);*} AYNI GEMİDEYİZ
  • 14 Eylül 2015, Pazartesi 0:00
AdnanGÖNÜL

Adnan GÖNÜL

AYNI GEMİDEYİZ

Son günlerde milletçe aldığımız şehit haberleriyle derin hüzünler yaşıyoruz. Vatanımız, milletimiz, güvenliğimiz, huzurumuz, birlik ve beraberliğimiz için hayatlarını feda eden, Polis, Asker, Güvenlik güçlerimiz tüm ciğerparelerimize şahadet şerbetini içen şehitlerimize, Cenâb-ı Hak’tan rahmet ve mağfiret diliyor, Ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum.

Milletimiz çok farklı sınavlardan geçti ve geçmektedir... Vatanımızı bölmek isteyenler, bizlerin arasını bozmak isteyenler, halkımızı bölüp parçalamak isteyenler çok olmuştur. Ama hiçbiri emeline ulaşamamıştır. Yüce Mevlâ’mızın bizlere yardımı, bizlerinde birbirimizle kenetlenmesi sebebiyle hiçbir bölünme yaşanmamıştır. Yaşanmayacakta… İnşâAllah.

Tarihte Çanakkale buna şahit olmuştur. Dün vatanımızı parçalamak için dünyanın yedi düvelinden gelenler buna şahit olmuştur. Tüm vatan evlâdı, batılısıyla doğulusuyla, güneylisiyle kuzeylisiyle topraklarını savunmuşlar, “Çanakkale Geçilmez” fermanını tüm dünyaya ilân etmişlerdir.

 

Bugün Allah-u Teala’nın Kur’an-ı Kerim’de bildirdiği hükümlere yeniden sarılma günüdür. Al-i İmran süresi 103. Ayette şöyle buyrulmaktadır.

“Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirine düşman kimseler idiniz de Allah gönüllerinizi birleştirdi ve O'nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi Allah kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız.”(1)  

Elhamdülillah! Cennet gibi bir ülkede yaşıyoruz.Tabii ki doğal olarak farklılıklarımız var. Çünkü Cenab-ı Hak böyle istemiştir. Yüce Dinimiz insanları soy sop, kabile, kavim gibi sınıflaşmalara karşı takva üstünlüğüne davet etmekte, işi ehil olana vermeyi emretmektedir. Bu ilkeleri özetleyen bir ayeti kerime de Cenâb-ı Hak ; Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür.”(2) buyurmaktadır.   

  İnsanlarımızın huzur  ve mutluluğu; toplumumuzun huzur ve mutluluğuna bağlıdır.Çünkü Sağlıklı bir toplum olmanın gereği, uyulması gereken toplumsal kuralları vardır. Bu kurallara riayet edildiği müddetçe huzurlu, barış içinde  ve mutlu bir toplum meydana gelir. Yoksa toplumda tedavisi zor olan yaralar meydana gelir. Nitekim Allah (c.c.) bir ayeti kerimesinde insanlığı şöyle uyarmaktadır. “…İyilik ve (Allah'ın yasaklarından) sakınma üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın. Allah'tan korkun; çünkü Allah'ın cezası çetindir.(3)      

Fahr-i Kâinat Efendimiz( s.a.v.) kötülüğe karşı mücadele etmeyenlerin sonunu şu misâl ile anlatıyor:    

“Bir grup insan bir gemiye binerek topluca deniz yolculuğuna çıkarlar. Oturacakları yer için aralarında kura çekerler. Herkes yerine yerleştikten sonra içlerinden biri, bulunduğu alt kattaki zemini balta ile delmeye başlar. Üst kattakiler;                                                                                                                                                                                  – Ne yapıyorsun, dedikleri zaman o;                                                                                                                                            – Size ne bundan, benim kendi yerim değil mi, istediğimi yaparım! Siz ancak kendi yerinize karışabilirsiniz, der. Şimdi gemi ahalisinin bu adamın elinden baltayı alması gerekirken, bundan kaçınıp;                                                       – Adam sen de, bize ne! O kendi yerinde delik açıyor, şimdilik bir zararı yok, ne yaparsa yapsın, deyip onu haline terk ederlerse çok geçmeden hepsi birden denize batıp helak olup giderler”(4)  

Bu hadis-i şerif, birlikte yaşayan iyiler ve kötülerin durumunu veciz bir benzetme ile anlatıyor. Buna göre Kutsal dinimiz İslâm, insanları Allah Tealâ’ya ve ebedi saadete kavuşturmak maksadıyla Cenâb-ı Mevlâ tarafından gönderilmiş bir gemi gibidir. Bütün insanların bu gemide yerleri vardır. İnsanlardan biri kalkıp da gemiye zarar vermeye başlayınca diğerlerinin o kimseyi uyarıp, hem o kişiyi hem kendilerini kötü akıbetten kurtarmaları gerekir.

Bizi ilgilendirmediğini sandığımız, yapılmasına göz yumduğumuz bir kötülük, gün gelir bize ve nesillerimize zarar verir. Müslüman kimse her halükârda kötülükten uzak durur ve aynı zamanda kötülüğü engeller. Cenab-ı Hak kutsal kitabmız, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (5)                                                                                                                                                                                                                                

 

Toplum olarak sorumluluk sahibi olmaya günümüzde, eskisinden daha çok ihtiyaç olduğunu hepimizin çok iyi bilmesi gerekir.

Ya Rab, Mü'min kullarını yalnız bırakma,dertlerine derman ol. Zalimlere fırsat verme.Sadece Yurdumuzda değil, dünyanın neresinde Müslümanlara zulmediliyorsa, onları zalimlerin elinden kurtar, feraha ve huzura kavuştur. Amin.

Gönülden Muhabbetlerimle.

Dipnotlar:

1-Âl-i İmrân Sûresi,3/103.                                                                                                                                                                             2-Nisâ Sûresi,4/58.                                                                                                                                                                                         3-Mâide Sûresi,5/2.                                                                                                                                                                                        4-İbnü’l Mübarek,ez-Zühd, nr.1060.                                                                                                                                               5-Âl-i İmrân Sûresi,3/104.                                                                                                                                                                                 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık