);*} Osmanlı?nın Hamurunu Evliyalar Yoğurmuş
  • 01 Ağustos 2017, Salı 8:14
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

Osmanlı?nın Hamurunu Evliyalar Yoğurmuş

Osmanlı başarısının sırlarından biri de; “zül ecniha” oluşlarıdır. Yani iki kanatlı uçmuşlardır. Çünkü tek kanatla uçulmaz. Onlar madde ile mânâ den­gesini çok iyi kurmuşlar, maddî gücün yanında mânevî gücün önem ve ehemmiyetini en iyi şekilde anlamışlar, cesâret bulmuşlar, cennet ummuşlar, bu savlet ve satvetle vurmuşlar, Devlet-i Âliyye’yi kurmuşlar, İslâm’ın adını dünyaya duyurmuşlar, İ’lay-ı Kelimetullah sırrına ermişler.

 Bu sebepledir ki; Osmanlı sultanları dünyayı titretmişler fakat kendileri de bir velinin önünde titremişler, onların mânevî güçleri ve mehabetleri karşısında tevâzu kanatla­rını indirmişler, Allah dostlarının dostluğunu dünya cihangirliğine tercih et­mişler ve hepsi maddî güçten ziyade mânevî gücün saltanatına teslim olmuş­lardır.

Şeyh Edebali, Ebül Vefa el-Bağdadî’ye nisbet etmiş ve onun Vefaiyye tarîkatını benimsemiştir. Osmanlının ilk tarîkatı budur. Osman Gazinin hem kayınpederi hem de şeyhi olan bu büyük zat, Devlet-i Âliyye’nin mayasını çalan zattır.  Ertuğrul Gâzi, oğlu Osman Gaziye ölürken; “oğlu beni kır edebaliyi kırma, bana karşı gel ama ona sakın karşı gelme…” diye vasiyet etmiştir. 

ll. Murad’ın, Hacıbayram-ı Velisi vardı ve şöyle 

Çeşmi tenvir et bu mevcuddat-ı feyz -îsara bak

Sun'-ı sırrullah-ı â'zamdır bütün emmâre bak

Hayret-ender-hayrete müstağrâk ol esrâra bak

Hâb-ı gafletten uyanıp ziynet-i eşcâra bak

Kudret-i Hakk'a nazar kıl revnak-ı ezhâra 

Yıldırım’ın, Emir Sultanı ve Somuncu Babası vardır. Onlara rağbet ve iltifatı o derece ki, âdet ve teamülden olmamakla beraber bu Osmanlı Sultanı öz kızını Emir Sultana eş olarak vermiştir.

Fâtih’in  Akşemseddin ve Şeyh Vefa’sı vardır ve şöyle diyordu:

İmtisal-i câhidû fillâh olubdur niyyetim

Din-i İslâmın mücerred gayretidir gayretim

Fazl-ı Hakk u himmet-i  cünd-i ricâlullah ile

Ehl-i küfri ser-te-ser kahr eylemekdir niyetim

Enbiyâ vü evliyâya istinâdım var benim

Lütf ı Hak'dandır hemân ümid-i feth ü nusretim    

Yavuz’un, İbni Kemal’i ve Hasan Can’ı vardır. Dünya haritasına bakıp “bana bile yetmez” diyen bu büyük Sultan, bu mâneviyat sultanları karşısında munisleşir, sükunet ve suhulete erer ve şöyle kükrermiş:

Padişâh-ı âlem olmak bir kuru kavga imiş

Bir veliye bende olmak cümleden evla imiş   

Kanûnî’nin, Ebussud’u ve Yahya Efendisi vardır. Dünyalara sığmayan bu cihangir pâdişah, bunları görünce başka bir aleme intikal eder ve bir uzlet köşesine râzı olacak kadar mütevâzı olur ve şöyle dermiş:

Ko bu ayş u işreti çünki fenâdır âkıbet

Yâr-ı bâkî ister isen olmaya tâat gibi

Ger huzur etmek dilersen ey Muhibbî fâriğ ol;

Olmaya vahdet makamı kûşe-i uzlet gibi.

Sultan l. Ahmed Aziz Mahmud Hüdayi (1541-1628) Hazretlerine bağlı imiş ve ona öyle hürmet edermiş ki, devlet protokolünü bir tarafa bırakır, sa­raya gelince atının gemini tutar çeker, abdest aldığı zamanlar, kendisi eline su döker, annesi de havlusunu tutarmış.

 Hattâ bir gün sultanın annesi; “biz bu zata bağlıyız, gereken hürmeti de gösteriyoruz ama başka şeyhlerin keramet­lerinden bahsederler, biz bundan bir şey görmüyoruz” gibi düşünceleri için­den geçirince, Aziz Mahmud;

 “Sultanım benden keramet beklersin, bundan daha büyük keramet mi olur? Bak cihan hakimi koskoca Osmanlı sultanı elime su döküyor, annesi de havlumu tutuyor, başka kim böyle bir şerefe nail oldu?” deyince sultan hanım donup kalmıştır.(1)

Bu muttaki pâdişahın beyit­leri de çok ibretlidir: 

Vârımı ben Hak’ka verdim gayrı vârım kalmadı

Cümlesinden el çeküp pes dü cihânım kalmadı

Çünki hubbullah erişdi çekdi beni kendüye

Açdı gönlüm gözünü gayrı gümânım kalmadı

Evliyânın himmeti yakdı beni kal eyledi

Sâfiyim buldum safâyı dü cihânım kalmadı

Ahmed îder yâ ilâhî sana şükrüm çok durur

Hamdü lillah aşk-ı Hak’dan gayrı vârım kalmadı

Dipnot:

1- Nezihe Araz, “Anadolu Erenleri”, Özgür Yayınları, İst. 2000, s. 100.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık