• 11 Mayıs 2018, Cuma 7:38
AliAKPINAR

Ali AKPINAR

ALLAH, SİZİN İÇİN KOLAYLIK DİLER (1)

Her söylediğinde ve her eylediğinde sayısız hikmet olan Hakîm Allah, her konuda kullarının iyiliğini ve hayrını diler. Bu, basireti açık olanlar ve gören gözler için her alanda kendini gösterir.Evet, " Allah, sizin için kolaylık diler, asla zorluk dilemez." (1)       

O'nun kullarından istediği her emir, buyruk kulların hayrına, yararınadır ve onlar için kolaydır. O, asla güç yetiremeyeceğimiz, üstesinden gelemeyeceğimiz şeyleri bize yüklememiştir. Allah, hiç kimseye gücünün yetmeyeceği şeyi yüklemez.(2) " Kim hayır için verir, Allah'tan sakınır ve en güzel sözü doğrularsa, ona en kolay yolda gitmeyi kolaylaştırırız." (3) Örneklendirecek olursak:     

Allah, bizden kendisine ve ahirete inanmamızı istemiştir. Bizim için görünmez soyut olan bu şeyler imkânsız ve zor şeyler değildir. Zira Yüce Yaratıcı, bizleri iman için gerekli alt yapı ile donatmış, inanmaya yatkın halde yaratmış ve hatta bizleri inanma ihtiyacı içerisinde yaratmıştır. İnsan huzurlu ve mutlu olmak için inanmak zorundadır. İnanmayan insan, boşlukta ve huzursuzdur. "Allah size imanı sevdirdi ve onu sizin kalplerinizde süsledi ve size küfrü, fıskı ve isyânı çirkin gösterdi. İşte doğru yolda olanlar bunlardır."(4) Bunun için inkâr etmek, inanmaktan daha zordur. Allah, sizin için kolaylık diler, asla zorluk dilemez.    

Allah Kelamı Kur'ân'ı okumak, anlamak ve gereklerini yerine getirmek büyük bir iştir. Ancak o, ken-disine yönelenlere kolay gelir. Onu içtenlikle okuyanlar, okumaya doymazlar. Onu anlama çabası içerisinde olanlara Kur'ân sırlarını açar. Onun gereklerini yerine getirme azmi içerisinde olanlar, onda hayat bulur, onunla huzurlu ve mutlu olurlar."Doğrusu bu Kur'ân, ondan hoşlanmayan kimseye zor ve çetin gelir. Ona uyana ise, gayet kolay gelir." (5) "Doğrusu bu Kur'ân, ilim adamlarının kendisine doyup kanmadığı, çok okumakla eskimeyen, eşsizliği bitip tükenmeyen bir kitaptır. (6) "Biz bu Kur'ân'ı sana güçlük çekesin diye indirmedik." (7) "Andolsun biz, Kur'ân'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?"(8) "Kur'ân'dan kolayınıza geleni okuyunuz."(9) Allah, Sizin İçin Kolaylık Diler, Asla Zorluk Dilemez.                                                                                              

Yüce Allah, bizi bir takım ibadetlerle mükellef tutmuştur. Genel olarak söyleyecek olursak, O'nun bizi sorumlu tuttuğu ibadetlerin her birinde ayrı bir haz, ayrı bir güzellik ve pek çok kolaylık vardır. Sözgelimi namazı bize emretmiştir. Namaz, emrinde herkes için sayısız kolaylıklar vardır. Hastalar için, yolcular için kolaylıklar vardır namazda. Su bulamayanlar teyemmümle abdest alır, mest üzere mesih caizdir, özürlülerin özürleri ibadete engel değildir, hastalar ayakta, oturarak, yanları üzere yatarak nasıl kolaylarına gelirse öyle namazlarını kılarlar, yolcular namazı kısaltarak kılarlar.

 Uyuyakalınan namazların, uyanınca kılınmasına ruhsat verilmiştir. Cemaatle kılınan namazlarda, namazın hafif tutulması emredilmiştir. Ama namazdaki kolaylık bunlarla sınırlı değildir. Diğer insanlar için de kolaylıklar vardır namazda. Bir kere, her insan namaza muhtaçtır, namazla dolar, namazla kendine gelir, namazla huzura çıkar ve huzuru bulur. Kılındıkça kolaylaşır namaz. O, ilk etapta zorlu bir ibadettir, ama içtenlikle onu kılanlara, namazı tanıyanlara, onun tadını tadanlara asla zor ve kılınamaz gelmez. Evet, "Namaz zorlu bir ibadettir, ancak içtenlikle kılanlara değil!(10) Allah, Sizin İçin Kolaylık Diler, Asla Zorluk Dilemez.                                                                                              

Yüce Rabbimiz, bizlere orucu farz kılmıştır. Yalnızca bize mi, bütün ümmetlere tabi ki. Çünkü oruç, kulluk bilincine erdiren, takvalı olmayı sağlayan ibadettir. Çünkü O biliyor ki, bizim oruç ibadetine ihtiyacımız var. Bedenimiz, ruhumuz oruca muhtaç bizim. Bu yüzden tüm ümmetlere oruç farz kılınmıştır. Bu nedenle orucu terk edenler, evrensel bir ibadeti terk etmiş olmaktadırlar. Yüce Allah'ın emrini terk etmenin yanında onlar, Âdem' den Hâtem'e tüm peygamberleri de incitmektedirler.           

Oruçta da herkes için sayısız kolaylıklar vardır. Hastalar, yolcular, daha sonra imkân bulunca kaza etmek üzere oruç tutmayabilirler. Müzmin hasta olanlar, fidye vererek bu borçtan kurtulurlar. Her şeyden önce oruç, sayılı günlerde ve sayılı saatlerde tutulan bir ibadettir. 29-30 günlük bir ay içerisinde ve günün belli saatlerinde tutulur.                                                                                                        

İftar ve sahur fırsatları, oruç ibadetini takviye eden ilahî lütuflardır. Rivayetlere göre, ilk dönemlerde sahurdan sahura kesintisiz oruç tutulurdu. Yüce Allah, bu ümmete iftar ve sahur arasında yeme içme fırsatı tanıyarak ikram etmiştir. Oruç tutamayacak halde hasta olanlar, çok küçük çocuklar ve yolcular için oruç tutmama ruhsatı tanınmıştır. Hasta ve yolcular, tutamadıkları oruçlarını daha sonra fırsat bulunca kaza ederler.

Dipnotlar:

1- Bakara 185.

2- Bakara 286. 

3- Leyl 5-7.

4- Hucurat 7.

5- Ali el-Müttakî, Kenzü'l-Ummâl, I, 550; Gümüşhanevî, Ramuzü'l-Ehadis,I, 133/6, 227/11.

6- Tirmizi, Fadâilü'l-Kur'an 14; Dârimî,Fedâilü'l-Kur'an 1.

7- Taha 1.

8- Kamer, 17, 22, 32, 40

9- Müzzemmil 20

10-Bakara 45.                                                                                                                 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık