• 08 Ocak 2018, Pazartesi 7:58
AdnanGÖNÜL

Adnan GÖNÜL

Kardeşliğimizi Pekiştirelim

Tevhid dini olan yüce dinimiz İslâm, insanlığın mutluluğunu hedeflemiştir. Tevhid; Tek Allah inancı etrafında birleşmektir ve Kelime-i tevhid bu inanç sisteminin özünü ifade etmektedir. Birlik ve beraberlik İslâm dininin üzerinde durduğu en önemli meselelerden biridir.

Bugün, Allah-u Tealâ’nın Kur’an-ı Kerimde bildirdiği hükümlere yeniden sarılma günüdür.  Âl-i İmrân süresi 103. Ayette şöyle buyrulmaktadır.

 “Hep birlikte Allah'ın ipi­ne sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatır­layın. Hani siz birbirine düşman kimseler idiniz de Allah gönüllerinizi birleş­tirdi ve O'nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi Allah kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız.”    

Bizler hepimiz kardeşiz; çünkü aynı anne ve aynı babadan, Hazreti Âdem (a.s.) ve Hazreti Havva’nın çocuklarıyız. Hepimiz, aynı topraktan, aynı çamurdan aynı özden yaratıldık. Bütün bunların zirvesinde olan ve bizi kardeş eden daha muhteşem bir kardeşlik var ki o da iman kardeşliğimiz, İslâm kardeşliğimizdir.

Sevgili Peygamberimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) Veda Hutbesi’nde “Hepiniz Âdem’densiniz, Âdem de topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın Arap olana, beyaz olanın siyaha, siyah olanın da beyaza hiçbir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvadadır.” buyurmuştur.

İslâm ümmetinin fertleri olarak, Allah’ın varlığına ve birliğine iman eden, kitaplara, peygamberlere, meleklere inanan Müslümanlar, İslâm esasları etrafında birleşmelidüşmeden ve asla bölünüp parçalanmamalıdır. Ancak milletimizin farklı etnik kökenden gelmeleri, farklı kültürel, mezhepsel, dinsel özellikler taşımaları, birlikteliğimizin ve ortak bir ulus oluşturmamızın engeli olamaz. Hatta bu farklılıklar ulus olarak zenginliğimizdir, güç kaynağımızdır. Durum böyle iken fiziki özelliklerimiz, birbirimizin arasında kesinlikle ayrılık nedeni olmamalıdır.

Sevgi; ilâhi bir tılsımdır. Yüce dinimiz İslâm, sevgi dinidir. Müslüman olmanın şartı inanmak; inanmanın temeli ise sevgidir. Allah ve peygamber sevgisi imandandır. Müminler birbirlerini Allah için sevmelidirler. Allah ve Peygamber sevgisi ile birbirini sevenler, birbirlerine saygılı davranırlar. Birbirlerine haksızlık yapmaktan, birbirinin zararına olacak tutum ve davranışlardan kaçınırlar.

“Allah’ın kulları arasında bir grup vardır ki, onlar ne Peygamberlerdir ne de şehitlerdir. Buna rağmen kıyamet günü Allah katında makamları yücedir. Bu sebeple Peygamberler de şehitlerde onlara gıpta ederler.

 —Orada bulunanlar sordu.                                                                                                                                                — Ey Allah’ın elçisi! Onlar kimdir?                                                                                                  Buyurdular ki;                                                                                                                                   “Onlar, aralarında ne kan bağı ne de birbirlerine bağışladıkları bir mal olmadığı hâlde, birbirlerini Allah için sevenlerdir. Allah’a yemin ederim ki, onların yüzleri nurdur. Onlar bir nur üzeredirler herkes korku içindeyken, onlar korkmazlar, herkes üzüntü içindeyken, onlar üzülmezler.”(Ebu Davud, Büyü,78(3527.)     

Hz. Ali (r.a.) şöyle demiştir:

“Kardeşlerimden birkaç kişiyi toplayıp onlara bir veya iki kap yemek yedirmem, bana, çarşıya çıkıp bir köle âzâd etmekten daha sevgili gelir.” (Buhârî, el-Edebü’l-müfred, no: 566)

Sevgili Peygamber’imizin, iman ile sevgi arasındaki bağı ifade eden, Allah için sevmenin önemini belirten bir hadis-i şeriflerinde:

“Şu üç özellik kimde bulunursa o kişi, imanın zevkini tatmış olur.”Bunlardan birincisi:”Allah ve Resulü, kendisine başkalarından daha sevimli olmak. İkincisi: Sevdiği kimseyi sadece Allah için sevmek. Üçüncüsü: İmandan sonra küfre dönmeyi, ateşe atılıyormuş gibi kötü görmek.”(Buhari,”İman,14 Edeb,42.)                                                                                                                  

Kıyamet günü en yüksek dereceyi, Allah sevgisi ile birbirlerini sevenlerin alacağı müjdelenmiştir. Muaz (r.a.)’ın rivayetinde Peygamberimiz (s.a.v.):

 “Allah Tealâ: Benim hoşnutluğum uğruna sevişenler için, Peygamberlerin ve şehitlerin bile imrenecekleri derecede nurdan kürsüler vardır.” diye buyururken ısrarla “Sevdiğini sevdiğine söyle” diye nasihat etmesinin sebebi hikmeti belki de sevgiler ortalara dökülsün, konuşulsun, çağlayanlar gibi coşsun, diye... 

Gönülden Muhabbetlerimle…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık