);*} Osmanlıyı Yahûdiler ve Onların Tetikçisi Masonlar Yıkmıştır (3)
  • 31 Aralık 2018, Pazartesi 8:28
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

Osmanlıyı Yahûdiler ve Onların Tetikçisi Masonlar Yıkmıştır (3)

Bugün İsrail devletinin uyguladığı terörist siyâseti beğenmeyen, tenkit eden, zaman zaman büyük çaplı gösterilen yapan Yahûdiler de vardır. Meselâ İsrail’in Mavi Marmara gemisine yaptığı baskını New York’da protesto edenlerin arasında Yahûdiler de vardı ve Bunlardan “Hasetik” denen bir gu­rup yakalarına “Yahûdi Siyonist değildir” yazılı rozetlerde takmışlardır.(1)

 İşte onlarında dikkat çektiği Siyonist gurup en tehlikelileridir. Osmanlı Dev­letini bertaraf eden Jön Türklerin, İttihat ve Terakki Cemiyetinin, Osmanlı içindeki Mason teşkilâtlarının temeli, mayası İspanya’dan gelen Yahûdilerin yerleşti­rildiği Selanik şehrinde Siyonistler tarafından atılmıştır.(2)

Mevlanzâde Rifat bu hususu söyle değerlendirir:“Siyonistler Osmanlının üze­rinden öyle bir silindir geçmesini istemişler ki, bir daha katiyen dirilemesin, miras davasında bulunmasın belini doğrultamasın, bilakis Siyonist emellerine hizmet eden bir devlet kurulsun... Cumhuriyetle bunu yaptılar. Târih boyu her isyanın her ihtilalın arkasında Osmanlıyı yıkmak için Siyonistler olmuştur. Şeyh Bedrettin Simavi hareketinde bile perde önünde şeyh varsa da, arka­sında Torlak Kemal ve Avram Sosa isimli Yahûdiler vardır. İttihat Terakkiyi kuran, kurduran, Osmanlının başına belâ eden, Cumhuriyeti kuran, Türkleri Arapların başına belâ eden, birçok Arap aydınını astıran, Müslümanlarla Osmanlının arasını açan, Şerif Hüseyin’e isyan ettiren, Cumhuriyeti kurduran ve Müslümanların haklı davalarını destekletmeyen Siyonistlerdir. İlk mecliste 212 atanmış mebus vardır. Bunun 185 tanesi asker ve ekserisi de ittihat te­rakki kökenli askerdir.”(3)

Şerif Hüseyin’in oğlu Irak Kralı Faysal daha savaş devam ederken, biz Osmanlıya değil ittihat terakkiye, yani onların uyguladı yanlış politikalara isyan ettik yine federasyon kuralım demesine rağmen, Filistinlilerde aynı maksatla BM’nin kapılarında dolanmalarına rağmen Cumhuriyet ricali kabul etmemiştir.(4) Ma’lum İsrail Devleti kurulunca ilk tanıyan devlet biz olmu­şuz.(5)

Sultan Abdülhamid, Siyonist Teodor Herzeli ilk gördüğü günlerde ya­nındaki Başkâtip Tahsin Paşaya “Göreceksin beni bu adam devirecek, bu devirmezse kimse beni deviremez” demiş ve gerçekten dediği çıkmıştır.(6)

Büyük Yahûdi târihçisi S. Baron; “Dünyanın hiçbir yerinde Osmanlı himâyesi altındaki Yahûdiler kadar serbest ve mutlu bir yaşam sürmemişlerdir” der.(7) Ama Siyonistler bunun teşekkürünü Osmanlıyı yıkmak ve Osmanlının en zayıf döneminde, onu sırtından hançerlemek, Çanakkale Savaşında düş­manlarımızın yanında Sion Katır Birlikleri oluşturup bize karşı savaşmak sûretiyle ödemişlerdir.(8)

Bunun için bazı kişiler; “İsrail devletinin temeli Çanakkale Savaşında atılmıştır.” Çünkü bu savaşta görev yapan Sion Katır Birliğinin içinde sava­şan insanlardan birçoğu, bizden öğrendikleri savaşma ve gerilla taktiklerini Filistin’de acımasızca uygulamışlar, birçok Müslüman’ın kanına girmişler, daha sonra da İsrail başbakanı, Cum. Başkanı olmuşlar ve üst düzey görev­lerde bulunmuşlardır. Bugünkü Netanyahu’nun babası bile bu Katır Birliği komutanı İrlanda asıllı Patterson’un çok yakın dostudur.(9) 

Siyonistler hâlâ hınçlarını alamamış olmalılar ki; Osmanlıdan kalma eserleri, câmileri, sosyal tesisleri yıkmada,(10) Câmilerinde şarap festivalleri düzenlemektedir. İsrail Yüksek Mahkemesi'nin kararıyla geçen yıl müzeye dönüştürülen İsrail'in Beersheva kentindeki eski Osmanlı eseri Beersheva Câmisi'nin Müze Müdürü Dr. Dalia Manor; “câmi avlusunda 5 Eylül'de belediyenin ev sahipliğinde Şarap Festivâli düzenlenecek festival yapılacağını ve belediyenin ev sahipliği yapacağı festivalde İsrail'de üretilen şarapların yarışacağını” söylemiştir.(11)

Anadolu’ya da Göz Dikmişlerdir:

Yahûdilerin güya kendilerine Tanrı tarafından vaad edilen Kutsal Top­raklar haritasına baktığımızda, Anadolu’nun bir bölümü bu sınırlar içine gir­mektedir. Hattâ bu sınırların Kapadokya bölgemize kadar uzandığı rivâyetleri de vardır. İsrail bayrağındaki iki mavi çizginin Nil ve Fırat Nehirlerini temsil ettiği, dolayısıyla bu iki nehir arasındaki bölgelerin Arz-ı Mev’ud olduğunu söyleyenler de vardır. Er veya geç Yahûdilerin bu topraklara sa­hip olmaları emredilir. Basına intikal eden şu haberler ne kadar entere­san: “İsrail savunma bakanı İtalyan gazeteci ile Türkiye'­nin işgalini tartıştı.”(12).  “İsrail yetkilileri  “Arz-ı Mev’ud ge­reği, Türkiye ilgi alanımız” dedi.(13)

Dipnotlar:

1-Hürriyet Gazetesi, 02. 06. 2010. 

2-Mevlânzâde Rifat Bey, a. g. e. s. 34.

3-Mevlânzâde Rifat Bey, a. g. e. s. 9, 30.

4-Nevzat Kösoğlu, “Şehit Enver Paşa”, Ötüken Yay. İst. 2008, s. 9.

5-Mustafa Armağan, “Küller Altında Yakın Târih”, Timaş Yay. İst. 2007, s. 117, 132.

6-Mehmed Tahir Efendi (Bursalı), “Osmanlı Müellifleri-1”, Meral Yay. (târihsiz) İst. s. 13.

7-Halil İnalcık, “Söyleşiler ve Konuşmalar” Profil Yay. c. 1, İst. 2013, s. 123.

8-John Henry Patterson, a. g. e. s. 26.

9-John Henry Patterson, a. g. e. s. Önsöz 16, 19. 

10-Milliyet Gazetesi, 04. 08. 2006.

11-28. 08. 2012, Bugün Gazetesi. 

12-Günaydın Gazetesi,  31. 08. 1982. 

13-Hürriyet Gazetesi, 31. 01. 1982.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık