• 16 Nisan 2018, Pazartesi 7:23
AdnanGÖNÜL

Adnan GÖNÜL

O’ Rahmet ve Sevgi Peygamberiydi

Hâtem-ül Enbiya olan Sevgili Peygamberimiz Hz Muhammed (s.a.v.),Mekke-i Mükerreme’de Rebiul Evvel ayının 12.gününe rast gelen bir pazartesi günü dünyayı şereflendirdi. Tan yeri ağarmadan önce cihan nur-u Muhammedi ile aydınlandı. Yeryüzünde önemli gelişmelere sebep olan, insanların gönlüne ferahlık, düşüncelere berraklık kazandıran bu kutlu doğum, şüphesiz insanlık tarihinin en önemli olaylarından biridir.

Çünkü onun dünyaya geldiği zamanda, dünyanın üstünü kalın siyah bulutlar kaplamıştı. Beşer, imandan yoksun olunca her türlü değerden mahrum hale gelmişti. İnsanlar her türlü değer ölçülerini kaybetmiş, yollarını şaşırmışlardı. Küfür ve haksızlık gönülleri karartmış, Allah’a giden yoldan uzaklaştırmıştı. Sosyal hayat bozulmuş, ahlâk tamamen kokuşmuş, zulüm ve dalaletin her çeşidi hüküm sürmekteydi. Kutsal Mekke şehrinde, putları Allah’a eş koşanlar çöreklenmişti. Kâbe’nin içini ve dışını irili ufaklı putlarla doldurmuşlardı. Beşeriyet bir kurtarıcı bekliyordu. İşte peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), böyle bir zamanda dünyaya teşrif etmişti.                                      

Bu gecenin sabahı gerçekten de feyizli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir başlamıştı. Bir fazilet güneşi ve hidayet meşalesi olan sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) ’in gönderilişi, Yüce Allah’ın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir.

O’ ki gözlerimizin nuru, kalplerimizin cilâsı, gönüllerimizin ilâcıdır. Yaratılanı Yaratandan ötürü sevmek ve merhamet etmek O’nun sünnetidir. Zikri dilimize tat olan mübârek ismi cennet kapılarına, Arş-ı âlâ'nın üzerine yazılmıştır. Sevgili Peygamber Efendimiz bizler için Kur’an’ın adeta yaşayan bir örneğidir. Âlemlerin Rabbi O'nu sevmekle kalmamış, semâvat ve arz ehline, bütün mahlukâta da sevdirmiştir.

Hz. Muhammed (s.a.v.), peygamberlik öncesi hayat yaşayışında Mekke halkının itimat, saygı ve takdi­rini kazanmıştı. Bu yüzden Mekkeliler O'na daha çocukluk döneminden itibaren "Muhammedü'l-Emin" diyorlar, hiç kimseye itimat edip teslim edeme­dikleri en değerli eşyalarını O'na emanet ediyor­lardı. Dürüstlüğü ve alışverişteki adâleti ile herkes tarafından tanındı, saygınlık ve îtibar kazanarak “el-Emîn: En emniyetli kişi” sıfatını aldı.

Rasûlullah (s.a.v.), Kureyş kabilesi içinde, gerek baba ve gerek anne yönünden en temiz ve en şerefli bir âileye mensuptur.

Allah Rasûlü (s.a.v.) nübüvvetten önce de mürüvvet itibârıyla kavminin en üstünü, soy itibârıyla en şereflisi, ahlâk bakımından en güzeli idi. Komşuluk hakkına en ziyâde riâyet eden, hilim ve sadâkatte en üstün olan, emniyet ve güvenilirlikte en önde gelen, insanlara kötülük ve eziyet etmekten en uzak duran o idi. Hiç kimseyi kınayıp ayıpladığı, hiç kimseyle münâkaşa ettiği görülmemişti. (İbn-i Hişâm, I, 191; İbn-i Sa’d, I, 121)

"Önce en yakın hısımlarını uyar. (Onları Al­lah'ın azabı ile korkut.)" anlamındaki Şuara Suresi­nin 14. ayeti inince Safa Tepesi’nde Mekke'nin ileri gelenlerini toplayarak:

-"Size, şu dağın arkasında düşman atlılarının bulunduğunu, baskın için hazırlandıklarını söyle­sem bana inanır mısınız?" dediği zaman, orada bulunanlar hep bir ağızdan: "Evet, inanırız; çünkü sen yalan söylemezsin; şimdiye kadar senden hiç yalan duymadık.." diye cevap vermişlerdi.

Nitekim Kâinatın Efendisi: “İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olamazsınız.” buyurarak imanı toplumsal barışın temel taşı yaptı. İnsanları hidayete kavuşturmak için hayatını, her şeyini ortaya koydu, bu uğurda her türlü eza-cefaya maruz kalan Hz. Peygamber, çölün ortasında esamesi okunmayan bedevi bir topluluktan, bütün dünyaya örnek medeni bir toplum meydana getirdi. O rahmet ve sevgi peygamberiydi.  Bu örnek toplum dünyanın her tarafına hakkı ve adaleti götürdü.

Kur’an bizleri O’nu örnek almaya çağırır. İnsanlığın her zaman ve mekânda Hz. Peygamber (s.a.v.)’in tebliğ ettiği ilâhî mesaja ve bu mesajın hayata geçirilmiş şekli olan onun sünnetine ihtiyacı vardır. O hâlde en güzel örneğimiz olan Sevgili Peygamberimize lâyık bir ümmet olmak için gayret edip, sünnetlerine sarılmalıyız.

Gönülden Muhabbetlerimle…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık