• 17 Temmuz 2017, Pazartesi 9:13
AdnanGÖNÜL

Adnan GÖNÜL

İffetlerini Muhafaza Edenler

İnsanoğluna ait bir özellik olan iffetli olmak, hayâ duygusu ile sağlanır. Temeli ahlâki vasıflardandır. Diğer mahlûkât için böyle bir durum mevzubahis olmazken insan için iffetini kaybetmenin diğer mahlûkâtın seviyesine inmek demektir. Hadîs-i şeriflerde şöyle buyurulur:

 “Hayâ îmandandır ve hayâlı olan kimse cennettedir! Hayâsızlık ise kalbin katılığındandır; kalbi katı olan da cehennemdedir!..”(1)“Hayâ ve îman bir aradadır; biri gittiğinde diğeri de gider!”(

Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, bir hadîs-i şerîflerinde hayâ eksikliğinin kulu nasıl helâke sürüklediğini şöyle beyan etmişlerdir:

“Azîz ve Celîl olan Allah, bir kuldan nefret edince ondan hayâyı çekip alır. Hayâyı ondan çekip alınca da onunla sadece nefret edilen kişiler karşılaşır. Sonra ondan emanet vasfını çekip alır. Ondan emanet vasfını çekip alınca rahmetini de çekip alır. Rahmetini ondan çekip aldığı zaman, İslâm bağını da ondan söküp almış olur. İslâm bağını ondan aldığı zaman, artık onunla azgın şeytandan başkası karşılaşmaz.”(3)  

Yeme içme ve nefsi arzular hususunda ölçülü olmak, aşırı ve süfli istekleri bastırıp inancın ve aklın emri altına almak suretiyle onurlu ve faziletli bir yaşam tarzına ulaşmak iffetli olmaktan geçmektedir. Cenâb-ı Hak, kullarının iffetli bir hayat yaşamasını arzu ederken. İffetli davranmakla insan, nefsin arzularına esir olmaktan kurtulur ve gerçek hürriyeti elde eder. Nitekim “İnsanı zillete düşüren asıl kölelik, şehvet köleliğidir” denilmiştir.

Kur’ân-ı Kerim’de Cenâb-ı Hakk’ın kendilerine mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırladığı kullardan bahsedilirken, “İffetlerini koruyan erkek ve kadınlar…” diye zikredilirken,(4)  Firdevs cennetine girip orada ebedî kalacak ve kendilerine cennetlerde bol bol ikrâm edilecek mü’minlerin vasıfları sayılırken “iffetlerini muhafaza edenler”(5) de 

Rasûlullah (s.a.v.) hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur:

“Kim bana iki çenesi arasındaki (dili) ile iffet ve nâmusunu koruma sözü verirse, ben de ona cennet sözü veririm. (6)“Üç kişi vardır ki onların gözleri cehennemi görmez: Allah yolunda nöbet tutan, Allah korkusuyla ağlayan ve Allah’ın haramlarından sakınan kişilerin gözleri…”(7)

Sıkıntılı kıyamet gününde hiçbir gölgenin bulunmadığı ve Cenâb-ı Hakk’ın Arş’ının gölgesi altında serinletip ikramlarda bulunacağı yedi grup insandan biri: “Rabbına kulluk ederek temiz bir hayat içinde serpilip büyüyen genç” diğeri de; “Güzel ve mevkî sahibi bir kadının beraber olma isteğine «Ben Allah’tan korkarım» diye yaklaşmayan yiğit”tir.(8)

İffet ve hayâ hususunda zirveye çıkmış olan ve ‘’kıssaların en güzeli’’ diye kendisinden bahsedilen Hz.Yusuf (a.s.)u genç ve güzel bir kadın tarafından iffetsizliğe davet edildiği zaman;  “Allah’a sığınırım, zâlimler iflah olmaz” diyerek oradan hızla uzaklaşmış ve İffetsizliğe düşmekle zindan arasında tercih yapmak zorunda kaldığında ise hiç tereddüt etmeden: “Zindan bana, bunların dâvet ettiği şeyden daha sevimlidir” deyip Allah’a sığınmış, Allah da onun iffetini muhafaza buyurmuştur.(9)

Kur’an-ı Kerim’in 34 yerinde kendisinden övgüyle bahsedilen Hz.Meryem’i müminlere örnek olarak gösteren Cenâb-ı Hakk, ayeti kerimede; şöyle buyurur: “İffetini korumuş olan İmrân kızı Meryem’i de (Allah örnek gösterdi). Biz, ona ruhumuzdan üfledik, o da Rabbinin sözlerini ve kitaplarını tasdik etti ve gönülden itaat edenlerden oldu.”(10) 

Mâlik bin Dinar Hazretleri’nin şu sözleri ne kadar dikkat çekicidir:

“Allah Teâlâ bir kalbi, kendisinden hayâyı gidermekle cezalandırdığı kadar hiçbir şeyle cezalandırmamıştır.”

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz, Cenâb-ı Hakk’a şöyle ilticâ ederdi:

“Allâh’ım! Sen’den hidâyet, takvâ, iffet ve gönül zenginliği isterim!” (11) diye dua ederken sâliha kadının alâmetlerinin, güzelliğinin Allah korkusu, zenginliğinin kanaat, süs ve ziynetinin iffet olmasını işaret buyurmuşlardır.

Gönülden Muhabbetlerimle…

Dipnotlar:

1- Buhârî, Îmân, 16.

2- Taberânî, Evsat, VIII, 174; Beyhakî, Şuab, VI, 140; Buhârî, Edeb, no: 1313.

3- Süyûtî, el-Câmiu’l-Kebîr, 1/31; Beyhakî, Şuabü’l-İmân, nr. 7734.

4- Ahzâb, 35.                                                                                                                                                

5-Mü’minûn, 5-11; Meâric, 29-35.

6- Buhârî, Rikâk, 23.

7- Heysemî, V, 288.

8- Buhârî, Ezân, 36; Müslim, Zekât, 91.

9- Yûsuf, 23-25, 33-34.                                                                                                                  

10-Tahrîm, 12; Enbiyâ, 91.

11- Müslim, Zikir, 72.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık