlarla bir gizli buluşmaya sözleşmeyin ve farz olan bekleme süresi dolmadan nikâh bağını bağlamağa kalkmayın ve bilin ki, Allah içinizden geçeni bilir. O'ndan sakının ve yine bilin ki, Allah bağışlayandır, halimdir ceza vermekte aceleci değildir.” (Bakara, 2/235)

 

“Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost da tutmamaları şartıyla, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, ücretlerini mehirlerini de güzelce verin.” (Nisa, 4/25)

 

"Bugün size iyi ve temiz şeyler helâl kılındı. Kendilerine Kitap verilenlerin yemeği, size helâl, sizin yemeğiniz de onlara helâldir. İnanan, namuslu, hür kadınlar ve sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden namuslu hür kadınlar -zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın, namuslu bir biçimde evlenmek üzere mehirlerini verdiğiniz takdirde-size helâldir. Kim inanmayı kabul etmezse, onun ameli boşa çıkmıştır ve o, ahirette kaybedenlerdendir.” (Maide, 5/5)

 

O halde sahih bir nikâh ibadeti için nikâhın dışındaki şartları şu şekilde özetleyebiliriz:

1. Meşrû evlilikleri kolaylaştırılmak. Şer odakları zinayı ve ona giden yolları ne kadar kolaylaştırıyorlar, ne kadar teşvik ediyorlarsa; Müslümanlar da meşru evliliği, ondan daha fazla teşvik etmeli ve kolaylaştırmalıdırlar. Bu, evlenenlere yardımcı olmayı da, evlilik masraflarını aşağılara çekmeyi de içine alır. İslam’ın özünde olmayan ve onun ruhuyla bağdaşmayan başlık paraları yahut astronomik mehir pazarlıkları, anlamsız nişan-düğün masrafları bu cümleden sayılabilir.

 

2. Nikâha ilmen, aklen, bedenen hazırlanmak. Nikâh ibadetiyle ilgili doğru bilgileri temel kaynaklardan ve bilen üstatlardan öğrenmek gerekir. Evlenecek kişi, evliliği, evleneceğine yakın bir zamanda düşünmelidir. Seçeceği eş adayını evleneceği sene düşünmelidir. Çok erkenden başlayan düşünmeler, kurgular, planlar tamiri güç yaraların açılmasına sebep olabilmekte; gerçekleşmeyen emeller bedenen, zihnen ve manen insanları yıpratabilmektedir. Beşik kertmesi gibi İslam dışı uygulamalar yahut çok uzun ve anlamsız nişanlılık dönemleri de benzer sakıncalara sebep olmaktadır.

3. Meşru dünürlük, nişanlılık, düğün. Müslümanın her şeyi Müslümanca olmalıdır ki yapıp ettikleri ibadet olsun. Müslümanın düğün derneği de Müslümanca/İslamî ölçülere uygun olmalıdır. Nikâh öncesi yapılan tüm merasimler, kurulacak olan yuvanın temelleri mesabesindedir. Sağlam olmayan temeller üzerine, güçlü ve sağlam aile yuvaları kurulamayacaktır. Sözgelimi İslam ile bağdaşmayan nikâh öncesi beraberlikler, birliktelikler; bu günahlardan sonra kurulacak olan yuvanın hayır ve bereketini azaltacaktır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık