);*} OSMANLILARIN GÜÇLERİ, KUDRETLERİ (3)
  • 11 Ağustos 2017, Cuma 7:43
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

OSMANLILARIN GÜÇLERİ, KUDRETLERİ (3)

Meşhur târihçi İbrahim Peçevî, Osmanlı askerlerindeki azim ve iradeyi dile getirerek, 1598 senesinde Macaristan’daki askerî bir harekâttan şöyle bir kesit sunar:

“Bir gün olmadı ki yağmur yağmaya ve seller olup sular taşmaya. Ordugâhta balçık bir mertebeye vardı ki, bir çadırdan bir çadıra varılmadan kaldı. Çadırların her ipine adam boyunda kazıklar çakıldı. Rüzgârların şid­detinden yine çadırlar durmaz yıkılırdı. Soğuklarda o kadar şiddetli ki, as­kerlerde el ayak tutmaz. Musîbetler birbirini tâkip eder. Üç günlük yol bu seferde bin müşkülat ile on iki günde alındı. Bataklıkta soğuktan açlıktan ve hastalıktan çektiklerimiz takdir ve tâbir olunmaz.” (1)

Müneccimbaşı Târihi diye ma’ruf olan eserde ise yazar Ahmed Dede Os­manlı Sultanları hakkında şöyle bir değerlendirmede bulunur: “Doğunun ve Batı’nın, karaların ve denizlerin hükümdarı, Mekke ve Medîne’nin koruyucu­sudurlar. Allah onları, Süleyman peygamber’den sonra hiç kimseye nasip olmayan bir hükümdarlıkla şereflendirmiştir. Bu husus, hükümdarların ve sultanların hayatlarını tetkik edenlerin mâ’lumudur.”

Binlerce senedir aşılamayan Bizans Surlarını aşan Osmanlılardır. 29 defa kuşatıldığı halde alınamayan İstanbul’u fetheden Osmanlılardır. Târihte bir­çok han, hakan, halîfe ve sultanın en büyük hayali ve en son gâyesi olan İs­tanbul’u fethetmek, Allah Resûlünün taltif ve takririne mazhar olmak ataları­mıza nasip olmuştur.

 Dünya târihinde ilk defa gemileri karadan yürüten on­lardır. Çağ açıp çağ kapayan onlardır. Asırlarca tek başına Haçlı aleminin karşısında duran ve onların bütün dünyayı Hıristiyan yapmalarına mâni olan Osmanlıdır. Üstelik İstanbul fethedildiğinde 74 tane Hıristiyan devlet Bi­zans’a maddî ve mânevî yardımda bulunuyordu. Fâtih döneminde aynı anda 25 devletle savaşılmış ve zaferler kazanılmıştır.(2)

Fransa Kralı Fransuva, Alman imparatoruna esir olunca zavallı annesi “dünyada senden başka oğlunu kurtaracak bir merci yok” diyerek Kanûnîden yardım istemiştir.(3) 1588 de, İspanya Kralı ll. Filip, İngiltere’yi işgal etmek istediğinde, İngiliz Kraliçesi l. Elizabet Sultan lll. Murad’tan yalvararak yardım istemiş ve bu sayede işgalden kurtulmuşlardır.(4)

 Yalnız Sultandan yardım istemekle kalmamış, yardıma faydaları olur düşüncesiyle Sadrâzama, Vâlide Sultana, pâdişahın hocası Sadettin Efendiye, Cezayir Beylerbeyi olan Kaptan-ı derya Kılıç Ali Paşa gibi üst düzey bürokratlara da kıymetli hediyeler gön­dermiş ve yardımlarını istemiştir.(5)

 Bir dönem Hollandalı gemiciler Osmanlı bayrağı altında ve Osmanlı himâyesinde denizlere açılabilmiş ve ticâret yapa­bilmiştir.(6) 1627 yılında Murad Reis 12 Kadırgalık bir filo ile İsveç ve Norveç kıyılarını yoklamış, İzlanda’yı 26 gün işgal etmiş, ganimet ve esirlerle 5000 km. bir yolculuktan sonra Cezayir’e dönmüştür.

 Bu esirlerin arasında bulunan Olaf Eğilson isimli bir rahip, esaretten kurtulunca hatıralarını yazmıştır.(7) Hindistan Racalarına ve oradaki Müslümanlara yardım etmişler, o dönemde Açe Sultanlığı diye meşhur olan Endonezya’ya, Sultan ll. Selim döneminde, Kurdoğlu Hayrettin Hızır Bey kumandasında personel, silâh ve askerî yardım malzemesi gönderilmiştir. Yani Batılı sömürgeci devletlerle orada da mücâdele edilmiştir. Osmanlının toprak mirası üzerinde bugün 60’ dan fazla müs­takil devlet vardır.(8)

Burada şöyle bir târihî vakıa zikredersek her halde konu daha iyi anlaşı­lır: Almanya’nın Mülhaym bölgesine Fransızlar gelip yerleşirler. Arada Ren Nehri vardır. Almanya o dönemde prenslikler halinde yani şehir devletleri statüsünde birlik sağlayamamış durumdadır, güçsüzdür. Mahsul zamanı Fran­sızlar nehri geçip, Alman köylülerin emek mahsullerini gasp edip kaçmakta­lar.

Yıllarca bu duruma kendi devletleri bir çare bulamayınca, yöre halkı Os­manlı devletine bir mektup yazıp yardım isterler ve şöyle derler: “Fransızlar her sene bize zulüm edip mahsulümüzü elimizden alıyorlar. Siz ki; dünyaya adâlet dağıtan imparatorluğun sultanı ve İslâmiyet’in halîfesisiniz. Ürünleri­mizi toplamamız konusunda bize yardım ediniz.”

Dipnotlar:

1- Peçevî İbrahim Efendi, “Peçevî Târihi; Haz. B. Sıtkı Baykal, Ank. 1992, c. 2, s. 202.

2- Yılmaz Öztuna, “Büyük Türkiye Târihi”, Ötüken Yay. 1977, c. 2, s. 449, 452.

3- Fransa kralı Fransuva’yı 1525 de Pavla muhârebesinde, Alman imparatoru aynı zamanda İspanya kralı olan 5. Karl, esir edip Madrit hapishânesine götürmüş. Bunun üzerine Fransuva’nın annesi Kanûnîye mektup yazarak yardım istemiş.  Bir yıl sonra bu mektup üzerine Kanûnî Mohaç seferini düzenlemiş. Sadece bu değil; İngiltere kraliçesi 1. Elizabet 1580 lerde lll. Murattan yardım istemiş. Çünkü İspanya İngiltereye savaş açmış ve donanması ile İngiltere kıyalarına gelmiştir. Kraliçe Osmanlıdan yardım istiyor ki Osmanlı donanması İspanya önlerine gelirse, İspanya donanmasının en azından yarısı onlarla meşgul olur, gücü bölünür ve zayıflar düşüncesiyle. Yani O dönemlerde Osmanlı süper güç bugünkü ABD gibi. Halil İnalcık, “Söyleşiler ve Konuşmalar” Profil Yay. c. 1, İst. 2013, s. 398.

4- Halil İnalcık, “Söyleşiler ve Konuşmalar” Profil Yay.c.1,İst.2013, s.398.Milliyet 02. 06. 2004. 

5- Yılmaz  Öztuna; “Târihten Yapraklar”, MEB Yay. 1000 Temel Eser Serisi, İst. 1985, s. 98.

6- Erhan Afyoncu, “Yavuzun Küpesi” Yeditepe Yay. İst. 2010, s. 114.

7- Yılmaz  Öztuna; “Târihten Yapraklar”, MEB Yay. 1000 Temel Eser Serisi, İst. 1985, s. 211.

8- Târih ve Düşünce Dergisi, Ağustos 2000, sayı 10, s. 33.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık