• 19 Mayıs 2018, Cumartesi 10:26
AliAKPINAR

Ali AKPINAR

ALLAH, SİZİN İÇİN KOLAYLIK DİLER (2)

Yüce Rabbimiz, bizlere orucu farz kılmıştır. Yalnızca bize mi, bütün ümmetlere tabi ki. Çünkü oruç, kulluk bilincine erdiren, takvalı olmayı sağlayan ibadettir. Çünkü O biliyor ki, bizim oruç ibadetine ihtiyacımız var. Bedenimiz, ruhumuz oruca muhtaç bizim. Bu yüzden tüm ümmetlere oruç farz kılınmıştır. Bu nedenle orucu terk edenler, evrensel bir ibadeti terk etmiş olmaktadırlar. Yüce Allah'ın emrini terk etmenin yanında onlar, Âdem' den Hâtem'e tüm peygamberleri de incitmektedirler.     

Oruçta da herkes için sayısız kolaylıklar vardır. Hastalar, yolcular, daha sonra imkân bulunca kaza etmek üzere oruç tutmayabilirler. Müzmin hasta olanlar, fidye vererek bu borçtan kurtulurlar. Her şeyden önce oruç, sayılı günlerde ve sayılı saatlerde tutulan bir ibadettir. 29-30 günlük bir ay içerisinde ve günün belli saatlerinde tutulur.     

İftar ve sahur fırsatları, oruç ibadetini takviye eden ilahî lütuflardır. Rivayetlere göre, ilk dönemlerde sahurdan sahura kesintisiz oruç tutulurdu. Yüce Allah, bu ümmete iftar ve sahur arasında yeme içme fırsatı tanıyarak ikram etmiştir. Oruç tutamayacak halde hasta olanlar, çok küçük çocuklar ve yolcular için oruç tutmama ruhsatı tanınmıştır. Hasta ve yolcular, tutamadıkları oruçlarını daha sonra fırsat bulunca kaza ederler.

İyileşme ümidi olmayan hastalar yahut oruç tutacak gücü bulamayan yaşlılar, tutamadıkları her bir oruç için, yoksullara bir fidye ödeyerek oruç borçlarını ödemiş olurlar. Oruç tutarken, rahatsızlananlar, oruca başladıktan sonra yola çıkanlar, oruca devam edemeyeceklerini anladıklarında, sonradan gününe gün kaza etmek üzere oruçlarını bozabilirler.

Oruçtaki kolaylık da bunlarla ve bu kişilerle sınırlı değildir. Diğer insanlar için de sayısız kolaylıklar vardır oruçta. Bir kere oruç, tutanlara kolay gelir. Tadını tadanlara, lezzetini alanlara son derece kolay gelir. Bitmeyecek olan saatler bir anda biter, tükenmeyecek olan günler su gibi akar gider. En ağır işlerde çalışanlara, küçük çocuklara bile ayrı bir lezzet ve haz verir.

Oruç bilinci ve lezzeti, tüm zahiri yorgunlukları unutturur. Zira ondaki tatlı bir yorgunluktur. Sahur ve iftar sofraları, bayram neşesi bu sevince sevinç katar. Bütün bunların yanında oruç tutanlar için, manevî bir dayanma gücü ve oruç hazzı söz  konusudur. Bunu ancak oruç tutanlar bilirler. Diğer zamanlarda bu kadar süre aç susuz kalamayan ya-hut aç susuz kalmakta zorlanan insanlar, oruç günlerinde ayrı bir sabır ve dayanma gücü ile oruçlarını tutarlar. Bu da orucun manevî yönüdür. Allah, Sizin İçin Kolaylık Diler, Asla Zorluk Dilemez.    

Yüce Mevlâ, zekat ve infak ile bizleri mükellef tutmuştur. Ama onu, hali vakti yerinde olanlara farz kılmıştır. Geçmiş ümmetlere sınavın gereği olarak daha farklı oranlarda farz kılmışken bize, kırkta bir, tarım ürünlerinde onda bir oranında farz kılmıştır. İnfak ruhuna ayrı bir haz ve güzellik bahşederek kullarına infakı sevdirmiş, onları infakla doyuma erdirmiştir. Allah, Sizin İçin Kolaylık Diler, Asla Zorluk Dilemez. Yüce Yaratıcı, Kutlu evi Kâbe'yi tavaf edip hac ibadetini yerine getirmeyi bizlere emretmiştir Ama gücü yetenlere ve ömürde bir kere olmak üzere. Bedensel ve mâlî olarak güç yetirenlere hac farzdır. Hac ibadeti sırasında karşılaşılan güçlükler için de sayısız kolaylıklar lutfetmiştir. Allah, Sizin İçin Kolaylık Diler, Asla Zorluk Dilemez.  

Zamanı gelince Allah yolunda savaş, gücü yetenlere farz kılınmıştır. Ancak bedensel ve ortopedik özürlüler, savaştan muaf sayılmışlardır. “Âmâya güçlük yoktur. Topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur.” (1) Ve nihayet Yüce Rabbimiz, beşer olarak yanlış yapanlar için tövbe kapısını her zaman açık tutarak, tövbe silgisi ile günahları silme, gönülleri arındırma fırsatı tanıyarak bizlere ikram etmiştir."Kim Allah'tan korkarsa Allah, ona işinde bir kolaylık yaratır." (2) Peygamberimiz: "Günahından tövbe eden kimse, hiç günah işlememiş kimse gibidir." buyurarak tövbe fırsatı ve ikramının güzelliğine dikkatlerimizi çeker.                                                                                                          Allah, Sizin İçin Kolaylık Diler, Asla Zorluk Dilemez.      

O halde bizlere düşen Allah'ın dininin bizim için, bizim hayrımız ve yararımız için gönderildiğinin farkında olarak onu doğru bir şekilde anlamak, onun gereklerini yerine getirmek, yapamadıklarımız için de Yüce Allah'ın engin merhametine sığınıp O'na güvenmektir. Mazeretler üreterek sızlanmayı bir kenara bırakmak zorundayız.                 

Unutmayalım ki dini yaşanılmaz kılan, ibadetleri yapılamaz eyleyen insanın kendisidir. Ya dini eksik ve yanlış anlaması yahut onu tanıma ve yaşama niyeti içerisinde olmamasıdır. Zaten dinin zor ve yaşanılmazlığından şikâyet edenler genelde onu tanımayanlar, yaşamayanlar yahut eksik ve yanlış anlayıp eksik ve yanlış yaşayanlardır. Zira dinin sahibinin beyanı açıktır:"Allah sizden ağır teklifleri hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır." (3) “O size dinde bir zorluk kılmadı.” (4) "Allah size güçlük çıkarmak istemiyor, fakat sizi temizlemek ve size olan nimetini tamamlamak istiyor ki, şükredesiniz." (5) Yazımızı Söz Sultanının tespitleri ile bitirelim: "Bu din kolaylıktır." (6) "Siz hep orta yolu tutun." (7) Kolaylaştırın, zorlaştırmayın. Müjdeleyin, ısındırın, nefret ettirmeyin!(8)

Dipnotlar:

1- Nûr 61.

2- Talak 4.

3- Nisa 28.

4- Hac 78.

5- Maide 6. 

6- Buhârî, İman

7- Buharî, İman 16.

8- Buharî, İlim 12, Edeb 80; Müslim, Cihad 6,7.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık