• 22 Aralık 2017, Cuma 9:56
AliAKPINAR

Ali AKPINAR

EN GÜZEL ÖRNEK: ÜSVE-İ HASENE (1)

İnsanın Örnek Alma İhtiyacı:

Örnek alma eğilimi, insanda temel bir ihtiyaçtır. Çocuk yaşından itibaren her insan birisini yahut birilerini örnek almaya çalışır. Çocukların anne baba, ağabey, abla ve diğer büyüklerine özendikleri, onlar gibi olmaya çalıştıkları bilinen bir gerçektir. Bir taklit ve özenti ile başlayan bu tutku, yaş ilerledikçe çeşitli gerekçelere bağlı olarak şekillenir. Sözgelimi pek çok gencin müreffeh bir hayat yaşadıkları için variyet sahiplerine, futbolculara, sanatçılara özendikleri, onlara imrendikleri görülür.

İnsanda var olan bu örnek alma ihtiyacı, onun yetişmesinde yalnızca teorik bilgilerin yeterli olmadığı, onun pratik örneklerle bu bilgilerini yaşanan hayatta görmelerinin de gerekli olduğunu gösterir. Nitekim Peygamberimiz, benim namaz kıldığım şekilde, namaz kılınız; haccın nasıl yapılacağını benden alıp öğrenin buyurarak bu gerçeğe işaret etmiştir. Zaten o, emrettiklerini öncelikle ve yerli yerince kendisi yaşayarak ümmetine örneklik yapmaktaydı.

İnsanda var olan başkalarına imrenip özenme tutkusunun doğru bir şekilde karşılanması ve onun en doğruya, en güzele yönlendirilmesi son derece önemlidir. Siz, insanların karşısına güzel örnekler koyamazsanız, onlar kendilerine göre iyi güzel gördükleri kimselere özenmeye ve onların hayatlarından örnekler almaya başlayacaklardır. Bu yüzden insan yetişmesinde etkili ve yetkili olanların, insanların karşısına iyi ve güzel örnekleri çıkarmaları gerekmektedir. Bu konuda eğitimcilere, yöneticilere, iletişim organlarını elinde tutanlara büyük görevler düşmektedir.

Öte yandan izlenen ve örnek alınan insanların kendilerine çekidüzen vermeleri, yaşadıkları hayatı yalnızca kendileri olarak yaşamadıklarının farkında olmaları da kaçınılmazdır. Topluma mal olmuş bu insanlar, yaptıkları/yapacakları yanlışların, zararların yalnızca kendileri ile sınırlı kalmadığını bilmek zorundadırlar.

Yarattığı insanı bütün yönleri ile çok iyi bilen, onun neye ihtiyaç duyup duymayacağını da bilen Yüce Yaratıcı, insanın önüne çok yönlü, donanımlı, mükemmel örnekler sunmuştur hep. Toplum önderleri olan Peygamberler, bu sunulan örneklerin başında gelir. Kur'ân, onların hayat hikâyelerini bize anlatır durur, onlar gibi olalım, onlara özenelim, onlara benzeyelim diye. Bunun yanı sıra Kur'ân'da başka örnekler de sunulur bize. Sözgelimi melekler, mü'min cinler ve diğer sâlih insanlar.

Kur'ân'ın Doğru Örnekleri ve Gençliğe Sunulan Starlar

Kutsal Kitabımız, hakikatin tanıkları ve yardımcıları olan meleklerin Allah'a itaat eden, O'na sürekli hamd ile tesbih eden, O'nun tüm emirlerine boyun eğen varlıklar olduğunu dikkatlerimize sunar:

"Gök gürültüsü, övgüsüyle, melekler de korkusundan O'nu tesbih ederler. Yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar."

"Göklerde ve yerde bulunan canlıların, meleklerin hepsi Allah'a secde ederler, onlar asla büyüklük taslamazlar."

"Meleklerin de Arşın çevresinde dönerek Rablerini övgü ile andıklarını görürsün."

"Melekler, Rablerini hamd ile tesbih ederler; yerdekiler için de mağfiret dilerler."

"Allah ve melekleri, Peygambere salât etmekte/onu anmakta, onu övmekte, onu sevmekte, ona yardım etmekte, onun şanını ve derecesini yüceltmektedir."

"Orada Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildikleri şeyi yapan melekler vardır."

Kur'ân, cinlerin Kur'ân'ı dinleyip ona iman ettiklerini ve kendi kavimlerine onun mesajını taşımak için karar aldıklarını bize anlatır:

"Bir zaman, cinlerden bir topluluğu Kur'ân dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Ona geldiklerinde (birbirlerine): "Susun, (dinleyin)" dediler. Okuma bitirilince de uyarıcılar olarak kavimlerine döndüler.

Ey kavmimiz, dediler, biz Musa'dan sonra indirilen, kendinden öncekini doğrulayan, gerçeğe ve doğru yola götüren bir Kitap dinledik.

Ey kavmimiz, Allah'ın davetçisine uyun ve O'na inanın ki (Allâh) günâhlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi, acı azaptan korusun.

Kim Allah'ın davetçisine uymazsa, yeryüzünde (başına inecek belâya) engel olamaz. Kendisinin O'ndan başka velileri de olmaz. Onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler."

"De ki: Cinlerden bir topluluğun Kur'ân dinleyip şöyle dedikleri bana vahyolundu: "Biz harikulâde güzel bir Kur'ân dinledik.

Doğru yola iletiyor, ona inandık. Artık Rabbimize hiç kimseyi ortak koşmayacağız.

Doğrusu Rabbimizin şanı yücedir. O, eş ve çocuk edinmemiştir.

Meğer bizim beyinsiz olanlarımız Allâh hakkında saçma şeyler söylüyormuş."

Bütün bu anlatılanlar bizim de öyle olmamızı, o güzel varlıkların güzelliklerine özenmemizi sağlamak içindir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık