• 10 Aralık 2018, Pazartesi 8:31
AdnanGÖNÜL

Adnan GÖNÜL

Aile Kutsal Bir Çatıdır

Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim, insanı en üstün yaratık olarak kabul eder. Cenâb-ı Hakk, insanoğlunu bütün mahlûkat içinde zirve teşkil edecek bir sûrette “ahsen-i takvîm” üzere yaratmış, ona rûhundan üfleyerek ulvîliklere yükselme istîdâdı bahşetmiştir.

Gönderdiği hidâyet rehberi kitap ve peygamberlerle hakka ve hayra istikâmetlendirmiş, akıl gibi üstün nimetlerle donatmıştır. Bu hususta Kur’an-ı Kerim şöyle buyurmuştur: 

“And olsun ki, biz insanı en güzel surette yarattık.”(Tin Suresi,4.)

“And olsun ki, biz insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık. Karada ve denizde taşıdık ve onları temiz yiyeceklerden rızıklandırdık. Onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.” (İsra Suresi, 70.)

İnsanın diğer yaratıklara göre bu üstünlüğü ve özelliği sebebiyledir ki O, yeryüzünde Cenâb-ı Hakk’ın iradesini temsil etme gibi üstün bir görevle de görevlendirilmiş, insanları diğer yaratıklar gibi kılmak istememiş, bu yüzden de onu başıboş bırakmamış, yerde ve göklerde olan her şey onun emrine amade kılınmış ve hizmetine sunulmuştur.

Böylesine Allah’ın üstün bir yaratığı olan insanoğlu yalnız başına değil, toplum halinde yaşar. İslam Dininin temel amaçlarından biride sağlam bir toplum yapısı meydana getirmektir. İnsanın içinde yaşadığı toplumun en küçüğü hiç şüphe yok ki ailedir.

İslam Dini, nefsin ve neslin korunmasını aileyle, onu da evlilik müessesesiyle sağlamaktadır. İnsan neslinin devamı, nesebin muhafazası, toplumu meydana getiren ve toplumun temel taşı olan aile müessesesinin kurulması meşru bir evlilikle mümkün olur.

Aileler birleşerek toplumları meydana getirir. Bu çekirdek topluluk her çeşit faziletin kaynağıdır. Aile, kutsal bir çatıdır. Hayatımızın en önemli zaman dilimi olan, gelecek nesillerin yetiştiği ortam olan aile, dünya cennetini bizlere yaşatacak ortamların başında gelmektedir.

Evlilik önemli ve kutsal bir yuvadır. Nefsin ve nesillerin korunduğu, milli ve manevi değerlerin gelecek nesillere aktarımının yapıldığı, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın üstlenecekleri emaneti, daha zirvelere taşıyabilecekleri bir şekilde yetiştirildiği en önemli merkezdir. Sağlıklı nesiller bu yuvada yetişir.

Çocuk, yaratılışla ilgili gelişmesini de ahlâk terbiyesini de önce buradan alır. Çünkü İnsan sevgisinin kaynağı da ailedir. Allah’ın tesis ettiği ve devamını istediği bir yuva. Dağılmasından arşın titrediği bir birlik…

İnsan aile ortamında huzur bulur. Evlilik; nefsanî arzuların meşru yoldan karşılanmasını sağlayan, toplumda hoş karşılanmayan davranışları engelleyerek, bu hususta birçok emirler ve yasaklar getirilmiştir. Dinimizce yasaklanan gayri meşru ilişkilerin sebep olduğu hastalık ve sıkıntıları önleyen, insanların sağlıklı ve düzenli bireyler olmasını sağlayan bir kurumdur.

Neslin devamı bu kurumla sağlanır. Hüzünler, sıkıntılar, dertler, tasalar ve hayatın zorlukları sağlam bir aile birlikteliğimizde en aza inecek, sevinçlerimiz, neşelerimiz, mutluluklarımız ve huzurumuz aynı zamanda en ulvi noktalara çıkacaktır. Pek çok kötülüklere karşı en önleyici vasıta ailedir. Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor:

“Gençler, içinizden evlenmeye gücü yeten hemen evlensin. Zira evlenmek gözü (haramdan) daha çok yumdurucu, iffeti daha çok koruyucudur. Gücü yetmeyen ise oruç tutsun, çünkü orucun şehveti kıran bir özelliği vardır.” Bir başka hadis-i serif’in meali de şöyledir: “Kul evlendiği vakit dinini yarısını tamamlamış olur. Artık geri kalan yarısında da Allah’a karşı gelmekten kaçınsın.”

Bir toplulukta aile ne kadar sağlam temellere oturur ise, o aileden meydana gelen toplum, o nispetle sağlam yapıya sahip olmuş olur. Bir milletin sahip olduğu bütün özellikleri bir ailede görmek mümkündür. Toplum yapısını oluşturan en temel unsuru ve insan sevgisinin kaynağı da ailedir.

Aile; akrabalık ilişkisiyle birbirine bağlanan fertlerin bir araya getirdiği topluluğa denmektedir. Aile, bu niteliğiyle toplumlarda kültürel kimliğin, insani değerlerin ve tarihi sürekliliğin koruyucusu ve aktarıcısı olan bir kurumdur. Bunun içindir ki dinimiz aileye büyük önem vermiştir.

Peygamberimiz (s.a.v.): “Dört şey peygamberlerin sünnetlerindendir: Kına yakınmak, koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek.” ve “Evlenmek benim sünnetimdir. Sünnetimi tutmayan benden değildir. Evleniniz. Ben sizin çokluğunuzla iftihar ederim.” buyurmuştur.

Evlenme, insanoğlunun hayattaki en önemli muratlarından biridir. Bu muradına nail olması için eş ve dost tarafından büyük destek görür. Çünkü aile ortamı, gelenek, görenek, örf ve adetlerimizin yaşatılmasının sağlanıldığı ilk ve en önemli yerdir. Bu birlikteliği sevgi ve saygı çerçevesinde, anlayışla, hak ve hukuka riayet ederek devam ettirirsek, her günümüz bir öncesinden daha güzel olacaktır.

Mevlâm, birbirini seven, birbirine anlayışla yaklaşan aile hayatı kurmayı gençlerimize nasip etsin. Vatanımıza, milletimize, hayırlı ve şuurlu evlâtlar yetiştirmeyi bizlere nasip etsin. Gönülden Muhabbetlerimle…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık