);*} Doğruluk Erdemliktir
  • 01 Ekim 2018, Pazartesi 10:02
AdnanGÖNÜL

Adnan GÖNÜL

Doğruluk Erdemliktir

Milli Şairimiz Mehmet Akif ERSOY ne güzel söyler:  Ne irfandır veren ahlâka yükseklik ne vicdandır,  Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır. Yüreklerden çekilmiş farzedilsin havf-ı Yezdânın,  Ne irfanın kalır tesiri katiyen ne vicdanın.

İnsan onurunun ve sağlıklı toplum yapısının vazgeçilmez değerlerinden biri olan doğruluk, hedefe ulaşmanın en kısa ve en emin yoludur. Verilen sözü yerine getirmek ve dürüst olmak Allah'ın emri, Müslümanlığın alâmeti, insanlığın gerekçesidir. Gerçek mümin hakkı sever, hakkı söyler, hakkı saklamaz.    

Doğruluk, doğruyu konuşmak, ilişkilerinde ve alışverişlerinde dürüst olmak, kimseyi aldatmamaktır. Bir insan Allah’a iman eder, bununla beraber kalbini, işini ve sözünü doğrultur ve doğru yolu tutarsa artık o insan selâmeti bulmuştur. Çünkü dürüstlük en büyük faziletlerden olup, kişinin çevresine güven vermesini sağlayan ayrıca bir niteliktir. Dürüstlükle bağdaşmayan söz ve davranışlar ise dinimizde yasaklanmıştır.

İslâmi kaynaklarda, doğruluğu ifade etmek için çeşitli kelimeler kullanılır. Ancak bunlardan en yaygın ve meşhur olanları sıdk ve istikâmet kavramlarıdır. Bu iki kavram, " doğru, düzgün ve güzel davranıp kıvama ermek, dürüst ve temiz kalpli olmak, dinin doğruluk ve değer ölçülerine uygun şekilde davranmak(Bkz. Ragıp el-İsfehâni, el-Müfredât, s.478-480, 692.) gibi anlamlara gelmektedir.

Allah’a iman her şeyden önce gelir. Bize ilk farz olan Allah’ı bilmek ve O’na inanmaktır. Allah’a inanmış bir Müslüman kalbiyle, sözüyle, işiyle velhasıl her yönüyle doğru olacaktır ve olmalıdır. Allah’a inanan Müslüman olduğu gibi görünür, göründüğü gibi de olur. İçi başka dışı başka olmaz. Müslüman’ın sözü ve özü doğru olunca, işi de doğru olacaktır.

Müslüman’ın işinde hile ve haksızlık olmaz. Kendi işini sağlam ve hilesiz yaptığı gibi başkasının işini de aynen kendi işini yaptığı gibi yapacaktır. Kur’an-ı Kerim, sözünde, özünde ve işinde doğru olan müminler için korku ve üzüntü olmayacağını ve bunların cennetle mükâfatlandırılacaklarını bildirmektedir. Şu halde mümin, Allah'ın buyurduğu gibi dosdoğru olmalı, Allah'la ve diğer insanlarla olan ilişkilerinde doğruluktan ayrılmamalı, yalancılara da iltifat etmemelidir.

Yüce Allah da Kuran'daki İslâmi hayatı görüp gerçekleştirenlere, cennete gireceklerini ve orada ikram göreceklerini şöyle müjdeler: "Rabbimiz Allah'tır diyen ve sebatla doğru yolu izleyenlere gelince, onların üzerlerine sık sık melekler iner ve şöyle derler: Korkmayın ve üzülmeyin, işte alın size vaad edilmiş cennet müjdesini! Biz bu dünya hayatında sizin dostunuzuz, öteki dünyada da dostunuz olacağız; orada canınızın çektiği her şeye sahip olacak ve istediğiniz her şeye kavuşacaksınız."(Fussilet 41/30-31.) İşte görüldüğü gibi doğruluk insanı selâmete ulaştırır. Bunun için Hz Peygamber(s.a.v.) şöyle buyurur: “Gerçek mümin yalan söylemez.”

Doğruluk insanı nurlandırır ve ahirete imanla göçmesine vesile olur. Doğruluk insanı cennete götürür. Doğruluk, Allah’ın ve Peygamberi(s.a.v.)’in sevgisine mazhar kılar. Doğru müminler, dünyada güzel ahlâklı, sevilen ve sayılan bir şahsiyet olarak yaşar. Doğruluk dost kapısıdır, yalancılık baş belâsıdır. Doğruluk insana dost kazandırır, yalancılık ise başına bin türlü belâ getirir. Doğruluk insanı Cennet'e götürür, yalancılık ise Cehennem'e sürükler.

Velhasıl, Müslüman dürüst olmalıdır. Sözünde, özünde, işinde, gidişinde, davranışında, tutumunda, kısacası hem Allah ile olan sözleşmesinde yani iman ve ibadetinde hem de Allah'ın kullarıyla yaptığı antlaşmasında yani alım satım gibi konularda dosdoğru olmalıdır. Her insan, ağzından çıkan söze dikkat etmeli ve sözleri mutlaka doğru olmalıdır.

Sahabeden biri Peygamberimize gelerek; "Ey Allah'ın Rasulü! İslâm hakkında bana öyle bir söz söyle ki, senden sonra artık hiç kimseden bir şey sormaya ihtiyacım kalmasın" demesi üzerine, Rasulullah, "Allah'a inandım de, sonra da dosdoğru ol”(Müslim, İman, 13. IV, 65.) şeklinde karşılık vermişlerdir.

Dürüstlük konusunda düşmanlarının bile takdirini kazanmış olan sevgili Peygamberimizi kendimize örnek ve rehber edinelim. Onun şu hadis-i şerif’ini aklımızdan hiç çıkarmayalım: "Kişinin kalbi doğru olmadıkça imanı doğru olmaz. Dili doğru olmadıkça kalbi doğru olmaz. Komşusu, kötülüğünden emin olmadıkça da kişi cennete giremez"(Ahmed b. Hanbel, Müsned, III / 198.)

Allah'ım! Sensin bizim Rabbimiz, Senden bizi doğru istikâmetle rızıklandırmanı isteriz!

Gönülden Muhabbetlerimle…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık