• 09 Mayıs 2016, Pazartesi 8:47
AdnanGÖNÜL

Adnan GÖNÜL

Sevgili Peygamberimiz ve Mucizeleri (4)

Abdullah bin Hişâm (r.a.) Peygamber Efendimiz’e (altı yaşındayken) yetişmiş idi. Annesi Zeyneb bint-i Humeyd onu (Mekke fethinde) Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz’e götürüp:

“–Yâ Rasûlallah! Oğlumdan Müslüman olduğuna dâir bey’at al!” dedi. Rasûlullah (s.a.v.):

“–O daha küçük!” buyurdu ve başını sıvazlayarak Abdullah’a dua etti.

Abdullah bin Hişâm (r.a.) ileriki yaşlarında çarşıya çıkar, gıda maddeleri satın alırdı. İbn-i Ömer ile İbn-i Zübeyr  onu çarşıda görünce hemen yanına varıp:

“–Bizi de bu mala ortak et! Zira Peygamber Efendimiz senin için bereket duasında bulundu” derlerdi. Abdullah da on­ları ortak ederdi. Bazı zaman olurdu ki, tam bir deve yükü kâr elde eder ve onu evine gönderirdi.(1)      

Cuayd bin Abdurrahmân şöyle anlatır:

“Ben Sâib bin Yezîd’i doksan dört yaşında iken gördüm, gâyet sağlam ve dengeli bir bünyeye sahipti. Bana şöyle dedi:

«−Pekiyi biliyorum ki, şu ya­şımda kulağımın, gözümün çok sağlam olması, ancak Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz’in duası bereketi iledir. Çocukluğumda teyzem beni Allah Rasûlü’nün huzûruna götürdü ve:

“−Yâ Rasûlallah, kızkardeşimin oğlu rahatsızdır, onun için Allah’a dua ediverseniz!” dedi.

Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) başımı sıvazladı ve her hususta bereket görmem için bana dua ettiler…».”(2)     

Peygamber Efendimiz’in Mescid’de kendisine yaslanıp hutbe okuduğu kuru bir hurma kütüğü vardı. Müslümanlar çoğalınca hutbe için bir minbere ihtiyaç duyuldu. Allah Rasûlü (s.a.v.) minbere çıktığında hurma kütüğü hasretle inlemeye başladı. Rasûlullah (s.a.v.) minberden inip kütüğü okşayınca inlemesi kesilerek sükûnet buldu. Peygamber Efendimiz:

“O, yanında yapılan zikrullahtan uzak kaldığı için ağladı!” buyurdu.(3)

Rasûl-i Ekrem Efendimiz’in amcası Abbas, Bedir esirleri arasında Medine’ye getirilince Efendimiz ona:

“–Ey Abbas! Kendin, kardeşinin oğlu Akîl, Nevfel bin Hâris ve anlaşmalın Utbe bin Amr için fidye öde! Sen servet sahibi bir kimsesin” buyurdu. Abbas:

“–Yâ Rasûlallah! Ben Müslümandım, Kureyş beni zorla yola çıkardı” dedi. Rasûlullah (s.a.v.):

“–Senin Müslümanlığını Allah bilir. Dediğin doğru ise Allah elbette ecrini verir. Lâkin senin durumun görünüşte bizim aleyhimize idi. Dolayısıyla fidyeni ödemen gerekir” buyurdu ve onun yanında bulunan 800 dirhem altına da harp ganimeti olarak el koydu. Abbas:

“–Yâ Rasûlallah! Hiç olmazsa bunu fidye yerine say!” dedi. Rasûlullah (s.a.v.):

“–Hayır! O Allah’ın senden bize nasip ettiği ganimettir” buyurdu. Abbas:

“–Yâ Rasûlallah, demek geri kalan ömrümde beni dilenmeye mecbûr edeceksin!” dedi. Bunun üzerine Allah Rasûlü (s.a.v.):

“–Ey Abbas! Zevcen Ümmü Fadl’a verdiğin o altınlar ne olacak?” diye sorunca Abbas:

“–Hangi altınlar?” dedi. Rasûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem-:

“–Hani sen Mekke’den yola çıkacağın gün, yanınızda Allah’tan başka kimsenin olmadığı bir esnâda zevcen Ümmü Fadl’a; «Bu seferimde başıma ne geleceğini bilmiyorum. Eğer bir musibete uğrarsam şu kadarı senin, şu kadarı Ubeydullah’ın, şu kadarı Fadl’ın, şu kadarı Kusem’in ve şu kadarı da Abdullah’ındır!» dediğin altınlar!” buyurdu. Bu sözler üzerine hayretler içinde kalan Abbas:

“–Bunu sana kim haber verdi?” deyince Rasûlullah (s.a.v.):

“–Allah haber verdi” buyurdu. Şaşkınlığı sükûnete dönen Abbas:

“–Seni peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki bunu ben ve Ümmü Fadl’dan başka hiç kimse bilmiyordu. Şüphesiz ki sen Allah’ın Rasûlü’sün” dedi.(4)                                         

Sevgili Peygamberimizin mucizeleri Ay’ın yarılması, gelecekle ilgili verdiği haberlerin doğru çıkması, yiyecek ve içeceklerin bereketlenmesiyle ilgili mucizeler, su, ağaç, dağ, taş ve cansız bazı varlıklarla ilgili mucizeler, hastaların ve yaralıların şifa bulması, dualarıyla gerçekleşen mucizeler, hayvanlarla, diriltilen cenazelerle, melekler ve cinlerle ilgili mucizeler, düşmanlarından korunması ile ilgili, doğumundan evvel müjdelenmesi gibi Sevgili Peygamberimizin mucizeleri, diğer peygamberlerin mucizelerinden hem rakam hem de derece bakımından çok çok üstündür.

Gönülden Muhabbetlerimle.

Dipnotlar:

1-Buhârî, Şirket, 13.                       

2-Bkz. Buhârî, Menâkıb, 21-22.

3-Bkz. Buhârî, Menâkıb, 25, Cuma, 26; Tirmizî, Cum’a 10, Menâkıb 6; Nesâî, Cum’a, 17; İbn-i Mâce, İkâme, 199; Dârimî, Mukaddime 6, Salât 202; Ahmed, I, 249, 267, 300, 315, 363. Gösterilen bu kaynaklarda daha pek çok mucize zikredilmektedir.

4-Buhârî, Cihâd, 172; Ahmed, I, 353; İbn-i Sa‘d, IV, 13-15.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık