);*} TARİH (1)
  • 14 Mart 2016, Pazartesi 8:42
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

TARİH (1)

Âlemi ahmak sanıp başladık âlâyişe

Hokkabazlık karıştı her davaya, her işe

Küfretmek âdet oldu şeref dolu geçmişe

Ağzını açsan hemen bir yumruk iner başa

Bu derde bir çare bul, muhterem Marko Paşa

                                        Abdullah Çağlayan    

 

Tarih çok önemli bir ilim dalıdır. Kur’an-ı Kerimi tetkik ettiğimizde gö­rülür ki, yarıdan fazlası tarih ve geçmişle ilgilidir. Konuyla ilgili hadislerde ve Peygamberimizin teşvikleri de var­dır. İmam Şafinin de; “tarih okuyanın aklı­nın artacağına, tec­rübesinin gelişeceğine” dair tavsiyeleri vardır. Bu konuyla ilgili güzel sözlerden bazıları:  

 

“Geçmişine sırt çeviren bir kimse, geleceğini ta­sarla­mayı hak edemez.” Oscar Wilde

“Tarih öğrenmeyenler, onu tekrar yaşamak zo­runda ka­lır­lar.”  Santayava

 “Gelecekte bizi nelerin beklediğinin en iyi falcısı, geç­mişte ba­şımıza ge­lenlerdir.” John Sheran

"Kökünü beğenmeyen dal, dalını beğenmeyen meyve ça­buk çürür. " N.F. Kısakürek

“Tarihini bilmeyen milletlerin haritasını, başkaları çi­zer.”

“Tarih, bir anlamda milletlerin kutsal kitabı­dır, en önemli, vazgeçilmez kitabı; varlık ve et­kinliklerinin aynası; ilham ve kurallarının si­cili; ataların torunlarına vasiyeti; hâlihazırın açıklaması ve ona yapılan ilâvedir, dahası, gele­ceğin numune-i imtisalidir…”  Liah Greenfeld.

“Bugünü anlamak için bütün geçmişi seferber etmeli­yiz.”      Fernand Braudel                                               

 

Ünlü Fransız tarihçisi Fernand Braudel (1902-1985) ta­rihi üç katlı bir eve benzetir.  Orta katta oturursun, ama alt katın üzerinde oturursun.  Üst kat ta­mamlanmamış orada bazı deği­şiklikler yenilikler yapar durursun.([1]) 

Merhum Osman Turan bu gerçeği şöyle dile geti­rir: "Ta­rih bir milletin hâfızası gibidir. Hâfızası olmayan insan ne ise, Ta­rihini bilmeyen insan da odur."([2])  

“Bugün ile geçmişin arasında bir kavga başlatacak olursak geleceği kay­betme tehlikesine düşeriz.”  W. Churchıll

“Tarih bilmeyen diplomat, pusula bilmeyen kaptana benzer. Her ikisinde de karaya oturma tehlikesi muhakkaktır.”  Cevdet Paşa

“Atalarının dindarlığı ile kurtulacağını zannederler, baba­larının yeme­siyle kendi karınlarının doyacağını sananlara ben­zer.”     İmam Gazali

“Senden önce gelenlerden ibret al, ama senden sonra ge­lenlere ibret olma.”  Sokrat

“Geçmişine taş atanın, geleceğine gülle atarlar.”

Bahtiyar Vahapzâde

“Tarihsiz tekâmül olmaz, Eski başka, eskimiş başkadır. Nice eskiler var­dır ki, hiç eskimezler.”                          Peyami Safa

 

Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,

Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!

Gökten ecdad inerek öpse o pâk alnı değer.

 

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...

Bedr'in aslanları gibi şanlı idi.

Sana dar gelmeyecek makberi kimler

"Gömelim gel seni târîhe" desem, sığmazsın.

 

Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâp...

Seni ancak ebediyyetler eder istîâb.

"Bu, taşındır" diyerek Kâbe'yi diksem başına;

Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;

 

Ey şehît oğlu şehît, isteme benden makber,

Sana ağûşunu açmış duruyor peygamber.

 

Mehmed Âkif ERSOY

 

 

Dipnotlar:

1- Türk Edebiyatı Dergisi, Haziran 2004, sayı 368, s. 6.

2- Yılmaz Öztuna, “Tarih Sohbetleri”, Ötüken yay. İst. 1988, s. 50.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık